4. Hukuk Dairesi 2010/7193 E. , 2011/7336 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/01/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile …
**4. Hukuk Dairesi 2010/7193 E. , 2011/7336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/01/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret ve haksız şikayet nedeni ile manevi tazminat talebinden ibaret olup, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olay; hamileliği sebebi ile bir başka hastanede muayene edilen eşine bebeğinin öldüğü söylenen davacı, eşini bir de davacının çalıştığı hastanenin acil servisinde muayene ettirmiş, acil servis kadın doğum doktoru, bebeğin anne karnında ölmüş olduğunu ve ancak hastanın eşinin durumunun acil olmadığını teşhis ettikten sonra hastayı polikinike sevk etmiş, davacı eşini hastane çalışanları yahut hastaların "iyi doktor" olarak söyledikleri davacı doktora muayene ettirmek istemiş, sıra almadan muayene olmak için sırada bekleyen hastalara rağmen, davacının muayenehanesine girip eşinin durumunun acil olduğunu acilden sevk edildiklerini söyleyerek derhal muayane olmak istediklerini söylemiş, davacı doktor; polikliniğe sevk edilen hastanın durumunun acil olamayacağını, muayene olmak için sıra alınması gerektiğini ifade etmiş ve devamında hastanede kendisinden başka kadın doğum doktoru da olduğunu ve üstelik o doktorları bekleyen hasta olmadığını o doktorlara muayene olabileceklerini söylemiş, ancak davalı eşini davacı doktora muayene ettirmekte ısrar etmiş ve bu yüzden meydana gelen tartışmada davacı doktora hakaret etmiştir. Yukarıda özetlenen olayların sonrasında davalı ile hasta olan eşini hastane bahçesinde gören davacı, hastayı hastane acil servisine almış, prosedür işlemlerini takip edip hastaya normal doğum için yatış kararı vermiştir. Öngörülen süre içerisinde normal doğum yapamayan hastayı bizzat kendisi ameliyat edip doğum yaptırmıştır. Olay günü 94 hasta muayene eden bir doktorun sıra almadan muayene olmak isteyen hastayı aynı gün sadece 14 hasta muayene etmiş ve sırada bekleyen hastası olmayan doktorlara yönlendirmesi kabul edilebilir bir durumdur. Davaya konu olaylar davalının haksız ve yersiz ısrarı sebebi ile meydana gelmiştir. Ancak davacı doktor davalının tutumuna rağmen iyiniyetle hastayı acil servise almış ve gereken bütün tıbbı müdahaleleri kendisi takip edip yapmıştır. Böylelikle hastaya dolayısı ile davalıya yardım eden davacı bir de davalının haksız şikayetlerine maruz kalmıştır. Dosya arasına alınan ceza dosyası içeriği de dahil olmak üzere tüm dosya kapsamına göre oluşun bu şekilde olduğu kabul edildiği halde mahkemece davacı lehine takdir olunan manevi tazminat miktarı azdır. Temyiz olunan kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle daha uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmek üzere BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.