11. Hukuk Dairesi 2021/8084 E. , 2022/8925 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/305 E. - 2021/569 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçele…
**11. Hukuk Dairesi 2021/8084 E. , 2022/8925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/305 E. - 2021/569 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, kendi mizan ve muavin defterlerine göre davalı şirketten yapılan hizmet bedeli ve ticari faaliyet sebebi ile alacaklı konumda olduklarını, icra takibi başlattıklarını, davalının borcunu ödemediği gibi takibe de kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kendisinin de aralarında bulunduğu Halikarnas Şirketler Grubunun 2008 yılında şirketler arasında hisse devirlerinin olduğunu, şirketlerin bu devir ve ayrılma sırasında çeşitli ödeme ve devir işlemlerinin olduğu ve bunların da tamamlandığını, başkaca bir borçlarının olmadığını, davanın kötüniyetle açıldığını, ticari işlemlerinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini, ortaklık payı alacağı talep ediliyorsa da bunun da zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bozmadan önce bilirkişilerden rapor alınmış bilirkişiler, 30/09/2016 tarihli kök raporda özetle davacı ile davalı şirketlerin ticari defter kayıtları, davacının alacak miktarına ilişkin iddialarını 26.267,18 TL tutarındaki alacak kısmı kadar destekler ve doğrular nitelikte görünmekle birlikte söz konusu ticari defter kayıtlarından 2008 yılı içerisinde doğduğu anlaşılan alacak kalemlerinin, davacı tarafından iddia edilen ticari ilişkinin varlığından kaynaklanan, alacak - borç ilişkisinden dolayı mevcut olduğu ve bu haliyle davalıyı borçlu konuma soktuğu yani davalının iddia ettiği gibi tasfiye sürecindeki devir ve paylaşımların bir gereği olmadığının anlaşıldığı, 03/11/2017 tarihli ek raporda ise davacı tarafından iddia edilen ticari alacak ilişkisinin varlığından kaynaklanan ticari alacağın mevcut olduğunu ve bu haliyle davalıyı borçlu konuma soktuğunu, yani alacak borç ilişkisinin davalının iddia ettiği gibi tasfiye sürecindeki devir ve paylaşımların bir gereği olmadığını ortaya koyacak belgeler davacı tarafından dosyaya ibraz edilmemiş olduğundan davacının işbu davasındaki ticari alacak iddialarının ispata muhtaç olduğunu mütalaa etmiş olup, davacının davalı şirketten ticari faaliyeti sebebiyle alacaklı olduğundan bahisle davalı aleyhine icra takibi yaptığı,davalının itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı, tarafların tacir olması sebebiyle ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, taraflar tacir olduğundan Türk Ticaret Kanunu kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunduğu, davacının 2009, 2010, 2012 ve 2013 yılları defterlerinin kapanış tasdikleri yapılmış olduğu, davacı lehine ve kesin delil vasfında olduğu, 31.12.2013 tarihi itibariyle davalıdan 26.360,73 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalının ticari defterinden davacı şirkete 26.267,18 TL tutarında borcunun olduğu tespit edildiği, davalı şirketin, davacı şirkete olan borcu bilançosunda gösterdiği ve kabul ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının 2013 yılı sonu itibariyle 26.267,18 TL tutarında alacak borç miktarı bakımından birbirini teyit ettiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7891 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 26.267,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faiz işletilmesine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.345,31 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.