7. Hukuk Dairesi 2011/3471 E. , 2012/3689 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamında toplanan de
**7. Hukuk Dairesi 2011/3471 E. , 2012/3689 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir. Borçlar Kanununun 44/1. maddesi hükmünde; zarar gören tarafın zararın meydana gelmesine razı olması yahut kendi fiili ile zararın meydana gelmesine veya zararın artmasına yardım etmesi veya zararı meydana getiren kişinin durumunu ağırlaştırması durumunda, hâkime hükmedilecek tazminatta indirim yapma veya tazminata hükmetmekten tümüyle kaçınma yetkisi tanımak suretiyle ortak (müterafık) kusurlu davranışın tazminata etkisini kabul etmiş bulunmaktadır. Zararla sonuçlanan hukuka aykırı bir davranışta bu maddenin uygulanabilmesi için, öncelikle ortak kusurun belirlenmesi gerekir. Bunun için de zarar görenin zarardan kaçınma görevini yerine getirmemesi ile ortaya çıkan davranışının objektif ölçülerle bir kusur sayılıp sayılamayacağı ve bu kusurun zararın meydana gelip gelmemesinde bir payı (illiyet bağı) olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Ayrıca, HUMK'nun 275.maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularda hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Seçilecek bilirkişinin uyuşmazlık konusunda uzman olması gerekir. Somut olaya gelince; davacı, davalıya ait elektrik tellerinin standartlara uygun bir şekilde tesis edilmemesi, gerekli yükseklikte bulunmaması nedeniyle, aracının tellere takılması sonucu yanarak hasar gördüğünü öne sürmüştür. Mahkemece benimsenen kusura yönelik bilirkişi raporunda, davalının hasara neden olan tellere gerekli bakım ve özeni göstermemesi, tellerin yönetmelikte belirtilen yükseklikte tesis edilmemesi sebebiyle, meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu açıklanmıştır. Tellerin yola sarkmış olması nedeniyle hasar meydana gelmiş olsa dahi, gündüz vakti karayolunda seyreden davacıya ait araç sürücüsünün kendisini yol koşullarına uydurarak seyretmesi gerektiği, yönetmelikte belirtilen yükseklikte olmayan telleri görmemesinin de kazanın meydana gelmesinde etken olduğu gözetildiğinde, davalı tarafın tam kusurlu olduğundan değil, ancak bölüşük (müterafik) kusurundan söz edilebilir. Öte yandan, mahkemece hasar bedelinin hesabı yönünden, davacının ticari defterleri ile önceki yıllara ait vergi kayıtları incelenmeksizin, avukat olan bilirkişiden rapor alınmış, raporda araçta meydana gelen hasar bedeli ve gelir kaybı hesaplanmış, mahkemece benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Mahkemece dinlenilen bilirkişinin araçta meydana gelen hasar bedeli ve aracın çalıştırılamamasından kaynaklanan gelir kaybı konusunda uzman olmadığı kuşkusuzdur. Mahkeme hâkiminin konusunda uzman makine mühendisi ve mali müşavirden rapor almaksızın, hasar bedeli ve gelir kaybı yönünden karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular ışığında öncelikle davacının ticari defterleri ile önceki yıllara ait vergi kayıtlarının getirtilmesi, zararının kanıtlanması için taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, daha sonra aralarında elektrik ve makine mühendisleri ile mali müşavirin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu görevlendirilerek davacı ve davalı tarafa açıklanan kusurlu davranışları nedeniyle yükletilmesi gereken müterafik kusur oranının saptanması, davacının ticari defterler ve vergi kayıtlarının inceletilmesi, kar-zarar durumunu, dava dilekçesinde belirtilen dönemde aracın çalışabileceği gün, muhtemel müşteri sayısı ile talep edilen hizmet bedelleri ve giderler dikkate alınarak elde edilebilecek net gelirin saptanması, bilirkişiden bu konuları açıklayıcı, muhtemel kardan yoksunluk zararının ve araçta oluşan hasar bedelinin hesap şeklini gösterir gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.