11. Hukuk Dairesi 2013/15478 E. , 2014/4451 K. Taraflar arasında görülen davada emesi’nce verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/295-2013/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili, fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15478 E. , 2014/4451 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada emesi’nce verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/295-2013/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili, fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: .../... -2- Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabı bulunduğunu, banka personelinin banka sahiplerinden aldıkları talimat ve prim vaadiyle aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle hesaplarındaki paraların hesabına yatırıldığını, garantör bankanın dışarıdaki bankaya mevduat kabul ediyor gözüküp parayı kullandığını, off shore kurumunun ne olduğunu ve güvenilirliğini bilmediği halde daha çok kazanacağını, devlet güvencesinde olduğunu, iki bankanın sahiplerinin de aynı olduğunu söyleyerek, parayı off shore bankasına yatırmasını sağladıktan sonra kendi yöneticilerine ve şirketlerine aktarıp bankacılık kurallarına aykırı davrandığını, bankaya güven duyarak hareket eden müvekkilinin kasdi ve hileli olarak yapılan bu akidle bağlı olmadığını, müvekkilinin bu şekilde dolandrıldığını ileri sürerek, 2.445 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren davalılardan reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. ve vekili, zamanaşımı, husumet ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı yanın zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, gerekçesi ile davalılar aleyhinde açılan davanın, 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalıvefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.050 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı tahsiline, karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 2.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan .../... -3- sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,'' ibaresinin eklenmesi ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş. iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.