7. Hukuk Dairesi 2014/4581 E. , 2014/18886 K. Mahkemesi : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 16/01/2014 Numarası : 2013/182-2014/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi d…
**7. Hukuk Dairesi 2014/4581 E. , 2014/18886 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 16/01/2014 Numarası : 2013/182-2014/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı, davalı işyerinde 03.10.2005 -27.04.2012 tarihleri arasında eczacı kalfası olarak çalıştığını, iş akdinin kendisi tarafından evlilik gerekçesi ile feshedildiğini, ayrılırken davalının kıdem tazminatı için çek verdiğini fakat ödemediğini bildirerek kıdem tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, asgari geçim indirimi ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının evlenmek bahanesi ile işten ayrıldığını, fakat makul sürede evlenmediğini, bu nedenle kıdem tazminatı ödemekten vazgeçildiğini ve başka bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Somut olayda davacının kıdemi 6 yıl olup, hakettiği yıllık izin miktarı toplam 90 gündür. Buna rağmen bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada hatalı olarak davacının kıdemine göre toplam hak edeceği yıllık izin süresinin üzerinde olarak toplam 110 gün yıllık izin ücreti hesaplanmıştır. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacı leh,ine fazla miktarda yıllık izin ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.