4. Hukuk Dairesi 2017/3886 E. , 2018/2513 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve T ... Yatırım San.ve Tic. A.Ş. aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2016 günlü kararın i…
**4. Hukuk Dairesi 2017/3886 E. , 2018/2513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve T ... Yatırım San.ve Tic. A.Ş. aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2016 günlü kararın istinaf incelemesinde; davacı ve davalı yanın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-(1) maddesi gereğince esastan reddine yönelik olarak verilen 15/05/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı vekili; müvekkilinin yayın tarihinde ... İlaç ve ... Daire Başkanı olduğunu, ... Gazetesi’nin 29/08/2015 günlü nüshasının 9. sayfasında müvekkilinin resmine yer verilmek suretiyle yayınlanan “...’da Şimdi de ... Atama Skandalı Patladı” başlıklı haberde müvekkili hakkında gerçek dışı bir haber yapıldığını, müvekkiline yönelik paralel yapı suçlamasının hiçbir dayanağının bulunmadığını, kamuoyunda haksız bir kampanya yürütülmeye çalışıldığını, kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; haberde davacının fotoğraflarına yer verilmesinin kişilik haklarının ihlal edildiği anlamına gelmediğini, davaya konu haberin gündeme geldiği tarihlerde davacının gerek yazılı gerekse görsel basında pek çok habere konu olduğunu ve ifa ettiği kamu görevi nedeniyle tüm Türkiye tarafından tanındığını, toplumu yakından ilgilendiren bir haberde davacının önceden yayınlanmış olan fotoğraflarının kullanılmasının doğal olduğunu, haberde davacının ... İlaç ve Eczacılık Daire Başkanlığına atanması üzerine ortaya çıkan ve gündemde tartışma yaratan iddiaların aktarıldığını, haberin güncel olup yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacı hakkında herhangi bir soruşturma, açığa alma ve ihraç kararının bulunmadığı, davaya konu yayın ile kamuoyunu bilgilendirme sınırlarının aşıldığı, doğrudan davacının hedef alınarak, paralel yapı ile bağlantısı olduğu ve paralel vurgun için seçtirildiği algısı oluşturulduğu, yayınla ilgili hiçbir delil ve belge sunulmadığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.