11. Hukuk Dairesi 2014/10073 E. , 2014/14798 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 20/02/2014 tarih ve 2010/87-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşün…
**11. Hukuk Dairesi 2014/10073 E. , 2014/14798 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 20/02/2014 tarih ve 2010/87-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeleri gereğince, müvekkiline ait "" adını beş yıl süre ile her iki davalının işyerlerinde kullanmalarının karalaştırıldığını, ancak davalıların isim hakkı bedellerini ödemediklerini ve mal alımını kestiklerini bu nedenle sözleşmeye aykırılıkları nedeniyle isim hakkı bedeli ve cezai tazminat ödeme sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 Euro alacağın davalılardan, 20.000,00 TL alacağın ise davalı ...'dan ihtarname tarihi olan 11/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek günlük %0,4 faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., diğer davalı ... ile ortak olarak çiğ köfte bayiilik antlaşması imzaladıklarını ancak otaklıktan ayrıldığını sonrasındada benzer bir iş yapmadığını, davalı ile şahsi olarak sözleşme yapmadığını ayrıca davalının isminin yasal sahibi olmadığını, bu sebeplerle hukuki sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı ile aralarında akdedilen sözleşmesi sonrasında müveklilinin Üçkuyular şubesini açtığını, sonra karşılıklı anlaşma ile bu şubenin kapatılarak açıldığını, sözleşmede kararlaştırılan bedelin davacıya ödendiğini ancak ekonomik olarak işletmenin devam ettirilememesi nedeniyle bu şubeninde kapatılmak zorunda kalındığını ve davalının isminin yasal sahibi olmadığını, bu sebeplerle hukuki sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı sözleşmesinden kaynaklanan isim hakkı bedeli ve sözleşme ile karalaştırılan cezai tazminatın ödenmesine ilişkin olduğu bu sebeple davanın marka hakkına dayalı olduğu dolayısıyla uyuşmazlığın görevine girdiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.