11. Hukuk Dairesi 2013/14953 E. , 2013/19316 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2012/232-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2013/14953 E. , 2013/19316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2012/232-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların murisi ... hakkında Pendik 2. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, takip devam ederken borçlunun vefat ettiğini, borçlu mirasçılarının da Pendik İcra Mahkemesi'ne dava açarak takibe dayanak bononun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasını talep ettiklerini, yapılan yargılama sonucunda mahkemece zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, TTK 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme nedeniyle senet borçlusuna başvurma imkanının bulunduğunu ileri sürerek, senet bedeli olan 58.000,00 TL alacaklarının avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, sebepsiz zenginleşme davasının hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bir yıllık süre içerisinde açılmadığını, TTK 644. maddesi gereğince keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açılabileceğini, ancak davalıların murisi ...'in keşideci değil kefil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 644. maddesi gereğince; keşideci borçlunun senet bedeli kadar sebepsiz olarak zenginleşeceği, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle alacağını tahsil edemeyen alacaklının bu madde gereğince dava açıp alacağını tahsil etme imkanı var ise de; bu madde gereğince açılacak davanın sadece keşideciye karşı açılabileceği, davalıların murisi ...'in ise takibe dayanak yapılan senette keşideci olmadığı, senet keşidecisinin Hakem İnş. Ltd. Şti. olduğu, ...'in ise senedi kefil olarak imzaladığı, isminin senedin "kefil" yazılı kısmının karşısında bulunduğu, bu nedenle davalıların murisinin aval veren sıfatında olduğu, aval veren veya kefil aleyhine bu maddeye istinaden dava açılmasının mümkün olmadığı, davalıların murisinin keşideci imzası dışında senedin ön yüzüne atılmış imza olması nedeniyle aval veren durumunda olduğu, davalı tarafın husumete ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.