Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- açtığını, müvekkilinin, yiyecek içecek işinde deneyimsiz olması nedeni ile işletmeci arayışına girdiğini ve yiyecek içecek işinde deneyimli olan ve yıllardır garsonluk işletmecilik yapan, davalı------- bahse konu meyhanenin açılışından itibaren, --- yıl süre ile çalışması işletme müdürlüğü yapması hususunda anlaştığını, davalı---- bahse konu anlaşma gereği, --- yıllık çalışması sonucunda ödenmek üzere davaya konu,---- bedelli çekin keşid
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 01/12/2009 keşide tarihli 6.500,00.TL'lik çekle ilgili olarak bankanın ödediği tutar düşülerek 6.030,00 TL üzerinden icra takibi yaptığını, davalı borçlulardan ... açtığı davada İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk mahkemesinin 2013/551 E ve 2014/209 K sayılı dosyası ile icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılması karar verildiğini, davalı borçluların bu kararın verilmesi ile takip konusu borcu ödemedikleri gibi sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde de zenginleştiklerini belirterek, 6.030 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin, katıldığı tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarında, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığını, davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle açıldığını, bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceğini, davaya konu çekte müvekkilinin keşideci değil, ciranta olduğunu, her ne kadar cevap dilekçesi sunmamışlar ve cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunmamışlar ise de sözlü olarak ıslah beyanında bulunduklarını ve ıslah ile zamanaşımı definde bulunduklarını, benzer bir dava nedeniyle İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/88 Esas sayılı dava dosyasında müvekkili hakkında davanın reddine karar verildiğini, söz konusu dosyanın emsal olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/11/2017 tarih ve 2015/89 Esas - 2017/1095 Karar sayılı kararı ile; "....Tüm bu açıklamalar muvacehesinde davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla süresinden sonra ıslah yolu ile ileri sürmüş olduğu zaman aşımı definin mahkememize reddine karar verilmiştir... İddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ödenmeyen çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, hamilin arada temel ilişki bulunduğu cirantaya ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye karşı talepte bulunabileceği, sebepsiz zenginleşmeye dayalı talep yönünden ispat külfetinin keşideci davalıda olup, keşideci davalının sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının davaya cevap vermediği gibi herhangi bir delil de ileri sürmediği, bu şekli ile davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın keşideci davalı ... yönünden kabulüne ve fakat çekte ciranta olduğu anlaşılan davalı ... Ltd. Şti. yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/6102 Esas, 2017/332 Karar sayılı ve 23/01/2017 günlü kararı) Davalı ...'un dava konusu çekte keşideci olmayıp her ne kadar ciranta ise de ve TTK. 732. mad. gereğince iş bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceği düşünülebilir ise de -ki davalı ... vekili tarafından da bu davanın sadece keşideci aleyhine açılabileceği ileri sürülmüştür- Dava konusu çekin davalı ... tarafından davacı hamil alacaklı ...'ya ciro edildiğ görülmekle alacaklı hamil ... ile davalı ciranta ... arasında bu durumda akdi ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar TTK. 732. mad. gereği ciranta ... aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iş bu dava açılamaz ise de taraflar arasında akdi ilişki nedeniyle davacının akid tarafı olan davalı ciranta ...' a akdi ilişki çerçevesinde müracaatı her zaman mümkündür. Bu durumda hamilde bulunan çek nedeniyle hamilin çekte yazılı alacağının ödenmediği karinesi mevcut olup hamil ile akdi ilişki içerisinde bulunan davalı ...'nun çek bedelinin yazılı belgelerle ödendiğini ispat etmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/144 Esas, 2016/8812 Karar sayılı ve 14/11/2016 günlü kararı da aynı yöndedir.) " gerekçeleri ile; " 1-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden açılan DAVANIN REDDİNE, 2-Davalı ...'un zamanaşımı defininin reddine, 3-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 6.030,00 TL çek bedelinin keşide tarihi olan 01/12/2009 gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece sebepsiz zenginleşme nedeniyle çekte ciranta olan müvekkili aleyhine dava açılamayacağı kabul edilmesine rağmen müvekkili ile davacı arasında akdi ilişki olduğu ve müvekkilinin çeki ödemediği karinesi mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Aynı konuda başka mahkemelerde açılan bağlantılı davaların reddedildiğini ( İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/88 E. sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/89 E. sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/91 E. sayılı dosyası)TTK'nın 778 ve 732. maddeleri gereğince çekten kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak ancak keşideciye karşı dava açılabileceğinden, ciranta olan müvekkiline karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini,Dava konusu çeke dayalı yapılan icra takibinin, İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/551 E - 2014/209 K sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle iptal edildiğini, yani çekin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın bu kere TTK' nın 778 ve 732 maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak huzurdaki alacak davasını açtığını, TTK'nın 778. maddesinin göndermesi ile TTK'nın 732. maddesine göre olayda olduğu gibi zamanaşımı nedeniyle keşidecinin çekten doğan yükümlülüklerin düşmesi halinde çek keşidecisinin, çekin hamiline karşı onun zararına zenginleşmiş olabileceği kadar borçlu kalacağını, dolayısıyla TTK'nın 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın ancak keşideciye karşı açılabileceğini ve müvekkili ciranta olduğundan, aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, Davanın, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı tarihten yaklaşık 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini,Müvekkiline yapılan ilk tebligatın usulsüz olup, müvekkilinin davaya muttali olması ile süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğunu, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılması nedeniyle akdi ilşkiye dayanılamayacağı gibi, aksinin düşünülmesi halinde dahi, akdi ilişki nedeniyle alacak olduğu iddiasını ispat yükü davacıda olup, davacının alacağını ispat edemediğini, davanın açıkça sebepsiz zenginleşmeye dayanması nedeniyle mahkemenin re'sen akdi ilişkiye girmesi ve akdi ilişki gereğince müvekkilinin borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Akdi ilişkiye dayanılmasının mümkün olduğu düşünülse dahi, dava konusu çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olacağı ve yazılı delil başlangıcı olan mezkur çekin tek başına alacağın olduğuna karine teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu çekten dolayı alacağı olduğunu iddia eden davacının temel ilişkiye dayalı olarak alacaklı olduğunu başka diğer delillerle ispat etmesi gerektiğini, Dava konusu olayda. davacının sadece sebepsiz zenginleşmeye dayanması, akdi ilişkiye dayanmaması ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılan çekle ilgili temel ilişkiye dayalı olarak alacağı olduğuna dair hiç bir delil sunmaması, davasını ispat edememesi karşısında en son olarak müvekkiline yemin teklif edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, yan delille ispatlanamayan çekle ilgili dayanaksız olarak karine oluşturarak temel ilişkiye dayanılarak davanın kabulüne ilişkin verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.