Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2622 E. , 2024/5217 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2622 Karar No : 2024/5217 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedi…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2622 E. , 2024/5217 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2622 Karar No : 2024/5217 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ...-..., ... -..., ...-... ve ...-... tarih ve sayılı 4 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "hoparlör" cinsi eşya kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen gümrük, ilave gümrük ve özel tüketim vergilerinin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın kesin olmayan cevapla reddi yolundaki işlemin iptali ve fazladan ödenen 65.230,00-TL gümrük vergisi, 109.850,00-TL ilave gümrük vergisi ve 328.750,00-TL özel tüketim vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; olayda, ithal edilen eşyanın faturasında yer alan birim kıymetinin, gözetim kıymete yükseltilmesi ve aradaki fark kıymetin yurt dışı gider olarak beyan edilmesi üzerine fazladan tahakkuk yapılmış ise de; eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, ithal olunan eşyaların beyan edilen kıymetinin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi bir tespit yapılmadan, satış bedeli yönteminin uygulanmama nedenleri somut olarak ortaya konulmadan, 2019/1 sayılı İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de yer alan bedeller esas alınmak suretiyle tahakkuk yapıldığının anlaşıldığı, bu haliyle uyuşmazlıkta, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde öngörülen şekilde kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olduğu sonucuna varlıdığı öte yandan; "yasal faiz"den anlaşılması gerekenin; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi olduğu sonucuna varıldığı, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu olayda; her ne kadar Mahkemece, 328.750,00-TL tutarındaki özel tüketim vergisi, 65.230,00-TL gümrük vergisi ve 109.850,00-TL ilave gümrük vergisinin davacıya iadesine hükmedilmiş ise de; istinaf dilekçesinde ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; gözetim uygulaması nedeniyle davacı tarafından 293.869,70-TL tutarındaki özel tüketim vergisi, 65.110,35-TL gümrük vergisi ve 109.885,88-TL ilave gümrük vergisinin fazladan ödenmiş olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 293.869,70-TL tutarındaki özel tüketim vergisi, 65.110,35-TL gümrük vergisi ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca 109.850,00-TL ilave gümrük vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi birlikte davacıya iadesine, bu tutarları aşan kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gümrük ve ilave gümrük vergileri, özel tüketim vergisi matrahına dahil edilmediğinden, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, gözetim uygulaması nedeniyle kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, gözetim uygulamaları vergi yükü doğurmayacağından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinde belirtilen miktar dikkate alınarak Mahkemece iadesine hükmedilen vergiler, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf dilekçesinde davalı idarenin belirlediği oranda taleple bağlılık ilkesine göre yeniden belirlenmiş ise de; davacı tarafından istenilen hukuki sonucun hasıl olup olmadığı, iptal edilen işlemin doğal sonucu olan fazla vergilerin iade edilecek kısmının hukukiliğinin ayrıca incelenmesi gerektiği, zira davalı ve davacı hesaplamaları arasındaki çelişkinin neye göre giderildiğinin ortaya konulması gerektiği sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ve tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrası Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaları, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamakla birlikte; Vergi dava dairesi kararının, fazladan ödenen tutarın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönünden; 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin anılan fıkrasının ... tarihinde yürürlüğe girdiği ve ... yılında tescil edilen beyannamelerin tescil tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat uyarınca 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesine göre 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizine hükmedilmesi gerekirken 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. Davacının, kararın, vergilerin miktarına ilişkin olarak verilen davanın kısmen reddine dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince: Dava dilekçesinde belirtilen miktar dikkate alınarak Mahkemece iadesine hükmedilen vergiler, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf dilekçesinde davalı idarenin belirlediği oranda taleple bağlılık ilkesine göre yeniden belirlenmiş ise de; davacı tarafından temyiz dilekçesinde gözetim kıymet farkından kaynaklanan gümrük ve ilave gümrük vergisinin, özel tüketim vergisi matrahına dahil edilmesi nedeniyle fazla ve yersiz olarak ödenen özel tüketim vergisi farkının Vergi Dava Dairesi kararında dikkate alınmadığı ve ayrıca gümrük vergisi tutarının hangi beyanname ve kalemden kaynaklı olarak azaltıldığının belirsiz olduğu iddialarında bulunulmuş olup, işlemin iptal edilmesi sonucunda iade edilecek fazla vergilerin miktarının doğruluğu ve davalı ile davacı hesaplamaları arasındaki çelişkinin neye göre giderildiğinin ortaya konulması gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının işlemin kısmen iptaline ve tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 3. Kararın, davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5.Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faizin anlaşılmasının gerektiği, bu itibarla, tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.