4. Hukuk Dairesi 2009/6909 E. , 2010/2900 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha…
**4. Hukuk Dairesi 2009/6909 E. , 2010/2900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, etkili eylem nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı tarafından gerçekleştirilen etkili eylem nedeniyle 25 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralandığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, eylemin kışkırtma (tahrik) etkisi ile meydana geldiğinin ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile saptandığı sonucuna varılarak, olay gününden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte maddi ve manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Davacı, kabul edilmesini istediği maddi ve manevi tazminata yasal faiz yürütülmesini istemiş ise de faiz başlangıç gününü göstermemiştir. Faiz başlangıç gününün açıkça belirtilemediği durumlarda, kabul edilen tazminatlara dava gününden itibaren yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde belirtilen yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak ve istek aşılarak, kabul edilen tazminatlara, olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.