5. Ceza Dairesi 2008/3744 E. , 2012/1862 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Basit zimmet HÜKÜM : Atılı suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve ye…
**5. Ceza Dairesi 2008/3744 E. , 2012/1862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Basit zimmet HÜKÜM : Atılı suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından; TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkümiyetin sonucu olarak hak yoksunluğuna hükmedilmemesi ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 28/04/2009 gün 2008/5-202 Esas, 2009/102 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bu hususun mahkümiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olamayacağı, kararda uygulanmamış olması yalnız başına bozma nedeni teşkil etmeyeceğinden ve infaz sırasında nazara alınması mümkün görüldüğünden, sanığın nüfus kaydında “...” olan baba adının karar başlığında “...” yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden, noterlik gelirlerinin zimmete dahil edilmesindeki yasaya aykırılık ise, mal edinilen diğer kalemlerin miktarına göre TCK'nın 249. maddesinin uygulanma olanağının bulunmaması ve cezasının teselsül hükümleri uyarınca artırılmaması nedenleriyle bu usulsüzlüğün sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.