Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu SGK) tarafından bağlanan emekli maaşının iptali ile yersiz ödenen maaş, sağlık giderleri ve primlerin tahsili işlemine karşı açılan davanın kanun ve usule aykırı olarak reddedilmesi nedeniyle mülkiyet, adil yargılanma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan emekli maaşının iptali ile yersiz ödenen maaş, sağlık giderleri ve primlerin tahsili işlemine karşı açılan davanın kanun ve usule aykırı olarak reddedilmesi nedeniyle mülkiyet, adil yargılanma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 1/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 23/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 22/10/1984 tarihli BAĞ-KUR'a giriş bildirgesi esas alındığında 1/10/1984 tarihinden itibaren SGK (Kurum) kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. Başvurucu 22/7/2008 tarihli dilekçesi ile yurt dışında 27/5/1983 ile 7/9/1984 tarihleri arasında geçen çalışma süreleri için borçlanma talebinde bulunmuş ve Kurumca 1/10/2008 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. SGK 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'a göre 1/10/2008 tarihinden sonra sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının olması nedeniyle başvurucuya bağlanan yaşlılık aylığını 3/2/2010 tarihi itibarıyla iptal etmiştir. SGK 1/10/2008 ile 3/2/2010 tarihleri arasında ödenen maaş, sağlık giderleri ve tahakkuk eden primlerin ödenmesini başvurucudan talep etmiştir. Başvurucu; ödenen maaş, sağlık giderleri ve primlerin tahsili işleminin iptali ile 1/10/2008 tarihi itibarıyla emekli olduğu ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemiyle Amasya İş Mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama sırasında, 3201 sayılı Kanun'un maddesinin (B) fıkrasının ilk paragrafı 16/6/2010 tarihli ve 5597 sayılı Kanun'un maddesiyle değiştirilmiş; yurt dışında çalışması nedeniyle emeklilik hakkı kazananların da sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kapsamında çalışabilecekleri hüküm altına anılmıştır. Mahkeme 13/10/2010 tarihli ve E.2010/38, K.2010/178 sayılı kararıyla davayı kabul etmiştir. Kararın gerekçe kısmı şöyledir:"Davacının 01/10/1984 tarihinde esnaf bağ-kur sigortalısı olarak tescilinin yapılarak 0338498645 Bağ-kur numarası ile sigortalığının başladığı, 27/05/1983-07/09/1984 tarihleri arasında Almanya'da geçen çalışmaları nedeniyle 3201 Sayılı Kanun'a göre yapmış olduğu borçlanma talebi kabul edilerek 461 gün karşılığı prim borçlanması yaptığı yasada aranan yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını oluştuğunun kurum tarfından davacıya bildirilmesi sonucu 12/9/2008tarihinde davacının tahsis talebinde bulunduğu davalı kurum tarafından tahsis talebinin kabul edilerek 1/10/2008 tarihi itibariyle 2/01466078 tahsis numarası ile davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre sigortalılığın tescili her türlü yasal şartları haiz olup tahsis talebi de davalı kurum tarafından incelenerek yasada aranan maaş bağlama şartları oluştuğu için yaşlılık maaşı bağlanıp 15 ay ödeme yapıldığı kurumun geçmişe yönelik prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra sigortalının emekliliğini hiçbir sebebe dayandırmadan iptal etmesi ve yatırılan primleri de irat kaydetmesi Medeni Kanun'un maddesindeki objektif iyi niyet kuraları ile bağdaşmayacağından davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/6/2012 tarihli ve E.2010/14187, K.2012/12451 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 16/6/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 5997 sayılı Yasa ile 3201 sayılı Yasanın Maddesinin (B) fıkrasında yapılan değişikliğin geçmişe yönelik uygulanıp uygulanmadığı noktasında toplanmaktadır.3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasa ile değişik maddesinin (B) fıkrasında; “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım ödeneği olanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Sosyal Güvenlik Destek Primi hakkındaki hükümleri, bu kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde yasal düzenleme mevcut iken, 19/06/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa'nın maddesi ile 3201 sayılı Yasa'nın maddesinin (B) fıkrası değiştirilmiş ve “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım Ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın Sosyal Güvenlik Destek primine tabii olarak çalışmasına ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü getirilmiştir.Görüldüğü gibi, 19/6/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primiile çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu yasa hükmünün geçmişe de yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 5/8/2008 tarihinden 19/6/2010 tarihine kadarTürkiye'de sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. Yasada açık düzenleme bulunan hallerde yorum kurallarına gidilmesi ve geçmişe yönelik uygulanması mümkün değildir. Somut olayda, davacının 19/6/2010 tarihinden önce 5510 sayılı Yasaya göre sigortalı çalışması bulunduğu sabit olduğuna göre, bu tarihden önceki dönem itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesinde ve prim bedeli tahsil edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...." Bozma ilamına uyan Mahkeme 28/2/2013 tarihli ve E.2012/176, K.2013/25 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "17/4/2008 tarihli 5754 sayılı Kanunla değişik 3201 sayılı Kanunun maddesinin (B) fıkrasına göre Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar,ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmadığı, yurt içinde veya yurtdışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin aylıklarnın tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlandığı, davacıya yeniden maaş bağlanabilmesi için çalışmasının sona ermesi ve aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunması gerektiği, davacının böyle bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla kurum tarafından yapılan işlemin yasa metnine uygun yapıldığı görülmüştür. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; 19/6/2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye'de destek primiile çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu Yasa hükmünün geçmişe de yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 5/8/2008 tarihinden 19/6/2010 tarihine kadar Türkiye'de sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. Somut olayda, davacının 19/6/2010 tarihinden önce 5510 sayılı Yasaya göre sigortalı çalışması bulunduğu sabit olduğuna göre, bu tarih itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesinde ve prim bedeli tahsil edilmesinde Yasaya aykırılık bulunmadığından, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdakihüküm kurulmuştur." Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/9/2013 tarihli ve E.2013/7524, K.2013/15637 sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama ilamı, 4/10/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; 1/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun maddesi şöyledir: "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." 3201 sayılı Kanun'un maddesinin (A) fıkrası şöyledir:"Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;a) Yurda kesin dönülmüş olması,b) Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olması,c) Borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,şarttır.Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi hükümlerine göre bağlanır." Olay tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun'un 5797 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki maddesinin (B) fıkrası şöyledir: "Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır." 3201 sayılı Kanun'un 5797 sayılı Kanun'un maddesi ile yapılan değişikliktensonraki maddesinin (B) fıkrası şöyledir: "Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır."