11. Hukuk Dairesi 2021/7482 E. , 2023/1628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3693 Esas, 2021/1363 Karar DAVA TARİHİ : 10.08.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/247 E., 2018/164 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar veri
**11. Hukuk Dairesi 2021/7482 E. , 2023/1628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3693 Esas, 2021/1363 Karar DAVA TARİHİ : 10.08.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/247 E., 2018/164 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden Hyundai Motor Company’nin Hyundai markasının bulunduğunu, Türkiye’deki temsilcisinin Hyundai Assan Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, davalı şirketin ikinci el otomobil satış ve kiralama hizmeti verdiğini, dava konusu ihlaleye dayanak teşkil eden reklam filminde, reklam oyuncusunun, “Arabamız satılıktır, kendisi çok sağlamdır, tank gibidir. ...” dediğini, ardından da Ayşe karakterinin araç üzerinde zıpladığını ve aracın üst kısmında büyük bir hasarın meydana geldiğini, davaya konu reklam filminin başta en fazla reyting alan ana akım medya kanallarında olmak üzere, youtube, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yer aldığını, reklam filminde kullanılan araç Hyundai’nin Accent Era modeli olup, Hyundai Motor Company’nin Accent modelinin üretimine 1994 yılında başladığını, 2005 yılından itibaren Hyundai Era olarak isimlendirilen modelin Türkiye’de Hyundai Assan tarafından üretildiğini, reklam filmi ile müvekkili adına tescilli marka hakkında yanıltıcı bilgiler verilerek markanın hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin yarattığı kitlesel tanınmışlık seviyesinin istismar edildiğini, bu sebeple davalının haksız eyleminin müvekkiline ait Hyundai markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, reklam filminde aracın markasının belli olduğunu, jantlarında müvekkiline ait şekil markasının bulunduğunu, marka değerinin ve itibarının zedelendiğini, marka ve ürünün alenen kötülendiğini, itibarını zedeleme amacını taşıyan reklamının açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, prestij ve güvenilirliğini zedeleyerek manevi zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacı Hyundai Motor Company bakımından marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesine göre 5,000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; müvekkili Hyundai Assan bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince haksız rekabet durumunun tespitini, müvekkili Hyundai Assan aleyhine yaratılan haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; reklam nedeniyle davacı firmanın markasına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, davacıya ait markanın reklam esnasında önden ve arkadan hiçbir şekilde görünmediğini, söz konusu reklamın hukuka uygun olduğunu, tecavüzün bulunmadığını, haksız rekabet kapsamında değerlendirilecek bir rekabet alanlarının bulunmadığını, müvekkili firmanın araba üreticisi, servisi, otomotiv firması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “...” reklam filminin 20 saniye süreli olduğu, ihlale dayanak teşkil eden aracın 15 saniye süresince, yandan bütün olarak tam kadraj göründüğü, jant kapaklarındaki amblemlerin kapatılmadığı, aracın ekranda kalış süresi ve görünümünün marka ve modelin ayırt edilmesine imkân verdiği, davalının, ikinci el araç satımına ilişkin bir reklam hazırladığı, reklamın rekabet ortamını etkilemeye fazlasıyla elverişli olduğu, davacıya ait markanın tüketicinin göreceği şekilde ve itibarını etkiler şekilde kullanılmasının tipik bir marka hakkı ihlali olduğu kadar haksız rekabet de oluşturduğu, davacı markasının kötülenmesi ve yeterince sağlam olmadığı algısına neden olduğu, davalı tarafından davacı markasının itibarının ve tüketici nezdinde markanın garanti fonksiyonunun zedelendiği, davacının 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre talep edebileceği maddi tazminatın bulunmadığı,davacı markasının toplumda bilinir ve güvenilir bir araba markası olduğu, söz konusu reklam filmi ile markanın imajının zedelenmesi neticesinde marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacı Hyundai Motor Company ‘ye karşı eylemi nedeniyle davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi tazminatın yasal şartları oluşmadığından bu yöndeki istemin reddine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, itibar tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davalının davacı Hyundai Assan A.Ş.‘ye karşı eylemi nedeniyle davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk raporda marka hakkına tecavüzün bulunmadığının belirtildiği, haksız rekabetin de olmadığını, davacının markasının kötülenmediğini, davacının ticari faaliyetlerini etkilemeyeceğini, reklamın araç satış reklamı olmadığını, itibar kaybına neden olacak bir eylemin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz edilip edilmediği, haksız rekabetin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. 556 sayılı KHK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.