6. Ceza Dairesi 2023/12701 E. , 2023/12857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/176 Esas,2021/811 Karar SUÇ : Tehdit, hakaret, kasten basit yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz ed
**6. Ceza Dairesi 2023/12701 E. , 2023/12857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/176 Esas,2021/811 Karar SUÇ : Tehdit, hakaret, kasten basit yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2012 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 125/1, 86/2, 35, 53, 58 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2013 tarihli ve 2012/524 E, 2013/445 K sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 62/1, 53, 58 maddeleri gereğince 5 ay hapis; 125/1,62/1,53,58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 86/2,35,62,53,58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis, cezaları ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.11.2018 tarihli ve 2016/4155 Esas,2018/20333 Karar sayılı ilamı ile; ".. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve basit yaralamaya teşebbüs suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında, bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2-Kabule göre de; a-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ula Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/207 Esas, 2007/75 Karar sayılı ilamı ile ilgili zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, b-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması.." Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2019/269 Esas, 2019/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun’un 106/1,62/1,53,58 maddeleri gereğince 5 ay hapis; 125/1, 62/1, 53, 58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 86/2, 35, 62, 53, 58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis, cezaları ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/2718 Esas, 2021/165 Karar sayılı ilamı ile, " Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamda, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan bu hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, tekerrür hükümleri ile seçimlik ceza öngören hakaret ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarında TCK'nın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezası seçme koşullarının oluşup oluşmadığının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 2-Kabule göre de; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5.maddenin (d) bendi ile; "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19/08/2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu.." Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 62/1, 53, 58 maddeleri gereğince 5 ay hapis; 125/1,62/1,53,58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 86/2, 35, 62, 53, 58 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis, cezaları ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın Temyiz Sebepleri Mahkûmiyet kararının hatalı olduğunu beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Vesaire İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Karı koca olan ... ve ... ile, komşuları olan ... arasında, ...'ın köpeğinin ... ve ...'ın evinin bahçesine girmesi nedeniyle tartışma çıktığı, tartışma sırasında ... ile ...'ın karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, ...'ın ...'e karşı sinkaflı küfür ettiği, dövmekle tehdit ettiği ve taş attığı, ancak taşın isabet etmediği, böylece hakaret, tehdit ve yaralamaya teşebbüs eylemlerini gerçekleştirdiği, eylemlerin sanığın kolluk ifadesindeki hakaret ettiğine ilişkin kısmi ikrarı, katılanlar ... kendi eylemlerine ilişkin ikrarlarını da içeren ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle samimi bulunan beyanları ile de doğrulandığı, böylelikle sanık ...'ın üzerlerine atılı suçların sübut bulduğunun, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Katılan ...'ün soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle; "..... isimli şahıs eşime hitaben "sen utanmıyor musun külotla dolaşmaya sende olan bende de var istersen gösterebilirim" dedi daha sonra bana seni eşini neden böyle gezdiyorsun dedi bende, "işten geldi elini yüzünü yıkadı" dedim bana "seni si..rim, başka yere götürür si..rim" diyerek üzerime yürüyüp dövmekle tehdit etti bende "siz çokmu namuslusunuz" dedim bana hitaben "gel seni burada si..ceğim" diyerek taş fırlattı taş bana gelmedi.." kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise özetle, "..ifadeyi aynen tekrar ederim. Olay günü eşim eve geldiğinde ayaklarını yıkamak için elbisesinin atkısını çıkardı, bunu gören ... "sen böyle dolaşmaya utanmıyor musun" dedi, eşimle tartıştı, bu arada bana da laf attı, "seni sinkaf ederim" dedi, ben de "sen çok mu namuslusun" dedim, beni dövmekle tehdit etti, daha sonra da evinin üzerinden bana taş attı, kaçmasaydım taş bana gelecekti..." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. 3. Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle, ".. köpeğim ...'a havlamış oda köpeğe dönüp bağırmaya ve küfür etmeye başladı bende niye küfür ediyorsun iç çamaşırıyla dışarı çıkman bile yanlış o da bana kızkardeşin kocaya kaçtı ona sahip çıkamadın köpeğe mi sahip çıkacaksın deyince bende "a..na kodumun çocuğu" dedim bu sırada ... dışarı çıkıp bana taş attı bana gelmedi her ikisi bana bağırmaya başladı ben de evime gittim.." kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle, ".. olay günü köpeğim, ... 'ın bahçesine indi, ben de köpeğimi almaya aşağı indim. ... ve ...'a izah etmeye çalıştım ama anlamadılar, bana taş attılar. Ben kesinlikle her ikisine hakaret ve tehditte bulunmadım, taş da atmadım.." şeklinde beyan emiştir. 4.Mağdur ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle, "..evimizde otururken evimizin önüne gelen tanımadığım ... isimli şahıs buraya gel sen utanmıyor musun külotla dolaşmaya seni s.rim dedi bende yapabiliyorsan el yap dedim evimizin önünde ilerleyip senin götü.. s.rim dedi ben evin içine girdim şahıs eşime de seni s..ceğim dedi .. şahıs ayrıca beni dövmekle tehdit etti dedi herhangi bir şekilde birbirimize girmedik sadece ağız dalaşı oldu" kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise, ".. olay günü eve geldiğimde ayaklarımı yıkamak için elbisemi çıkardım, bunu gören ... "sen böyle dolaşmaya utanmıyor musun" dedi, tartıştık, eşime "seni sinkaf ederim" dedi, eşim de ...'a "sen çok mu namuslusun" dedi, bizi tehdit etti, daha sonra da evinin üzerinden eşime taş attı, kaçmasaydı taş eşime gelecekti." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. IV. GEREKÇE A. Mahkûmiyet Kararının Hatalı Olduğunu Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılan ve mağdurun aşamalardaki değişmeyen kararlı ve birbiriyle uyumlu beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, "Hukuki Süreç" paragrafının (3) ve (5) nolu bentlerinde gösterilen bozma ilamı dikkate alındığında, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Vesaire Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, 2.Ancak, a-Sanığın çıkan tartışma sırasında katılanı tehdit etmesi ve ardından taş fırlatmak suretiyle yaralamaya teşebbüs etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin kesintiye uğramaması karşısında, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunun irade açıklaması olup olmadığının tartışılmaması ve yaralama eyleminin irade açıklaması olduğunun kabulü halinde de yalnızca kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerekeceğinin düşünülmemesi, b- Sanık hakkında suç tarihinden sonra kesinleştiği anlaşılan ve tekerrür koşulları bulunmayan Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2010/98 Esas 2012/305 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak alınması, c- Sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, tekerrür hükümleri ile seçimlik ceza öngören hakaret ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi uyarınca hapis cezası seçme koşullarının oluşup oluşmadığının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, d- Oluş ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında yaşanan tartışma esnasında karşılıklı şekilde birbirlerine hakaret ettikleri dikkate alınarak sanık hakkında mağdur ...'a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129/3 maddesi gereğince düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan da 5237 sayılı Kanun'un 129/3 maddesi gereğince düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, e-Kabule göre de, katılana yönelik hakaret suçunun alenen işlendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 125/4 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin (son) fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.