Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların gerekçede karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahkûmiyete esas alınan belgeler hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma imkânı sağlanmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) yöneticisi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Başvurucu; Başsavcılıktaki ifadesinde kod adının olmadığını ve herkesin kendisini ismi ile tanıdığını, 2001 yılında Balıkesir'de bulunan örgüt ile bağlantılı olduğu anlaşılan Zağnos isimli dershaneye bir yıl süreyle gittiğini, FETÖ/PDY ile şu anda bir bağlantısının olmadığını, öğretmenlik haricinde bu yapı adına herhangi bir faaliyette bulunmadığını, örgütün toplantılarına katılmadığını, örgüt için bağış ve himmet vermediğini veya toplamadığını, polislerin ya da farklı bir grubun sohbet hocalığını yapmadığını, hocalık yapacak kadar dinî bilgiye sahip olmadığını beyan etmiştir. Başvurucu ayrıca Bank Asyada maaş hesabının olduğunu, 2013 yılı ve sonrasında bir defada en fazla 000 TL olmak üzere maaşından artırdığı değişik miktarlarda parayı birikim amacıyla söz konusu hesaba yatırdığını, Bank Asya ya talimat üzerine para yatırmasının söz konusu olmadığını, örgütle bağlantılı dershanede çalıştığı dönemlerde işini kaybetmemek için Zaman gazetesine abone olduğunu, 2008 yılından 2015 yılına kadar aboneliğinin devam ettiğini, çalıştığı dershanelerde zaman zaman Fetullah Gülen'in videolarının izletildiğini ve kitaplarının okunduğunu, bu programları müdür yardımcılarının organize ettiğini, sosyal medya hesabından örgütü öven herhangi bir paylaşım yapmadığını ifade ederek suçlamaları kabul etmemiştir. Soruşturma sonucunda Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan cezalandırılması talebiyle 10/11/2017 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede öncelikle FETÖ/PDY hakkında genel bilgiler verilmiş, özellikle emniyet yapılanması anlatılmış, daha sonra ise başvurucuya yönelik suçlama ve delillere yer verilerek başvurucunun örgüt içinde emniyet sorumlularından olduğu ileri sürülerek terör örgütü yöneticisi olduğu iddia edilmiştir. Bu bağlamda iddianamede yer verilen olay ve olgular özetle şöyledir:i. Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 5/5/2017 tarihli raporda başvurucuya ilişkin olarak "Büyük Bölge: Gaziantep, Küçük Bölge: Gaziantep, İl: Gaziantep, İlçe: Merkez, Kod Ad: Hakan, Birimi: Lise, Görevi: Öğretmen, Konumu: Öğretmen" şeklinde tespitlerin bulunduğu belirtilerek başvurucunun FETÖ/PDY'nin emniyet sorumlularından olduğu ileri sürülmüştür.ii. Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu Balıkesir İl Müdürlüğünün yazılarına göre başvurucunun 2010-2016 yılları arasında FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu belirtilen özel eğitim kurumlarında çalıştığı belirtilmiştir.iii. Başvurucunun FETÖ/PDY ile irtibatlı Bank Asyada bulunan hesabının incelenmesi neticesinde hesabın 2007 yılında açıldığı, hesapta 2013 yılı Haziran ayından 2013 yılı Ağustos ayına kadar 30 TL bulunduğu, 2013 yılı Eylül ve Ekim aylarında para bulunmadığı, 2013 yılı Kasım ve Aralık aylarında 4 TL, 2014 yılı Ocak ayında ise 721,96 TL bulunduğu, 2013 yılı Ocak ayından 2015 yılı Aralık ayına kadar artış ve azalışlar olduğu, 2015 yılı Aralık ayında hesapta 139,23 TL, 2016 yılı Temmuz ayında ise 655,98 TL olduğu, hesabın hâlen aktif olup kredi kartı kullanıldığı belirtilmiştir.iv. Başvurucunun kolluk tarafından düzenlenen 27/4/2017 tarihli tutanakla tespit edilen, sosyal medyada paylaştığı mesajlarına yer verilmiştir. Bu mesajlar şöyledir:"İçerideki gazeteciler için: 'Onlar gazetecilikten değil, başka suçlardan, örgüt suçundan tutuklu' diyorlar. Peki 50 yıldır tefsir üzerine çalışan ve öğrenci yetiştiren [S.Y.] hoca da mı örgüt suçlusu? O zaman yetşitirdiği binlerce ilahiyatlı da örgüt elemanı demektir. Bu duruma sessiz kalan müslüman kardeşime diyorum ki: El insaaf ve azıcık basiret!...""Alın size istikrar, Türkiyenin doğusu bağıra bağıra gidiyor Erdoğan başkanlık peşinde iyi uykular hepimize DEVLET DOĞU'DA TERÖRİSTLERİ TASFİYE EDEMEYİNCE ÖĞRETMENLERİ TASFİYE ETMEYE BAŞLADI. ALIN SİZE İSTİKRAR""Cüppeli'ye yazık oldu. Bir haftadır çıkıp 'bunların arkasında İsrail var' diye hizmete iftira attı. Akp ise bugün 'İsrail dostumuzdur' dedi.""Akpliler haydi ! Cümleten amin diyoruz : 'Kim İsrail şer şebekesinin dostuysa Allah bin belasını versin' AK Parti Sözcüsü Çelik: 'İsrail Devleti ve halkı Türkiye'nin dostudur.' İddianamenin kabulü ile açılan dava, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından görülmeye başlanmıştır. Mahkeme duruşmanın 6/2/2018 tarihli ilk oturumunda 5/5/2017 tarihli kolluk raporu ve Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin CD içeriği ile diğer belgeleri okuyarak başvurucunun savunmasını almıştır. Başvurucu alınan ifadesinde özetle iddianamede belirtilen dershanelerde ailesinin geçimini sağlamak için çağlıştığını, Bank Asyada 2007 yılında kredi kartı almak için hesap açtığını, dershanede çalıştığı dönemde maaşının bu hesaba yattığını, bankayı destekleyecek şekilde kimsenin talimatıyla yüksek miktarlarda para yatırmadığını, suç olmadığını düşündüğü için başkalarına ait bazı mesajları Facebook'ta paylaştığını, ne şekilde mahrem imam olmakla suçlandığını anlamadığını, buna ilişkin bir tanık beyanının bulunmadığını beyan etmiştir. Başvurucu ayrıca kendisine okunan 5/5/2017 tarihli kolluk raporunda yer alan bilgilerin ulaşılması zor bilgiler olmadığını, Hakan kod adını kullanmadığını, bu yöndeki tespiti, kolluk raporunu ve isnat edilen suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. Söz konusu oturumda iddia makamı, başvurucunun terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle esas hakkında mütalaa sunmuştur. Başvurucu müdafii mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, süre talebinin kabulü ile duruşmanın yeni oturumunun 20/2/2018 tarihinde yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu, duruşmanın ikinci ve son oturumunda esas hakkında mütalaaya karşı savunması kapsamında önceki beyanlarını tekrarlamıştır. Başvurucu bu kapsamda, belli bir kurumda çalışma ve Bank Asyaya para yatırma gibi eylemlerin gerçekleştirildiği dönemde suç olarak kabul edilmediğini, paylaşımlarının terör örgütü ile ilgisinin olmadığını, mahrem imam yapılanmasına ilişkin tespitin örgütün gerçek üyelerini gizlemek üzere yaptığı bir sulandırma faaliyeti olduğunu beyan etmiştir. Anılan oturumda Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...sanığın eylemleri değerlendirildiğinde; sanık Hüseyin Talaz'ın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 27/04/2017 tarihli yazısına göre; örgüte müzahir eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yaptığı,... Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü K.O. Şube Müdürlüğünce düzenlenen 05/05/2017 tarihli raporun incelenmesinde sanığın; Büyük Bölge : Gaziantep, Küçük Bölge: Gaziantep, İl: Gaziantep, İlçe: Merkez, Kod Ad: Hakan, Birimi: Lise, Görevi: Öğretmen, Konumu: Öğretmen olduğu,örgütün mahrem imam yapılanmasında polis memurlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu, bu mahrem yapılanma içinde Hakan kod adını kullanarak örgütsel faaliyetlerini gizlilik esasına göre yürüttüğünün tespit edildiği,Bank Asya hesap hareketlerini incelenmesine ilişkin CD'nin incelenmesinde; Sanık Hüseyin Talaz'ın adına açılmış 21/11/2007 tarihli bir hesabın olduğu, hesapta 2013 aralık ayı itibariyle 4 TL para bulunduğu, bu tarihe kadar kredi kartı işlemleri için hesabın kullanıldığının anlaşıldığı, 23/01/2014 tarihinde altın hesabı açılmak suretiyle 3721 TL hesapta para bulundurulduğu, bu hesaptaki paranın daha sonra parça parça çekilerek Eylül 2014 tarihinde 47 TL para kaldığı, sanığın eşi [N.T.] adına 01/09/2005 tarihinde açılmış bir hesap olduğu Eylül 2014 tarihine kadar hesapta para bulunmazken Eylül 2014 tarihinde 2363 TL para bulunduğu, Kasım 2014 tarihinde de bu paranın çekilmiş olduğu bu şekilde örgütü maddeten destekleyen eylemleri hep birikte değerlendirildiğinde he nekadar sanık hakkında 314/1 geğince silahlı terör örgütü yöneticisi olmak suçundan kamu davası açılmış ise de tüm dosya kapsamı ve Balıkesir KOM Şube Müdürlüğü'nün 05/05/2017 tarihli raporuna göre; sanığın örgütün eylemleri kapsamında söz sahibi olduğuna hiyerarşik açıdan da diğer üyelere oranla üstünlüğüne dair dosyada yeterli delil bulunmadığı anlaşılmış, sanığın örgüte aidiyeti bulunan Bank Asya'da örgüt liderinin talimatı doğrultusunda altın hesabı açtırıp örgütü maddeten desteklediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir yayın kuruluşu olan Zaman gazetesi aboneliğinin devam ettiği, sosyal medya hesabında örgütü destekler paylaşımları olduğu, sanığın ayrıca mahrem imam yapılanmasında polis memurlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu, bu mahrem yapılanma içinde 'Hakan' kod adını kullanarak örgütsel faaliyetlerini gizlilik esasına göre yürüttüğünün tespit edildiği, bu yapılanma içerisinde bir grubun diğer gruptaki kişileri bilmemesi grup sorumlusu olan öğretmenlerin diğer kişileri bilmemesi hususunun örgütün hücre tipiveye kripto yapılanmasını ortaya çıkardığı, örgütte gizliliğin esas olduğu bu nedenle sanığın inkara dayalı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sonucuna varılarak sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, toplanan delillere göre sanığın çeşitlilik, yoğunluk arzeden eylemlerinden sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bilerek ve isteyerek yer aldığı ve bu hiyerarşik yapı içinde kendisine verilen görevi yerine getirdiği, bu suretle silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği ... örgütün mahrem imam yapılanmasında polis memurlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu gözönünde bulundurularak örgüt içinde etkin ve aktif olduğu anlaşılarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini cihetine... [gidilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.]" Başvurucu, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 10/4/2018 tarihinde başvurucunun istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. Başvurucu, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonunda 21/1/2019 tarihinde hükmü onamış ve başvurucu hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir. Onama kararında sanığın örgüte müzahir gazeteye abone olmasının örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 21/3/2019 tarihinde öğrendikten sonra 16/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne, adil yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.