İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/06/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:22/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/06/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:19/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:22/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ve eşi ...'nın tatil için Türkiye'ye geldiklerini, 22/09/2017 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın neden olduğu kazada ...'nın hayatını kaybettiğini, davacı ...'ın da yaralandığını, davacı ...'nın davacı ... ve hayatını kaybeden ...'nın kızı olduğunu, annesinin öldüğünü ve babasının da yaralandığı haberini alan davacı ...'nın Türkiye'ye geldiğini ve davalı sürücü hakkında şikayetçi olduğunu, davacı ...'ın kaza sonrası bilinci kapalı bir şekilde yoğun bakımda kaldığını, uzun süre tedavi gördüğünü, ameliyatlarından sonra gözlemci eşliğinde sedye ile ülkesine götürüldüğünü, tüm tedavilerine rağmen tam olarak iyileşemediğini, kızının bakımına muhtaç olduğunu, annesinin ölümünden dolayı yaşadığı elem, acı ve keder sebebiyle 100.000,00 TL manevi tazminatın, babasının yaralanması sonucu çektiği üzüntü nedeniyle 40,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacı ... 'ya verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için; 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, ... 'in uğradığı bedensel zararlar, tedavi giderleri ve dolayısıyla iş gücü kaybından doğan maddi zararın tespiti; maluliyet raporu ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden şimdilik tedavi giderleri yönünden 1.000,00 TL cismani zarar ve işgücü kaybı sebebi ile 10.000,00 TL ve yoksun kaldığı gelir ve destekten yoksun kalma sebebi ile 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 12.000,00 TL maddi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 09/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı tutarını bilirkişi raporu doğrultusunda 58.829,72 TL'ye çıkarmıştır. Davacılar vekili katıldığı duruşmada; davacı ...'ın uğradığı bedensel zararlar için açılan 10.000,00 TL'lik maddi tazminat ile tedavi giderleri için açtıkları 1.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacıların Türk vatandaşı olmadığını, yabancı ülke vatandaşı olan başvuru sahibinin uluslararası hukuk ve bu alanda yapılan sözleşmeler dikkate alınmadan dava açması/tahkim yoluna başvurmasının mümkün olmadığını, başvuru sahibi ve vekilinin müvekkil şirkete başvuru yaptığını ancak ilgili evrakları sunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet halinin ve zararın usulünce belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: Manavgat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, aktüerya bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; alınan Adli Tıp Raporu, ceza mahkemesi dosyası kapsamı, aktüerya bilirkişi raporu, tedavi evrakları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... 'ın kazada yaralanmış olması nedeniyle bedensel zararları ve tedavi giderleri için açmış olduğu maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının kazada yaralanmış olması nedeniyle açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi zararın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının eşinin vefatı nedeniyle açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile; 58.829,72 TL'nin davalı ...'dan kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyen, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 22/01/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, davacının eşinin vefatı nedeniyle açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... 'nın; annesinin ölümü nedeniyle açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, babasının yaralanması nedeniyle açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... vekili adli yardım talepli olarak vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacıların dava açma ehliyetinin araştırılması gerektiğini, davanın teminat gösterilmeden açılmış olmasının bile yalnızca davanın usulden reddini gerektiren bir husus olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, karara esas alınan hesap bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre hesaplama yapıldığını, ilgili raporun kabulünün mümkün olmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyet ilkesine göre çok fazla olduğunu, fahiş tazminat miktarlarının ödenmesinin müvekkili adına imkansız olduğunu, tarafının yargılama giderlerini ve istinaf başvuru giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, bu nedenle adli yardım talebinin de kabulüne karar verilmesini istediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. İSTİNAFA CEVAP: Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun TBK. 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar ve ölüm halinde zarar görenin ve ölenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı ...'ın eşi, ...'nın annesi olan ...'in, davalı sürücü ...'a ait araç ile dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu çarpışmanın etkisi ile kaldırıma savrulan aracın yaya geçicinde geçmekte olan muris ...'ya çarpması sonucunda vefat ettiği, davacı ...'ın ise yaralandığı, davacıların bu nedenle ölen ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep ettikleri, yaralanan davacı ... yönünden ise maddi tazminat, tedavi gideri ve manevi tazminat talep edildiği, yargılama sırasında davacı ...'ın kaza nedeniyle yaralanmasına ilişkin bedensel zarar için açtığı 10.000.00 TL maddi tazminat davası ile tedavi giderleri için açtığı 1.000,00 TL maddi tazminat davasından feragat ettiği, bu nedenle yargılamaya davacı ...'ın cismani yaralanmasına ilişkin manevi tazminat, eşinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, davacı ... için annesinin ölümü ve babasının yaralanması nedeniyle manevi tazminat davaları yönünden devam edildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın kaza nedeniyle yaralanmasına ilişkin bedensel zarar için maddi tazminat davası ile tedavi giderleri için açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerin kabulüne, manevi tazminat istemli davaların ise kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı ...'ın adli yardım talebinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Ülkemiz yargılamasına kural olarak Türk veya yabancı gerçek/ tüzel kişilerin dava açması, davaya katılması, icra takibine girişmesi esasen teminat yatırma şartına bağlı değildir. Ancak kimi durumlarda davacının haksız çıkma ihtimaline binaen teminat yatırılması istenmektedir. Nitekim MÖHUK Hakkında Kanunun 48. maddesi teminat hususunu düzenlemiştir. MÖHUK'ın 48. maddesinde "Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanının karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Türkiye ile yabancının mensup olduğu ülke arasında teminat hakkında muafiyet öngören bir anlaşmanın var olması halinde bu anlaşma hükümleri çerçevesinde yabancı teminat yatırmaktan muaf olabilir. MÖHUK 48/2.'nin amir hükmü gereği ülkeler arasında karşılılık ilkesinin mevcut olması halinde muafiyet hükümleri devreye girecektir. Mahkeme dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılılık esasına göre teminattan muaf tutar. 1954 Tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'nin 17. maddesinde "akit devletlerden birisinde ikamet eden ve diğer bir devlet mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan akit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları veya o memlekette ikametgah veya meskenleri bulunmaması sebebiyle, ne isim altında olursa olsun herhangi bir teminat veya depozito istenemez. Bu anlatımlar doğrultusunda, davacının Rusya vatandaşı olması nedeniyle MÖHUK 48.maddesi ve HMK 84.maddesi geregince resen yapılan incelemede; 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine Türkiye ve Rusya ülkesinin taraf olması ile mütekabiliyet anlaşmasına göre davacılar dava açarken 5718 sayılı MÖHUK 48/2. Maddesi gereğince teminattan muaf oldukları, mahkemece de bu husus tespit edilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin davacıların dava açma ehliyeti olmadığına ve teminatsız dava açamayacaklarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Somut olaya gelince, Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas-... karar sayılı dosya kapsamından sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyrine gereken özeni göstermeyip, yola gereken dikkatini vermediği, seyri sırasında geldiği yaya geçidinde, önünde seyir halinde olan ... idaresindeki motosiklete kontrolsüzce yaklaşıp arkadan çarpması sonrası sola yönelmesi sırasında yaya geçidinden geçmekte olan yayalara da çarpmasıyla meydana gelen kazada maktül ... 'ın ölümüne ve katılan ... 'in hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek ve vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırıkları oluşturacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, ceza dosyası kapsamında alınan sanığın olay saatinden 4 saat sonra alınan doktor raporunda 1,76 promil alkollü olduğu, 2918 sayılı kanun gereğince her saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle sanığın olay saatinde 2,36 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde yüksek promil alkollü olarak araç kullanmak suretiyle bilinçli taksirle hareket ettiği, yapılan yargılama sonucu sanık ...’ın sabit olan eylemine uyan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan TCK.nun 85/2 maddesi uyarınca cezalandırıldığı ve sanığın alkollü bir şekilde araç kullanarak eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından TCK.nun 22/3 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/3 oranında artırılmasına karar verildiği, neticeten 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11 Ceza Dairesi'nin 30/12/2021 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. Ceza dosyası kapsamında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 04/10/2019 tarihli raporunda; sürücü sanık ...’ın asli kusurlu olduğu, sürücü katılan ...'ün kusursuz olduğu, yaya katılan ... ile yaya maktül ...'in kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, ceza dosyası kapsamında alınan ... tarihli trafik bilirkşisi tarafından düzenlenen raporda da sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, dava dışı motosikleti sürücüsü ...'ın kusursuz, yayaların da kusursuz oldukların rapor edildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler, olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağı dikkate alındığında ceza dosyasında tespit edilen kusur oranlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, yeniden kusur raporu alınmasını gerektirir bir çelişkiden veyahut eksiklikten bahsedilemeyeceği gözetilerek, davalı ...'ın kusur oranına yönelen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3-Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, gerek maluliyet ve gerek destekten yoksun kalma tazminatı; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir. Somut dosyada alınan bilirkişisi raporunda da usulüne ve denetime uygun şekilde, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve destek süreleri mevzuata uygun şekilde belirlenerek, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapıldığından, davalı ... vekilinin tazminat hesabında PMF yaşam tablosu ve %0 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 4-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, haksız fiilin ölüm ve ağır yaralanma ile sonuçlanması, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda davacılar yararına ölüm ve yaralanma için hükmedilen manevi tazminat miktarı elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusuna yeter miktarda olduğu, az ya da fazla olmadığından, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelen istinaf talepleri reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ...'ın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'ın tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... adli yardımdan faydalandığından alınması ertelenen 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 13,582,06 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 19/01/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...