İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas .... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi baş…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2306 KARAR NO : 2025/2842 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .... NUMARASI : ... ESAS ...KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas .... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmış olup dava konusu icra takibine dayanak bono aynı zamanda ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E Sayılı dosyada Yağma suçuna da konu olması sebebiyle davalı hakkında sanık sıfatıyla yargılama devam ettiğini, davacı müvekkilinin ... seçimlerinde .... Mahalle muhtarı adayı olduğu sırada iş bu yargılamaya konu senet üzerinden komploya maruz kaldığını, davalının aynı kapsamda davacı müvekkiline karşı işlediği Şantaj Suçundan da ceza aldığını, kararın kesinleştiğini, dava konusu icra takibine konu bono incelendiğinde takibe konu bonunun gözle görülür şekilde dahi yazılarının baskı ve şiddete maruz kalınarak düzenlendiği yazı içeriğinden anlaşıldığını, davacı müvekkilinin borcu olmamasına rağmen iş bu dava konusu icra takibi ile karşı karşıya kalması sonucu aile huzurunun bozulduğunu beyan ederek ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu 250.000,00.TL meblağlı bono ve ferileri yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığına, % 20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacının borcunu ödememek adına hayatın olağan akışına uymayan iddialarda bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış olduğu ... hazırlık dosyasında ''kendisine müvekkil tarafından zorla senedin imzalatıldığından bahisle yağmadan ''dolayı şikayette bulunduğunu, akabinde ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esayılı dosyası ile senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle imzaya itiraz ettiğini, yapılan imza incelemesi neticesinde imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının kendi evi dışında edinmiş olduğu taşınmazların da mevcut olduğunu, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın devam ettiğini, davacının dosyaya Uzman teknik raporunun ise gerçeği yansıtmadığını, Adli Tıp Kurumu ....'nden rapor alındığını, davacının kötüniyetle hareket ederek adına kayıtlı taşınmazları muavazalı olarak el değiştirdiğini, davacının asıl amacının borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını, davalı yana usulüne uygun olarak bildirmediğinden ve bu süre de geçmiş olduğu anlaşıldığından TBK'nun 39. Maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, şartları oluştuğundan İİK'nun 72/3 maddesi gereği davacı aleyhine asıl alacağın % 20 si oranında tazminata hükmedilmesine, bu tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava konusu icra takibi olan ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada davacıya ait 3 taşınmazdan iki adet taşınmaz gerçekleşen ihale ile dosyada yatan paranın tedbir kararı sebebiyle icrada yatan para karşı tarafa ödenmediğini, dava bu kısmı ile istirdat davasına dönüştüğünü, istirdat davasına dönüşen davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı durumunun söz konusu olamayacağını, hak düşürücü süre olarak kabul edilmesinin imkansız olduğunu, devam eden ceza yargılamasının olduğunu, davanın süre yönünden reddine rağmen % 20 tazminata hükmedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu bononun davalı tarafından müvekkiline zorla imzalatıldığını, müvekkilinin aslında davalıya borçlu olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise senedin sahteliğine ilişkin mahkeme kararı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçe ile davanın TBK 39 gereği hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece davacının 2014 yılında davamıza konu senedi imzalamasının ardından .... tarihinde davalı hakkında ...CBS'na ifade vererek şikayet hakkını kullandığı, davalının bu şikayeti ile ikrah sonucu korkunun etkisinin kalktığının kabul edilmesi gerektiği, iş bu davanın ise ... tarihinde ikrah sonucu korku etkisinin kalktığı kabul edilen tarihten yedi yıl sonra açıldığı gerekçesiyle davanın TBK 39 gereği hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 39/1.maddesi "yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır" şeklindedir. Bu kanun hükmü uyarınca korkutulma ile akit yapmak zorunda kalan kişi iptal hakkını bir yıllık hak düşürücü süre içinde kullanmak zorunda olup bu beyanın bir yıllık hak düşürücü süre dolmadan karşı tarafın hakimiyet alanına ulaşması gerekir. İptal beyanının bir şekle tabi olduğu konusunda kanunda açık bir hüküm bulunmadığından hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bu hakkın kullanılmasının dava açma gibi belli bir usulde ileri sürülmesi zorunlu değildir. Nitekim Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ....gün, ... Esas, .... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Somut olayda davacı tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararın incelenmesinde; davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde baskı iddialarından bahsettiği, iradenin sıfırlandığı zamanda atılan imzanın davacıya ait olmayacağına yönelik beyanlarında bulunarak, bu iddiaların genel mahkemede ileri sürülebileceği dar yetkili olduğundan bahsedilmediği ve savcılık dosyasından bahsedildiği, mahkemece imza incelemesi yaparak davanın reddine karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yine davacı ... tarihli dilekçesi ile davalı hakkında tehdit ve zorla senet imzalatmak suçlarından Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuş bu iddialarla ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesine dava açılan iddianamenin ... tarihli olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Dava konusu senedin tanzim tarihi ... olup davacı tarafından yukarıda anılan dava dosyalarındaki ve hazırlık dosyasındaki beyanlar gözetildiğinde, davacının 6098 Sayılı TBK'nun 39.maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içinde senedin geçersizliğini ileri sürdüğü ve bu beyanların davalıya ulaştığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. ( Yargıtay HGK'nın ... tarih ve ... E. -... K. sayılı ilamı da bu yöndedir. ) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; katılan ... tarafından yapılan şikayet üzerine açılan kamu davasında sanık ... hakkında beraat kararı verildiği ve iş bu kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesinin ... Ceza Dairesinin ... E, .... K sayılı ilamı ile kaldırılarak sanığın katılanı konutta cebir kullanarak senet imzalatmaları eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu senedin davacıdan baskı altında ve zorla alındığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, suç tarihi, şikayet tarihi ve dava tarihi birlikte nazara alındığında 6098 sayılı TBK'nın 39. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, neticede dava konusu senetten dolayı davacının davalıya bir borcu bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece tüm deliller dosya arasına alınmış olduğundan davacının ... İcra Müdürlüğü'+nün ... E. Sayılı icra dosyasına konu ... tanzim tarihli, ... vade tarihli, 250.000.00.TL miktarlı senetten dolayı borçlu olmadığına dair karar verilmesi, ayrıca İİK'nın 72/5 maddesinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talep üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği, takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağı hükmü düzenlenmiş olup, dosya kapsamı da dikkate alındığında, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince verilen hükümde hata edilmiş olması dosya kapsamı itibariyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)-Davanın KABULÜNE, b)- Davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına konu ... tanzim tarihli, ....vade tarihli, 250.000.00.TL miktarlı senetten dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE, c)-Hükmedilen 250.000,00.TL'nin % 20'si olan 50.000,00.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gerekli 17.077,50 .TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.269,38.TL harcın mahsubu ile bakiye 12.808,12.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, e)-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.269,38.TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından peşin yatırılan 59,30.TL başvurma harcı, 22,00.TL tebligat gideri, 42,30.TL dosya fotokopi ücreti, 44,00.TL posta gideri, 38,00.TL posta gideri olmak üzere toplam 205,60.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1)-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 2)-6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 26,00.TL posta masrafı, 80,00.TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 326,70.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır