11. Ceza Dairesi 2021/27336 E. , 2024/3516 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E., 2020/175 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebil
**11. Ceza Dairesi 2021/27336 E. , 2024/3516 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E., 2020/175 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1....Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarihli ve 2013/432 Esas, 2014/395 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 58 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının 10 eşit taksitte ödenmesi ile hak yoksunluklarına, tekerrür uygulanmasına karar verilmiştir. 2....Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarihli ve 2013/432 Esas, 2014/395 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2017/24588 Esas, 2019/2350 Karar sayılı kararı ile; "...Olay tarihinde müşteki ...'ı cep telefonundan arayan sanığın kendisini savcı olarak tanıtıp kimlik örneğini kötü niyetli insanlar tarafından ele geçirildiği ve terör örgütüne yardım edildiği şeklinde korkutarak müştekiden acilen banka hesabını boşaltmasını istediği, bunun üzerine bankaya gidip kredi kartından 2500 TL para çeken müşteki, bir müddet sonra tekrar cep telefonundan arayan sanığın bildirdiği...isimli şahsa ait İş Bankası hesabına havale ettiği, sanığın bu miktarın yetersiz olduğunu söyleyerek müştekinin 2000 TL daha para havale etmesini sağladığı, banka ve işyeri güvenlik kamerası kayıtlarından parayı çekip alışveriş yapanın sanık ... olduğunun kesin olarak tespit edildiği, sanığın da bu konuda tevilli ikrarda bulunduğu, bu suretle dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı" olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/423 Esas, 2020/175 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte ödenmesine, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... tarafından katılana ait ev telefonu aranarak kendisini savcı olarak tanıtan bir kişinin kimlik örneğinin kötü niyetli insanların eline geçtiği ve terör örgütüne yardım edildiği şeklinde sözler söyleyerek banka hesabını boşaltmasını istediği, bunun üzerine katılan tarafından bankaya gidilerek kredi kartından 2.500,00 TL para çekildiği, ardından sanık tarafından katılanın cep telefonundan arandığı ve çektiği paranın yetmeyeceğini, kartın tüm limitini çekmesi gerektiğini, gerekirse kuyumcudan altın yerine para alıp onu kredi kartı ile ödemesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine 2.000,00 TL'lik daha işlem yaptığı, ardından 4.500,00 TL'yi İş Bankası ...Şubesi BTM'sinden kartsız işlem menüsüne girerek sanığın bildirdiği hesaba 4.500,00 TL olarak gönderdiği, yapılan havalenin 1.500,00 TL'sinin bankamatik kartı ile çekildiği, geri kalan 2.990,00 TL'lik kısmı ile ise yine Mersin ilinde bulunan ...'a ait ... Kuyumculuk isimli iş yerinde aynı kartla alışveriş yapıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanık tarafından katılanın dolandırıldığı iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; gerçekleştirilen dolandırıcılık suçundan dolayı çok pişman olduğunu beyan etmiştir. 3. Katılan beyanında; sanık tarafından zararının giderilmediğini, 4.500,00 TL parayı sanığın bildirmiş olduğu hesaba yatırdığını, sanıktan şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmasını talep etmiştir. 4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve katılanın kendisine gönderilen uzlaştırma teklifini içeren davet mektubuna dönüş yapmadığından bahisle uzlaştırma işlemlerinin sonlandırıldığına ilişkin 27.11.2019 tarihli uzlaştırmacı raporu dosya arasına alınmıştır. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanık ...'ın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/423 Esas, 2020/175 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.