9. Ceza Dairesi 2021/18977 E. , 2023/8163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/16 E., 2016/121 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı 30.05.2016 tarihinde verilen hükme karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık ka
**9. Ceza Dairesi 2021/18977 E. , 2023/8163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/16 E., 2016/121 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı 30.05.2016 tarihinde verilen hükme karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin, süresinde olmadığı tespit edilmiştir. Katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2014 tarihli ve 2012/184 Esas, 2014/252 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve yağma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içinde yeniden suç işlediği görülmekle gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. 3. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi kararın kesinleşmesi üzerine İzmir (Kapatılan) 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunmuş ve Mahkemenin 30.05.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2020 tarihli ve 14-2017/5866 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca şartları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulanmasının da hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı kapsamında kaldığına, ayrıca suça sürüklenen çocuk ...’ın eylemi ve diğer çocuğun eylemine katkısı nedeniyle ruh sağlığı bozulduğu halde bu maddenin de uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece katılan mağdur, suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) ... ..., ... ve ...'ın suç tarihi itibariyle İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu ve hükümlü oldukları, nüfus kaydında 1997 olmasına rağmen gerçekte 1994 doğumlu olup küçük yazdırılan aynı zamanda gerek mağdur ve gerekse diğer SSÇ'lere göre açık şekilde fiziksel üstünlüğe sahip olan ve hakkında Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin bu dosyada bulunan 2012/19 Esas ve 2013/102 Karar sayılı ilamı ile canavarca hisle veya eziyet çektirerek iki kişiyi öldürme, konut dokunulmazlığını ihlal, yağma, kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından hükmen tutuklu bulunan ... ...'nin bu çocuklar ile aynı koğuşta kaldıkları, iddiaya göre SSÇ ... ...'nin katılan mağdura tesbihini ödünç olarak verdiği, daha sonra da tesbihi kaybettiğinden bahisle katılan mağdur tesbihi veremeyince 08.06.2012 tarihinde SSÇ ... ...'nin katılan mağduru paspasın demir sapıyla dövdüğü, aynı akşam SSÇ ... ...'nin "Sana bir şey söyleyeceğim" diyerek SSÇ ...'ın odasına çağırdığı, odaların tek kişilik olduğu, bu odada ona "Seni öldüreceğim, seni top ederim" gibi tehditlerde bulunduktan sonra orada bulunan SSÇ ...'a "Elini ayağını bağla" dediği, SSÇ ... ...'den çekinen SSÇ ...'ın orada bulunan çarşafla katılan mağdurun ayağını bağladığı, SSÇ ... ...'nin katılan mağdur üzerinde bulunan eşofmanını çıkarttığı ve arkadan organını katılan mağdurun anüsüne sokmaya çalıştığı, ancak başaramadığı, bu arada infaz memurunun ilaçları getirdiği ve çağırdığı, SSÇ ... ...'nin memurun bağırdığını duyunca katılan mağduru bıraktığı, katılan mağdurun aşağıya inerken "Kimseye söyleme" diyerek tehdit ettiği, mağdurun aşağıya inerek ilacını aldığı ve bu tehdit nedeniyle infaz memuruna bir şey söylemediği, ilacını aldıktan sonra mağdurun yeniden odasına çıktığı, SSÇ ... ...'nin bu seferde SSÇ ... ile katılan mağdura karşı cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu, gece saat 24.00 sıralarında infaz memurlarının yatma vakti nedeniyle gelerek her çocuğu odasına çıkardığı sırada katılan mağdurun infaz memurlarına yaşadıklarını anlattığı, ertesi gün de soruşturmanın başlatıldığı anlaşılan olayda katılan mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanları, SSÇ ...'ın Mahkemedeki tevil yollu savunması ve tüm dosya kapsamına göre SSÇ ... ...'nin katılan mağduru SSÇ ...'ın odasına götürdüğü, SSÇ ... ...'nin zorlamasıyla SSÇ ...'ın katılan mağdurun ayaklarını bağladığı, daha sonra yeniden bağları çözdürerek SSÇ ... ...'nin tuvalet bölümüne götürüp orada livata yoluyla katılan mağdura istismarda bulunmaya çalıştığı anlaşılmış olmasına göre SSÇ ...'ın eyleminin salt basit cinsel istismar olarak kabulü ve olaydaki rolünün çok sınırlı olması ve SSÇ ... ...'nin baskı ve tehditlerine maruz kaldığı dikkate alındığında basit istismar suçuyla cezalandırılması ve katılan mağdurun ruh sağlığının bozulması ile ilgili ağırlaştırılmış aleyhe olan husustan etkilenmemesi gerektiği düşünülerek eyleminin 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, SSÇ ...'ın sabıkasız oluşu kovuşturma aşamasındaki tutum ve davranışları, bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşturduğu dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ancak SSÇ denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden açıklanması geri bırakılan Mahkeme hükmünün açıklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmü 30.06.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği görülmekle, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Mağdur Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılamanın tüm aşamalarında temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ...'nin kolunu jiletle kestiği, ondan korktuğu için dediklerini yaptığı yönündeki savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine istinaden suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin hükmü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdur Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir (Kapatılan) 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykıru olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.