T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1389 KARAR NO: 2026/478 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI: 2018/613 Esas - 2022/901 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 27/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1389 KARAR NO: 2026/478 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI: 2018/613 Esas - 2022/901 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 27/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...'in kullanmış oluğu... plakalı motora çarptığını, çarpmanın etkili ile müvekkilinin 23 metre yerde sürüklenerek yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezlikten efor kaybından veya estetik zararlardan dolayı oluşacak maddi zararların tespiti ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin kazandan dolayı yaşadığı ve yaşayacağı manevi tahribatın bir nebze hafifletilebilmesi için 50.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Kocaeli Mahkemeleri olduğunu, kaza tespit tutanağına yönelik itirazların Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan 2018/236 E. Numaralı dosyaya sunmuş olduklarını, ehliyetsiz bir şekilde motorsiklet sürerek kendisini ve diğer araç kullanıcıların hayatını tehlikeye atan, ayrıca gözlüklü olması halinde %38 görme yetisine sahip davacının kusursuz kabul edilip tüm kusurun müvekkile atfedilmesinin kabul edilemyeceğini, Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/236 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kuruma geçerli bir başvuru yapılmaksızın huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan işbu davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, kusur raporu alınması gerektiğini, davalının kask takmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, 139.620,38 TL maddi tazminatın (138.516,86 TL sürekli iş görmezlik, 1.103,52 TL geçici iş görmezlik) %20 oranında mütefarik kusur olan kusur indirimi uygulanmak suretiyle 111.696,304TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine (Davalı ... yönünden 24.08.2017 tarih ve poliçe limiti olan 330.000 TL sorumlu olmak kaydıyla , diğer davalı ...... yönünden kaza tarihi olan 08.05.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,) manevi tazminat yönünden; Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 22.000,00-TL manevi tazminatın 08.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dosyaya konu geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 2 defa büyük beyin ameliyatı geçirdiğini, beyninde kalıcı hasar oluşarak algılama ve duyma bozukluğu ile denge sorunu yaşadığını, 9 ay hastane tedavisi gördüğünü, mahkemece takdir edilen maddi ve manevi tazminata bu nedenle itiraz ettiklerini, davalı taraf için takdir edilen Avukatlık ücretide ücret tarifesine aykırı şekilde oluşturulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Başvuru şartının eksiklik giderilmeden yapıldığını, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, iddia edildiği gibi kesin ve kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin olarak resmi ve yetkili bir hastane tarafından kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararını karşılamakla sorumlu olmadığından, tazminat ödenmesine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teknik faiz uygulanmaksızın yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte, TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;ATK raporu ve kusur paylaşımının hakkaniyete uygun olmadığını, davacı ......'un ehliyetsiz olarak trafiğe çıktığını, kask takma görevini yerine getirmediğini, kaza tespit tutanağının aksine müvekkili ...'ın Karayolları Trafik mevzuatı gereğince uyması gereken bütün kuralları harfiyen uyguladığını, gerçeğe ve hukuka uygun kaza tespit tutanağı hazırlandığında kusur oranlarının önemli derecede değişeceğini, maddi ve manevi tazminat talebinin somut olay tazminat şartlarını sağlamadığından yersiz bir talep olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 08/05/2017 günü saat 08:30 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosiklet ile ....Caddesi üzerinde İzmit yönünden Kullar istikametine doğru sol şerit üzerinde seyir halindeyken, olay yeri mahalli kavşağa geldiği sırada, sağ ön kısımları ile, seyrine göre yolun sağ tarafında ...... Sokaktan gelip, sola dönüşe geçen davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ön kısımlarının çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalı sürücü ...'ın KTK'nın 53/1b kuralını, davacı sürücünün KTK 52/1b kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.Mahkemece yargılama sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunda; davalı sürücü ...'ın idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay yeri kavşak mahallinde sola dönüşe geçmeden önce yolu yeterli ve gerekli şekilde kontrol etmesi, solundan bölünmüş yolu takiben yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araçların varlığı halinde bu araçlar geçişlerini tamamladıktan sonra kontrollü bir şekilde dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, solundan bölünmüş yolu takiben yanaşan ilk geçiş hakkına sahip araca rağmen kontrolsüzce kavşağa girip dönüşe geçmesi sonucu meydana gelen olayda, %80 oranında asli kusurlu; davacı sürücü ...'in idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, kavşak mahalline yaklaşırken kontrollü ve her an tedbir alabilecek vaziyette seyrini sürdürmesi, sağından tali yolda çıkışa geçen aracı gördüğünde zamanında ikazla birlikte etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, %20 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulan -acak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K. sayılı kararı). Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı ... ve davalı sigorta şirketine başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle davalıların temerrüde düşmüş olacağının gözetilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K. sayılı kararı).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenme sinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve tespit edilecek maluliyet oranının davalı lehine değişmesi halinde göre hükme esas alınan 26/10/2021 tarihli ek rapor tarihindeki veriler baz alınarak aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Kabule göre ; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesinde manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmünün gözetilmeden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile maluliyet oranıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; maluliyet raporu alınması gerekmekte olup bu halde maluliyet netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026