6. Ceza Dairesi 2009/25532 E. , 2010/3602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, Hakaret, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet- Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklara her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanıklar savunmanl
**6. Ceza Dairesi 2009/25532 E. , 2010/3602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, Hakaret, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet- Kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklara her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanıklar savunmanlarının duruşmalı temyiz inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, A- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hakaret suçu nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanık ... hakkında hakaret suçuyla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 231/12. maddeleri uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 647 sayılı Yasanın, 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 50/5.maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, sanıklar ... ve ...’e hakaret suçu nedeniyle hükmolunan cezaların türü ve miktarına nazaran 1412 sayılı CMUK.nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1.maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz talebinin kısmen istem gibi REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca, hükümlü yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2.fıkrasına göre sanık ... hakkında hakaret suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçları nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, C- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma ve sanık ... hakkında ruhsatsız tabanca taşımak suçları nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Katılan ...’ın olay öncesinde sanık ...’e ait birahanede garson olarak çalışan tanık ...’nın telefon numarasını arkadaşı aracılığıyla öğrenip tanıştığı, olay günü tanık ...’yı iş çıkışı alıp gezmek amacıyla anlaştıkları, katılanın olay yerine arkadaşı olan tanık ... ile birlikte gittiği, adı geçen tanığın birahane dışında beklediği, katılanın birahaneye girip tanık ...’nın işinin bitmesini beklediği sırada, sanıkların katılanın oturduğu masaya gelip ne iş yaptığını ve hangi amaçla işyerine geldiğini sordukları, sanıkların kesin olarak saptanamamakla birlikte, katılanın kendilerine ait işyerinde çalışan bir bayanı gezmek veya birlikte olmak amacıyla dışarı çıkarmak istemesini kabullenemeyip aralarında atıştıkları, sanıkların katılanı hep birlikte döverek birahanenin üstü açık yazlık bölümüne götürdükleri, bu sırada katılana ait üzerinde taşıdığı beylik tabancasını aldıkları, bahçede katılanın elini bağlayıp döverek, hakaret ve tehdit etmeye devam ettikleri, katılandan dışarıda bekleyen arkadaşını çağırmasını istediklerinde, olumsuz cevap almaları üzerine katılana ait telefonu arkadaşını arayabilmek amacıyla aldıkları, bu esnada dışarıda bekleyen tanık ...’un ihbarıyla olay yerine kontrol etmeye gelen polis ekiplerini fark edip telaş ve panikle katılana ait telefonda ellerinde olduğu halde dışarı çıktıkları, polislerin gitmesinden sonra tekrar katılanın yanına gidip dövmeye devam ettikleri, bir süre sonra ellerini çözüp bıraktıklarının anlaşılması karşısında; 1- Suça konu cep telefonunun çağrı üzerine kendiliklerinden karakola gelen sanıklar ... ve ...’ya ait araçta bulunması, yağma kastıyla alınan bir telefonun karakola geldiklerinde, aranıp bulunması mutlak olan araçta bulunmasının veya unutulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, özellikle tanık ... ... ile ... ...’ün anlatımları, sanıkların bu konuda aksi kanıtlanamayan savunmaları, suça konu tabancanın olayın akabinde sanık ... tarafından iade edilmek istendiğinin belirtilmesi, olayın başlangıç ve gelişimi, tabancanın alınış şekli gibi hususlar gözetildiğinde, sanıkların Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapan bir kişinin beylik tabancasını sonuçlarının çok ağır olacağını ve yakalanacaklarını bile, bile yağma kastıyla almalarının mantıklı olamayacağı, olay sırasında katılanın üzerinde yağmalanabilecek para ve başka cep telefonu olmasına karşın bunların alınmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanıkların suça konu tabanca ve cep telefonunu yağma kastıyla aldıklarına ilişkin savunmalarının aksini ispatlayan, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yağma suçu ile ilgili yazılı biçimde karar verilmesi, 2- Suça konu tabancanın olay sırasında katılanın üzerinden başka bir sanık tarafından alındığı ve olaydan 2-3 saat sonra sanık tarafından kolluk kuvvetlerine teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; tabancanın iade edilmek amacıyla alınıp taşındığına ilişkin savunmanın aksini kanıtlayan delillerin neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, sadece kısa süreli olaya mahsus silah bulundurma eyleminde, ne surette taşıma kastının oluşacağı da tartışılmadan, sanık ... hakkında ruhsatsız tabanca taşıma suçundan ceza verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde hükmün (A) ve (B) bentleri yönünden oybirliğiyle, (C) bendindeki bozma nedeni ile ilgili ... ve ...’in muhalefeti ile oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yağma suçu (cebir) artı (tehdit) ile malın alınması veya teslime zorlanmasıdır. Bu bağlamda icrai hareketle işlenebilir. Gasp suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması ile yağma suçu oluşur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5237 sayılı Yasanın 21. maddesinde yer almıştır. Kast suçunun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde kastın unsurları a)Bilme; (Fail hangi hareketin önceden suç oluşturacağını bilmelidir.) B)İsteme; (bilme istemeyi kapsamadığı için bilme yanında isteme unsuru da gerçekleşmelidir.) Esasen failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğinin belirlenmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olmalıdır. Başka bir deyişle failin olay öncesi, sırası ve sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü olarak alınmalıdır. Somut olaya gelince; Yakınan ...’ın Asteğmen ...’dan temin ettiği telefon numarasına göre 12.11.2008- 13.11.2008 günlerden başlayan 24.11.2008 günü saat 12.15’den 23.48'e kadar belli aralıklarla tanık ... ile konuşup, mesaj yoluyla iletişimde bulunduğu olay günüde yüzyüze görüşmek ve buluşmak üzere arkadaşı tanık ... ile Samsun İlinden Bafra’ya geldikleri, Yakınan ... ve tanık ...’un tanık ...’nın çalıştığı ... adlı birahaneye girmeden oto içinde bekledikleri tanık ... ve tanık ... ...’ün (takma adıyla ...) ısrarlı davetleri sonucu yakınan ...’ın anılan birahaneye geçip gösterilen bir masaya oturup, alkolsüz içecek alıp tanık ...’yı beklediği sırada, birdenbire sanıkların yakınan dışında salonda bulunan tüm müşterileri kapatıyoruz diyerek saat 00:30 sularında dışarı çıkarıp, yakınan ...’a kim ve ne sebeple geldiğini sorduktan sonra darp ederek belinden silahını, ardından da 0543 ... 99 nolu hattının takılı bulunduğu Nokia 62301 telefonunu zorla alıp, dışarıda kalan arkadaşını çağırmasını istedikleri yakınanın beni bırakıp gitti demesine rağmen sanıkların yakınana hakaret edip, silahla tehdit ederek etkili eylemlerini sürdürerek yoğun bir baskı oluşturdukları, tanık ...’in yakınanın durumundan duyduğu endişe ile olayı polise 00:30 sıralarında ihbarı üzerine 8246 kod nolu ekibin olay yerine geldiği, bu durumu fark eden sanıklardan ... ve ...’in iş yerinin dışına çıkıp kapatmak üzere olduklarını yansıtan bir görüntü verip, sorulunca da bir olay olmadı içeride müşteri yok şeklinde belirtmeleri, etkisiz kılınarak içeride tutulan yakınan ...’u fark etmeyen kolluk gücünün polis merkezine döndüğü tanık ...’un bu kere yakınanın kullandığı 0505... 24 nolu telefonunu aradığında yakınanın darp edildiğini halen anılan birahane içerisinde tutulduğunu belirtmesi üzerine polis ekibinin bir kez daha olay yerine doğru hareket ettiği sırada sanıkların, yakınanı tehditle ve zorla dışarı çıkarıp, yakınanın üzerinden zorla alınan silah ve telefonunu geri istemesine karşı iade etmeden olay yerinden ayrıldıkları, yakınanın polis ekibinin gelmesi ile sanıkların kaçtığı 55 ... 636 plaka nolu Şahin otoyu bildirdiği 8233 nolu asayiş ekibinin anılan otoyu ... Mahallesi ... Sokak da görüp dur ikazına rağmen otonun kaçmaya çalışması üzerine önüne geçerek durdurduğu, otoyu kullanan sanık ...’in bu şekilde yakalandığı sanık ...’in telefonundan olay yerinde olan sanık ...’in aranıp polis merkezine çağrıldığı sanık ...’in diğer sanık ...’nın kullandığı 55 ... 622 plakalı oto ile geldikleri saat 01. 35 ‘de bu şekilde yakalandıkları otoda yapılan aramada ön koltuk altında dışardan görünmeyecek biçimde saklanmış halde suça konu telefonun elde olduğu, tanık ...’in aranması sonunda sanık ...’in suça konu silahı polis merkezine getirmesi ile de bu zanlının 04.00 sularında yakalandığı, yakınanın iç cebinde olduğu için sanıklarca fark edilmeyen 0 505... 24 nolu telefonu ile arkadaşı tanık ...’tan 25.11.2008 günü 00.20’den 01.39’a kadar arayıp, mesaj atarak yardım talebinde bulunduğu iddia, tanık anlatımı, telefon belgeleri, 25.11.2008 günlü tutanak ve tutanağı doğrulayan tutanak düzenleyicilerinin antlı anlatımları ile sabit olan olayda; oluş ve dosya kapsamı ile örtüşen mahkeme kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş buna göre de sanıkların kast ve eylemlerinin yağma suçunu da oluşturduğu inancı ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak olunmamıştır.