4. Hukuk Dairesi 2009/13976 E. , 2010/10105 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13976 E. , 2010/10105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dava dilekçesi ve oturum günü davalıya 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Davacının dava dilekçesinde yazılı adresine çıkartılan ilk tebligat, bu adresten ayrıldığı belirtilerek tebliğ yapılamadan geri çevrildikten sonra aynı adrese çıkarılan ikinci tebligat “aynı adreste daimi çalışan” açıklaması ile apartman görevlisine tebliğ edilmiştir. Gerekçeli karar davalının yeni adresinde tebliğ edilmiş olduğuna göre dava dilekçesinin davalıya tebliğ ediliş biçimi 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde belirtilen düzenlemelere uygun değildir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 73. maddesi gereğince; yasanın belirlediği ayrık durumlar dışında yargıç, iki tarafı usulüne uygun olarak çağırmadan, iddia ve savunmalarını yasal koşullara uygun olarak bildirmeleri için davet etmeden karar veremez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalıya yöntemine uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf oluşumu (teşkili) sağlamadan, davalının savunma hakkı kısıtlanacak biçimde yargılama yapılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.