6. Hukuk Dairesi 2024/2410 E. , 2025/805 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1839 E., 2024/749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/289 E., 2021/516 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırl…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2410 E. , 2025/805 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1839 E., 2024/749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/289 E., 2021/516 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 16 derslikli lise yapımı konusunda sözleşme yaptıklarını, ihale öncesinde söz konusu yere gidip baktığında maki bitki örtüsü olduğunu görünce zeminin yumuşak bir alan olduğunu düşündüğünü, ancak ihale sonrası yer teslimi yapıldıktan sonra kazı işlerine başlayınca yumuşak değil kırıcı ile kırılabilen bir alan olduğunu anladığını, idareye patlayıcı kullanımı için izin yazısında bu durumu 16.01.2017 tarihinde bildirdiğini, yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra idareye uyarlama konusunda talepte bulunduğunu ancak idarenin Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının görüş yazılarında ihale şartnamesindeki ve dökümanlarındaki belirtilen zemin özellikleri ile somut zeminin aynı olduğunu ve sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel olması dolayısıyla bu konuda bir uyarlama veyahut fiyat artışının uygun olmayacağının bildirildiğini, jeolojik etüt raporunun sonuç kısmında "bu parsel için geçersizdir" ibaresinin yer aldığını, yaklaşık maliyette teknik şartnamenin birim fiyat poz tariflerinde çok sert kaya kazılması gerekirken, her derinlik ve genişlikte yumuşak ve sert küskülük (derin kazı) kazılmasının yazılı olduğu, uygulama projesinin antedinde Z4 (yumuşak toprak) yazılı olduğunu, böyle yazılı olmayıp, sert küskülük yazılmış olsa idi ona göre fiyat vereceğini, zeminin sert kayalık olması nedeniyle kazı için fazla harcama yaptığını belirterek ihale dökümanındaki hatalardan dolayı ihale sözleşmesinin gerçek duruma uyarlanmasını bu sebepten uğradığı zararı talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira ihale dökümanları içerisinde yer alan uygulama projelerinin hiçbir yerinde zeminin yapısı yumuşak toprak ve küskü olarak belirtilmediğini, yüklenici firmanın burada kendi yorumunu sunduğunu, gerçek olmayan bir durumun hesabının yapılamayacağını, yüklenici aleyhine herhangi bir zarar oluşmadığının aşikar olduğunu, oluşmayan bir zarar için yeni ödeme tesis edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama giderini davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalıdan ihale ile götürü usul almış oldukları inşaat alanının sert zemin olmasından dolayı patlama yaparak ek harcamalar yaptıkları, ihale dosyasında zemin ile ilgili yumuşak ve derin kazılar yapılmasına yönelik etüt raporunun olduğu belirtilmiş ise de parsel alanının büyük olduğu, rapor içeriğinde yine ihale alınında kireç taşlarının bulunup kayalık olduğunun belirtildiği, davacıların ihale konusu yeri gezdikleri zemini gördükleri yaklaşık maliyet hesabının ihale isteklilerine gizli olduğu, davacılarca yaklaşık maliyetin yanlış hesaplandığının belirtilmesine rağmen yaklaşık maliyet cetvellerinin ne şekilde ulaştıklarının dosya kapsamından bilinmediği, götürü usulde işin tamamının sözleşme bedeli üzerinden tamamlanması gerektiği, fiyat farkının istenmeyeceği, aynı ihalede farklı birimlerdeki işlerle kâr ve zararın dengeleneceği, davacıların yanıltılmadığı, ek maliyetin de sözleşme devam ederken ve öncesinde idareye başvurularak dökümanın değiştirilmesi ve yeni duruma uyarlanmasının istenmesi gerektiği, bu prosedürlerin yerine getirilmediği, hak edişlerin yapıldığı, kesin kabullerin yapılarak sözleşmenin ifa edildiği, davacıların ihale dökümanı sözleşme ve yapım işleri genel şartnamesine göre herhangi bir zararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. İhale konusu yer devlet arazisi olduğundan ihale öncesinde zemin etüdünün taraflarınca yapılmasının mümkün olmadığını, basiretli tacirin ihale konusu yere ilişkin zemin etüt raporunu baz alması gerektiğini somut olayda da; Zemin Etüt Raporunun içerisinde ihale konusu yapım işi için geçersiz olduğunun yazdığını, raporun sonuç bölümünde “ Binalar tasarlandığında asıl zemin etütleri bina bazında yapılmalıdır. Bu rapor bina bazında zemin etüt raporunun yerine kullanılamaz.” yazdığını, b. Teknik şartnamedeki birim fiyat poz tariflerindeki kazı sınıfı ile teknik şartnamenin bir diğer eki olan geçersiz zemin etüt raporunun birbiri ile çeliştiğini, götürü bedel sözleşmede birim fiyatları baz alınamayacak ise de etüt raporu ile çelişki olmasının yanıltıcı olduğunu, c. Götürü bedel sözleşme olsa dahi TBK'nın 138. maddesine göre aşırı ifa güçlüğü kapsamında sözleşmenin uyarlanmasını talep etme hakları olduğunu, ç. 15 günlük itiraz süresinde zemin etüdünün yapılması ve işe başlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, makul olmadığını, d. Bilirkişinin yanlı davrandığını, e. Danıştay 13. Dairesi'nin 2023/DK.D-210 ve 2023/DK.D-208 no'lu düzenleyici kurul kararlarında, hakediş raporlarına ihtirazi kayıt yapma zorunluluğunun kaldırıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.