Başvuru, ceza davasında başvurucuya (sanığa) dosyadaki mahkûmiyet için önemli ağırlıkta bir delile karşı beyanda bulunma imkânı tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında başvurucuya (sanığa) dosyadaki mahkûmiyet için önemli ağırlıkta bir delile karşı beyanda bulunma imkânı tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Komisyon, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan ilkelere ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Şikâyetçi R.A.nın karakola müracaat ederek 29/5/2018 tarihinde ikametgâhının yanına park ettiği motosikletini 30/5/2018 günü işe gitmek için evden çıktığında bulamadığını ve motosikletinin çalındığını beyan etmesi üzerine Demre Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) soruşturma başlatılmıştır. Kolluk görevlilerince yapılan araştırma üzerine düzenlenen 7/6/2018 tarihli tutanakta, olay yeri yakınındaki bir işyerine ait kamera kayıtlarının temin edildiği, çözünürlüğü düşük olduğu belirtilen bu kayıtlara göre olay anında motosikletin yanına gelen 16-17 yaşlarında, zayıf, uzun boylu ve üzerinde atlet tarzında bir kıyafet bulunan bir kişinin motosikleti eliyle ittirerek götürdüğü ancak bu kişinin kimliğinin belirlenemediği açıklamalarına yer verilmiştir. Kamera kayıtlarının aktarıldığı CD'nin kolluk tarafından izlenmesi üzerine düzenlenen 8/6/2018 tarihli tutanakta da diğer tutanaktaki açıklamalara ek olarak olayın 30/5/2018 günü saat 27 sıralarında gerçekleştiği belirtilmiştir. Şikâyetçi ile aynı apartmanda oturan R.E., Bilgi Alma Tutanağı adı altında kollukta alınan ifadesinde, olay saatinde uyanık olduğu sırada binanın dışında ses duyması üzerine balkona çıktığında arkası dönük olduğu için yüzünü göremediği 18-20 yaşlarındaki bir kişiyi şikâyetçinin motosikletini çalıştırmak için uğraşırken gördüğünü, bu kişinin şikâyetçi R.A. olabileceğini düşünerek içeri girdiğini söylemiştir. Kolluk araştırmalarına karşın olayı gerçekleştiren kişi tespit edilememişse de şikâyetçi R.A. 3/10/2018 tarihinde yeniden kolluğa gelmiş ve çalınan motosikletini Demre ilçesinde faaliyet gösteren bir lastik tamir dükkânı önünde plakasız şekilde park hâlinde gördüğünü, motosiklette önceden yaptırdığı tamirat işlemlerine ait izler ve motosikletin şase numarasının ruhsatındaki bilgilerle uyumlu olması nedeniyle kendisine ait olduğunu anladığını beyan etmiştir. Kolluk tarafından şase numarasının kontrol edilmesi sonucu şikâyetçiye ait olduğu anlaşılan motosiklet kendisine teslim edilmiştir. Şikâyetçi aynı tarihte kollukta yeniden alınan ifadesinde; olay yerine gelen kollukla birlikte yaptıkları araştırmada lastik tamircisi olan A. ile konuştuklarını, A.nin kendilerine kardeşi E.nin bu motosikleti Kumluca'da bir kişiden 500 TL karşılığında satın aldığını söylediğini aktarmıştır. Kimlik bilgileri tespit edilerek karakola davet edilen E. kollukta şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; K.O.'yla kendisine ait olduğunu söylediği motosikleti satın almak üzere 2018 yılının yaz aylarında anlaştığını, o sırada motosikletin üzerinde plaka bulunduğunu ancak K.O.nun motosikletin trafikten men edildiğini söylediğini, iki hafta sonra K.O. ile yeniden buluştuklarında motosiklet üzerinde plaka olmadığını, aradan geçen sürede kardeşinin motorun silindirlerini dağıttığını söyleyen K.O.dan motosikleti bu hâlde 350 TL karşılığında satın aldığını ve tamir edilmesi için ağabeyi A.nin işyerine getirdiğini, motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğini savunmuştur. E.nin beyanları, ağabeyi A.nin Bilgi Alma Tutanağı adı altında kollukta alınan ifadesiyle benzer mahiyettedir. Kolluk tarafından düzenlenen 4/10/2018 tarihli tutanakta; aynı tarihte kendiliğinden karakola gelen K.O.nun kimlik bilgilerine göre 18 yaşından küçük olduğunun tespit edildiği, bu kişiyle yapılan görüşmede motosikleti Finike ilçesinde ikamet ettiğini ve aynı zamanda komşusu olduğunu belirttiği başvurucudan 2018 yılının Temmuz ayında 500 TL karşılığında satın aldığını söylediği, başvurucu hakkında yapılan araştırma sonucunda başvurucunun hırsızlık suçundan hükümlü olarak açık ceza infaz kurumunda bulunmakta iken firar ettikten sonra yakalanarak kapalı ceza infaz kurumuna gönderildiği, 2/10/2018 tarihi itibarıyla da Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) sevk edildiği bilgilerine yer verilmiştir. K.O. suça sürüklenen çocuk sıfatıyla Başsavcılıkta alınan ifadesinde de E.nin beyanlarını ve kolluk tarafından düzenlenen 4/10/2018 tarihli tutanak içeriğini tekrar ederek suça konu motosikleti çalıntı olduğunu bilmeden başvurucudan satın aldığını savunmuştur. Başvurucu; Başsavcılıkta alınan savunmasında K.O.ya motosiklet satmadığını ve şikâyetçiye ait motosikleti çalmadığını, hafızasında sorunlar olduğu için böyle bir olayı da hatırlamadığını beyan etmiştir. Soruşturmanın tamamlanması üzerine Başsavcılık 3/12/2018 tarihinde düzenlediği iddianame ile başvurucu hakkında hırsızlık suçundan Demre Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. Yargılamanın 6/3/2019 tarihli ilk oturumunda hazır edilen R.A. soruşturma evresinde alınan beyanlarını tekrar ederek motosiklet nedeniyle oluşan zararının giderilmediğinden bahisle davaya katılma talebinde bulunmuş, Mahkemece R.A.nın katılan sıfatıyla davaya kabulüne karar verilmiştir. 13/3/2019 tarihli ikinci celsede Mahkeme, katılan R.A. ile aynı binada oturan ve duruşmada hazır bulunan R.E.nin tanık sıfatıyla ifadesini almıştır. R.E. ifadesinde, soruşturma evresindeki beyanını tekrar etmiştir. Başvurucu 22/3/2019 tarihli son celsede Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmada hazır edilmiş ve savunmasında K.O.nun kendisine iftira attığını, olay tarihinde Adrasan'da tur düzenleyen bir teknede çalıştığını, olay yerine gelmediğini, Adrasan'da tanımadığı bir kişiden 250 TL karşılığında motosiklet satın aldığını ancak aldığı motosikletin katılanın motosikletinden farklı renkte olduğunu, katılanın motosikletini çalmadığını beyan etmiştir. Mahkeme 22/3/2019 tarihli kararıyla başvurucuyu hırsızlık suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Gerekçeli kararda kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, tanık R.E.nin ve motosikletin bulunması üzerine beyanları alınan A. ve E.nin soruşturma evresindeki ifadelerine değinildikten sonra şu tespite yer verilmiştir:"Mahkememizce yapılan yargılama sonucu toplanan deliller, iddia, savunma, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde saat 01:21 sıralarında müştekinin ... ikametin[in] önüne park ettiği ... plaka sayılı kırmızı renkli ... motosikleti sanığın çaldığı, sanığın katılanın zararını gidermediği ve sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın motosikleti çaldıktan sonra [suça sürüklenen çocuk K.O.ya] motosikleti sattığı, [suça sürüklenen çocuk K.O.nun da] motosikleti [E.] isimli kişiye sattığı, müştekinin de tesadüf eseri [E.nin] iş yerinde kendi çalınan motosikletini görerek tanıdığı ve hırsızlık suçunun bu şekilde ortaya çıktığı anlaşılmakla her ne kadar sanık atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de, tanık [R.E.nin] beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığından sanığın üzerine atılı müsnet suçu işlediği vicdani kanaatine varıl[mıştır.]" Anılan hükme karşı Başsavcılık, başvurucunun fotoğrafları çektirilerek olay anına ilişkin CD görüntüleriyle karşılaştırılmak suretiyle görüntülerdeki kişinin başvurucu olup olmadığının belirlenmesi ve katılan ile aynı binada oturan tanık R.E.ye teşhis yaptırılması gerektiğinden bahisle, başvurucu da atılı suçu işlemediğine dair savunmasını tekrar ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Daire) başvurucunun başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderdiği müzekkere ile başvurucunun teşhise elverişli fotoğraflarının çektirilerek Daireye gönderilmesi talimatı vermiştir. Bu talimat doğrultusunda temin edilen fotoğrafların gönderilmesi üzerine Daire 2/12/2019 tarihli ara kararı ile olay anına ilişkin görüntüleri içeren CD ve başvurucuya ait fotoğrafların karşılaştırılarak rapor düzenlenmesi hususunda bilirkişi atamıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenerek Daireye sunulan 18/12/2019 tarihli raporda; başvurucuya ait fotoğraflar ile kamera kayıtlarından temin edilen kişiye ait görüntülerin karşılaştırılması sonucunda boy, kilo, vücut kısımlarının diziliş ve düzeni ile morfolojik açıdan bu kişilerin benzerlik gösterdiği, dolayısıyla fotoğrafları çekilen başvurucunun kamera görüntülerindeki kişi olduğu mütalaa edilmiştir. Daire 27/12/2019 tarihli kararında, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki değerlendirmeye de yer vererek istinaf başvurularını kesin olmak üzere esastan reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 13/1/2020 tarihinde öğrendikten sonra 4/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.