11. Hukuk Dairesi 2025/2116 E. , 2025/2899 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1041 Esas, 2023/2318 Karar KARAR : Esastan ret SAYISI : 2020/407 E., 2022/220 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki bel…
**11. Hukuk Dairesi 2025/2116 E. , 2025/2899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1041 Esas, 2023/2318 Karar KARAR : Esastan ret SAYISI : 2020/407 E., 2022/220 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yollu takip başlatan ...'ın senette lehtar görünen ve yıllar önce müvekkili şirketin Konya'da ürünlerini ... mağazanın sahibi olan ... ile birlikte muvazaalı hareket ettiklerini, takibe konu senet üzerinde müvekkili ...'ı borçlandırıcı bir imza olmadığını, senette tanzim yerinin gösterilmediğini, davacı ve davacı şirket yetkilisi tarafından tanzim edilip ...'a verilmiş bir senet bulunmadığını, bu sebeple yapılmış suç duyurusunun da olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarına göre senet lehtarı görünen davalı ...'a hiçbir borcun bulunmadığını, senet metninin sonradan oluşturulduğunu, senedin A-4 kağıtta yer almasının bunu teyit ettiğini, müvekkili şirketin ... mağazasını 2017 yılında davalı ... ile kardeşi ...'a devrettiğini, bilahare 7 ay sonra geri devir yapıldığını, davalı ...'ın müvekkiline cari hesaptan kaynaklı borcunun bulunduğunu, davalı ... tarafından başlatılan takibe diğer davalının dahil edilmemesinin davalıların muvazaalı hareket ettiklerini gösterdiğini, davalıların mali gücünün senetle uyumlu olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; protesto edilmemiş senetlerde cirantaya takip yapılamayacağından muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının senet lehtarı ile aralarında borç ilişkisi olmadığına dair iddialarının iyiniyetli hamil durumunda olan müvekkili tarafından bilinemeyeceğini, müvekkilinin yıllarca ticaretle uğraşan basiretli bir tacir olduğunu savunarak davanın reddine ve davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, senet metninin sonradan oluşturulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin borcuna karşılık dava konusu senedi diğer davalıya ciroladığını, takip hukuku açısından protesto edilmemiş senede dayanılarak cirantaya takip yapılmayacağından muvazaa iddiasının doğru olmadığını, senet üzerinde borçlu adresinin yer aldığını, senet üzerinde nakden kaydı yer aldığından davacının müvekkiline borcu olmadığı iddiasının doğru olmadığını, ticari kayıtların incelenmesinin sonucu değiştirmeyeceğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın, dava konusu senedin tanzim tarihinde diğer davacı şirketin yetkili temsilcisi sıfatını taşıdığı, senet üzerinde davacı şirketin kaşesinin basılı olduğu, ...'ın iki imzasının da şirket kaşesinin üzerine atılması nedeniyle bononun şirket tarafından tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, davacının dava konusu senetteki imzaya yönelik itirazından vazgeçtiği, davacının ad ve soyadı ile T.C. kimlik numarasının yazılı olmasının davacıyı aval veren sıfatıyla senetten dolayı sorumu hale getirmeyeceği, dolayısıyla davacı ...'ın dava konusu senetten dolayı her iki davalıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, senedin iptaline yönelik talebin fer'i nitelikte bir talep olduğu, iptale yönelik şartların mevcut olmadığı, davalılardan ...'ın senedin lehtarı olduğu, bu davalı yönünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/5 hükmündeki şartların bulunmadığı, diğer davalı ...'ın takibe geçerken dava konusu bonodan dolayı kimlerin sorumlu olduğunu, kimlere karşı cebri icra yoluna başvurabileceğini bilmesi ve ona göre takibe geçmesi gerekirken bunu yapmadığı, davacıya karşı takibe geçmede kötüniyetli olduğu, İİK'in 72/5. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, davacı şirket yönünden yapılan incelemede; kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, davalı ...'ın bile bile davacının zararına senedi kötüniyetle iktisap ettiğini yazılı delille (senetle) ispat etmesi gerektiği, davacı şirketin her iki davalı yönünden de iddiasını ispat edemediği, icra takibinin tedbiren durduğu, İİK'in 72/4 hükmündeki tazminatın şartlarının davalı ... yönünden oluştuğu, diğer davalının dava konusu bononun lehtarı olduğu, bu davalı yönünden İİK'in 72/4 hükmünde düzenlenen tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davacılardan ...'ın Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2020/5010 sayılı dosyasından takip konusu yapılan 819.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin bu davacı yönünden iptaline, İİK'in 72/5 hükmü gereği 819.000,00 TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının davalı ... hakkındaki tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın senedin iptaline yönelik talebinin reddine, davacılardan ... Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın reddine, İİK'in 72/4 hükmü gereği reddedilen kısım olan 819.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacı şirketten alınarak davalı ...'a verilmesine, davalı ...'ın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirketin ilk önce kaşe üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiği, ancak daha sonra imza itirazından vazgeçerek imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu kabul ettiği, bononun bağımsız borç ikrarını içeren sebepten mücerret bir kambiyo senedi olduğu, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacı üzerinde bulunduğu, bonoda düzenleme yeri yazılmamış ise de düzenleyenin adının yanında ''...'' ibaresi yazıldığından bononun Bursa'da düzenlendiğinin ve bono vasfına haiz olduğunun kabulü gerektiği, davacıların şikayeti üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/51590 sayılı soruşturma dosyasında davalılar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itirazın Konya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.04.2022 tarihli kararı ile reddedildiği, davacı şirketin bononun bedelsiz olduğunu ve davalı ...'ın bilerek davacının zararına hareket ettiğini ispatlayamadığı, bu sebeple davacı şirketin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalıların istinaf taleplerine gelince, takibe konu bonoda davacı ...'ın ismi bulunsa da bu kişinin davacı şirketin yetkilisi olduğu ve imzayı davacı şirketin kaşesi üzerine attığı, şirket kaşesi dışına ayrı bir imza atmadığı, şahsi sorumluluğunu doğuracak bir imzasının bulunmadığı, icra hukuk mahkemesi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden davacı ...'ın dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu sebeple davacı ...'ın davasının kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı ...'ın bonoda şahsi sorumluluğunu doğuracak bir imzası bulunmamasına rağmen bu davacı hakkında takip yapmakta davalı ...'ın haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlandığından davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, yine davacı şirketin davası yönünden icra takibini başlatan davalı ... olmadığı için bu davalı lehine tazminata hükmedilmemesinde ve ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 28.04.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.