7. Ceza Dairesi 2021/11452 E. , 2023/346 K. "İçtihat Metni" Firar suçundan sanık ...'nün, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2018 tarihli ve 2018/220 esas, 2018/407 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25.03.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2020 tarihli ve KYB. 2020-40580 sayılı ihbarname
**7. Ceza Dairesi 2021/11452 E. , 2023/346 K.** **"İçtihat Metni"** Firar suçundan sanık ...'nün, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2018 tarihli ve 2018/220 esas, 2018/407 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25.03.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2020 tarihli ve KYB. 2020-40580 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1)1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun "Firar ve Cezası" başlıklı 66. maddesinin konuya ilişkin 1. fıkrasının, " 1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur: a) Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar, b) Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler," şeklinde düzenlendiği, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21/02/2018 tarihli ve 2018/1895 esas, 2018/1101 karar sayılı ilâmında yer alan, “1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen firar ve izin tecavüzü suçlarının, Anayasa Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli, 2011/111 Esas ve 2012/56 sayılı, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 01/04/2004 tarihli, 2004/66 Esas ve 2004/61 sayılı Kararları ile Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı gibi mütemadi (kesintisiz) suçlardan olup, suçun temadinin başladığı ve sona erdiği süreçte işlendiği, kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak suretiyle işlenen firar suçu ile kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur oldukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmemek suretiyle işlenen izin tecavüzü suçunun yakalanma ya da birliğine katılma ile son bulduğu, dolayısıyla bu suçlarda temadinin sona erdiği bir başka anlatımla kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olduğu...” şeklindeki açıklamalar karşısında, kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur oldukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmemek suretiyle işlenen izin tecavüzü suçunun yakalanma ya da birliğine katılma ile son bulacağı nazara alındığında, Dosya kapsamına göre; sanığın Kara Kuvvetleri Komutanlığı Erciş 108'inci Topçu Alay Komutanlığı emrinde piyade er olarak görevli bulunduğu sırada 14/01/2018 tarihinden itibaren 10+4 gün kanuni izin aldığı, yasal sürenin bitimi olan 28/01/2018 tarihine kadar teslim olmadığı, 05/02/2018 tarihinden itibaren firari sayılan sanığın 14/06/2018 tarihinde kolluk kuvvetlerince yakalanarak sorgusunun yapıldığı olayda, sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçunu oluşturduğunun gözetilmemesinde, 2)Kabule göre de; Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adı geçen sanık hakkında düzenlenen 24/05/2018 tarihli iddianamede suç olarak firarın sevk maddesinde yer almadığı, 14/06/2018 tarihli oturumda sanığa 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında firar suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, Esas No : 2021/11452 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesindeki "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez." şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılmak suretiyle, ek savunma hakkı tanınmadan firar suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden, Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2018 tarih ve 2018/220 Esas, 2018/407 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.