1. Hukuk Dairesi 2008/3835 E. , 2008/6391 K. "" MAHKEMESİ : KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2006 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar,ortak miras bırakanları M.in çekişmeli 11 ayrı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı eşine temlik ettiğini ileri sürerek tapuların iptal ve tescilini istemişlerdir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " muris muvazaa…
**1. Hukuk Dairesi 2008/3835 E. , 2008/6391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KOZAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2006 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar,ortak miras bırakanları M.in çekişmeli 11 ayrı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı eşine temlik ettiğini ileri sürerek tapuların iptal ve tescilini istemişlerdir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece,davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " muris muvazaası yönünden hükme yeterli bir araştırma yapılması,taşınmazların imar görmesi nedeniyle davanın kanıtlanması halinde miras bırakan tarafından yapılan temlikin,ne ölçüde imar parsellerine yansıdığının saptanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyulmasından sonra,davacı A. 30.10.2006 tarihli dilekçe ile miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, dava konusu taşınmazların temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı olmadığı gerekçesiyle davacı A.yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı A.. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden,daha önce davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın " davada ileri sürülen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iddia yönünden hükme yeterli bir araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulduğu, oysa mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere,Yargıtay bozma ilamına uyulmakla orada işaret edilen,benimsenen ilkeler ve olgular doğrultusunda araştırma ve değerlendirme yapılması usuli kazanılmış hakkın kaçınılmaz bir gereğidir. Öte yandan;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.