2. Hukuk Dairesi 2010/1963 E. , 2011/3263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan h
**2. Hukuk Dairesi 2010/1963 E. , 2011/3263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.02.2011 (Prş.) KARŞI OY YAZISI Boşanma davası devam ederken ölen davacının mirasçılarına , davalının kusurunun tespiti için davaya devam etme hakkı tanıyan Türk Medeni Kanununun 181. maddesinin (2.) fıkrasındaki “davacının” ve “davalının” sözcükleri Anayasa Mahkemesi'nin 21.1.2010 tarihli 2008/102 esas 2010/14 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal kararı 22.10.2010 tarihli 27737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Yüksek mahkeme , iptal kararında “iptal nedeniyle hukuksal boşluk doğacağını kabul etmiş ve meydana gelecek hukuki boşluğu kamu yararına ihlal edici nitelikte görerek yeni yasal düzenleme yapılması amacıyla , iptal hükmünün , kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceğine karar vermiştir. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Yasama Organının erteleme süresi içinde yeni yasal düzenleme yaparak iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu doldurması Anayasa gereğidir. (Anayasa m. 153/4) Ne var ki, erteleme süresi içinde Yasama Organınca yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı , yapılması halinde de , iptale doğan hukuki boşluğun ne şekilde doldurulacağı bu aşamada bilinmemektedir. İptalle doğan hukuksal boşluk erteleme süresi içinde doldurulmadığı takdirde kararın yürürlüğe girdiği andan itibaren ölenin mirasçılarına tanınan davayı takip hakkının yasal dayanağı kalmamış olacaktır. Bu süre içinde Yasama Organının tasarrufta bulunması halinde ise uyuşmazlık , getirilecek olan ancak bu aşamada bilinmeyen yeni düzenlemeye göre çözülecektir. O nedenle , erteme süresinin bitmesi beklenmelidir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.