8. Hukuk Dairesi 2012/3177 E. , 2012/5343 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2010 gün ve 689/798 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalıya ait olan 467 parsel sayılı taşınmazın 53…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3177 E. , 2012/5343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2010 gün ve 689/798 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalıya ait olan 467 parsel sayılı taşınmazın 53,63 m2 kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, bu kısma ait tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 20 yılı aşkın vekil edeninin zilyet olduğunu ve kendi lehlerine müktesep hak oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.10.2009 tarih, 2009/9227-10212 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; "...3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibarı ile davacı Hazinenin davasında haklı olduğu buna bağlı olarak yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekeceği ..." gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, davacı Hazinenin karar düzeltme isteği de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.03.2010 tarih 2010/1461-3059 Esas ve Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir. Mahkemece, önceki kararda direnilmesi üzerine HGK.nun 13.10.2010 gün, 2010/1-504 Esas ve 2010/512 Karar sayılı ilamında özetle "...önceki hükümde direnilmesine denilmekle ve atıfta bulunularak hüküm kurulamayacağı, bunun HUMK.nun 388. maddesi hükmüne açıkça aykırı bulunduğu..." açıklanarak direnme kararı bozulmuş ve sair temyiz itirazları incelenmemiştir. Mahkemece HGK ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.