6. Hukuk Dairesi 2010/13782 E. , 2011/4990 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, topla…
**6. Hukuk Dairesi 2010/13782 E. , 2011/4990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davalılar vekilinin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili 2008 yılı Kasım, Aralık, 2009 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları kiralarının ödemediğini ileri sürerek davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesinin özel şartlarının 13. maddesi gereğince, üç ay önce gönderilen 31.07.2008 tebliğ tarihli noter ihtarı ile kira sözleşmesini feshettiklerini, ihtarın tebliğinden üç aylık süre geçtikten sonra 28.10.2008 tarihinde kiralananı tahliye ettiklerini, tahliye tarihinden sonraki kiralardan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2006 başlangıç tarihli ve on yıl süreli yazılı kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava açılmadan önce kiralananın tahliye edilip edilmediği ve kiralanana ait anahtarın usulüne uygun şekilde davacıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak kira akdi kullandırma akitlerinden olup bununla kiralayan, ücret karşılığı bir şeyin kullanımını kiracıya terk etmek durumundadır. Musakkaf taşınmazlar, otomobiller, kilitli dolaplar gibi şeylerin teslimi, anahtar teslimi suretiyle olur. Anahtar teslimi ile birlikte kiralanan üzerindeki tasarruf hakkı kiracıya geçer. Davalı, kiralananı 28.10.2008 tarihinde tahliye ettiğini iddia etmiş, davacı ise anahtarın teslim edilmediğini savunmuştur. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde, kiralayan davacıya teslim edildiğinin yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü, davalı kiracıya aittir. Anahtar teslim edilmediği sürece, kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Fiilen boşaltma yeterli değildir. Kiralayanın anahtarı teslim almaktan imtina etmesi halinde, kiracı anahtarı notere teslim etmeli ya da kiralayana ihtarname göndermek suretiyle tevdii mahalli tayin ettirmelidir. Aksi halde kiracının kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Bu durumda, davalı anahtar teslimini yazılı belge ile ispat edemediğinden, davacının ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini istemesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kiralananın yeniden kiraya verilebilme süresi olan üç aylık kira bedelinin, davalılardan tahsili hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.