(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/8554 E. , 2013/7993 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık hakkında "dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına,…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/8554 E. , 2013/7993 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık hakkında "dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek 13/04/2012 tarihinde katılan ...'ın yetkilisi olduğu firmanın Şereflikoçhisar fabrikasına gelip hurda demir satın alma hususunda katılan ile anlaşıp, katılandan alacakları hurdayı yaptıkları araştırma neticesinde tespit ettikleri tanık ...'nun Aksaray'daki firmasına satma hususunda tanık ile anlaştıkları, aynı gün Aksaray iline gelen sanıkların yol üzerinde gördükleri TOKİ konutların inşaatına gelip saha sorumlusu tanık ... ile konuşup inşaat alanındaki hurdaya alıcı oldukları, tanığın patronlarına sorması gerektiğini söylemesi üzerine sanıkların oradan ayrılıp rastgele dükkan tabelalarından tespit ettikleri şikayetçiler ... ve ...'in cep telefonundan arayıp görüştükleri şikayetçi ... 'e sanık ...'ın kendisini TOKİ inşaat şefi ... olarak tanıtıp ellerinde hurda bulunduğunu satın alıp alamayacağını sorduğu, şikayetçinin alabileceğini söyleyerek diğer şikayetçi ...'ı sanıklara yönlendirdiği, sanık ...'in şikayetçi ... ile TOKİ inşaat alanına gidip alandaki hurdayı şikayetçiye gösterdiği, hurdaya alıcı olan şikayetçilerin sanıklara malın ertesi gün teslim edileceği vaadine inanarak 2.000,00 TL kaparo verdikleri, ertesi gün katılan ...'nın yanına gidip katılana teminat olarak boş çek yaprağı veren sanıkların iki tır dolusu hurdayı yola çıkardıkları ancak sanıkların verdikleri sevk irsaliyesi üzerinden malı teslim alacak firma ile irtibata geçen katılanın sanıkların kendisini aldattığını anlayarak Aksaray'da sanık ... ve tırları kolluğa yakalatması şeklinde gerçekleşen iki olayda, sanıkların şikayetçiler ... ve ...'den kaparo alarak eylemlerini tamamlamış olmaları, katılan ...'nın malı tırlara yükleyip göndermiş olması ve sanıkların suça konu hurdayı hakimiyet alanına geçirmiş olması nedeniyle tamamlanmış suçtan cezalandırılmaları yerine eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı kabulü ile sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İddianamede sanıkların gerek katılan ...'a gerekse şikayetçiler ... ve ...'e yönelik eylemlerinin ayrı ayrı anlatılmış olması karşısında, mahkemece 5237 sayılı TCK.nun 157/1 maddesinin iki kez uygulanması ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı tanınarak haklarında her iki suçtan yargılama yapılıp hüküm tesisinde isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2)Sanık hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Sanık hakkında 28/05/2012 tarihli iddianamede 5237 sayılı TCK.nun 267/4 maddesi delaleti ile anılan yasanın 109. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi açılan bir kamu davası bulunmadığı, 5271 sayılı CMK.nun 225/1 maddesi uyarınca hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verileceği cihetle, açılmamış davadan ek savunma tanınarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.