TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2019/562 Esas, 2021/759 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sını…
T.C. İSTANBUL İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1504 KARAR NO : 2026/42 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2019/562 Esas, 2021/759 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin sipariş üzerine rulo sac imal ettiğini, davacı şirketten aldığı siparişte gösterilen ral renginde ve siparişte gösterilen niteliklerde sacı hatasız olarak imal edip boyadıktan sonra müvekkile teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin, davalının kusurundan dolayı müşterileri nezdinde doğmuş olan zararları tazmin etmiş olduğunu , bu nedenle tazmin ettiği tutarları davalıya yansıtma hakkına sahip olduğunu, davalının tüm sözlü ve mail yoluyla iletilen taleplerin sonuçsuz kaldığını, 01/11/2019 tarihinde davalıya Kadıköy 24. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, dava konusu zararların ödenmesinin talep edildiğini; davalı şirketin bugüne kadar davacı ... konuyu incelediğinden ve çözüm bulacağından bahis ile oyaladığını, davacı şirketin zararının, davalının kusurundan kaynaklandığını, zarar sebebinin davalının kusurlu imalatı olduğunu, oluşan zararlar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı rahatlıkla kurulabildiğini, bunun yanında oluşan zarar miktarları da dosyaya sunulan yazılı belgelerden tespit edilebildiğini beyan ederek, ... Pojesi ile ilgili zararlara karşılık 50.000,00 USD'nin, ...Projesi ile ilgili zararlara karşılık 120.000,00 USD'nin, .... Projesi ile ilgili zararlarına karşılık olarak30.000 USD'nin (fiili ödeme günüdeki efektif satış kuru üzerinden) dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların bu dövize uyguladığı en yüksek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hangi nedenle müvekkilinden talep hakkının bulunmadığının açıklanması gerektiğini, davacı taraf iddiasını ayıba dayandırmış olmakla öncelikle ve davanın esasına girilmeden bu hususun incelenmesi ve sipariş, satış ve teslim tarihi, alıcı davacının yasada öngörülen sürelerde kontrol yapıp yapmadığı ve yapılmış ise ayıp ihbarının yapıldığı tarihlerin tespit edilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, boya farklılığı, renk, ton farklılığı, kabarma gibi ayıplar da dikkate alındığında ilk bakışta gözle görülebilen bu tür ayıplarla ilgili müvekkiline hiçbir şekilde ihbar yapılmadığını, ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen irsaliye tarihlerine bakıldığında ayıp ihbarının yapılma süresinin kolaylıkla hesaplanabilmekte olduğundan öncelikle davanın hak düşürücü sure yönünden reddi gerektiğini, davacı "basiretli bir tacir" olarak gerekli kontrolları zamanında yapmadığını, müvekkiline hiçbir şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkilinden almış bulunduğu ürünleri kullandığını, ancak bundan sonra üçüncü kişi müşterileri "davacının ayıplı imalatını kabul etmeyince" bu kerre kendilerine dönüş yapmaya çalışıldığını, davacının beyan etmiş bulunduğu ayıpların hiçbirinin gizli ayıp niteliğinde olmadığını, normal saklama koşullarında muhafaza edilmediği ve ürünün ıslandığı tespit edildiğinden bununla ilgili şikayetin rededildiğini, bu hususun davacıya bildirildiğini, davacının dosyaya ibraz ettiği ve üçüncü kişilerle yaptığını beyan ettiği sözleşmenin huzurdaki dava ile alakasının bulunmadığını, davacı, alanında bilinen dünya çapında , hem satın aldığı ürünleri kontrol etme ve hemde imalatlarını kontrol etme imkanına sahip bir firma olduğunu, bu nedenle eğer müvekkilinden almış bulunduğu rulo saçta boya farkı olduğunu bilmesine rağmen, üretim yapmışsa bu durumda bu saçı kabul ettiği olgusu bir yana, zararın büyümesine kendi kusuru ile yol açmış sayılacağını, bu hususta kendisine talep hakkı vermediğini, müvekkiline verilmiş siparişlerin, imzalanan sipariş formları, kontrolların yapılmamış olması, süresinde ayıp ihbarında bulunulmamış olması hususları dikkate alındığında ve özellikle tarafların tacir olması ve davacının "basiretli tacir" gibi davranma yükümlülüğü dikkate alındığında müvekkilinden talep hakkının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dosyaya sunulan davacının 26.11.2021 günlü dilekçesi ekinde teknik mütalaa ve teknik mütalaanın dayanağı olan belge ve bilgiler delil sunma aşaması tamamlandıktan ve tahkikat yargılamasının tamamlandığının tespit edildiği 15.09.2021 tarihinden sonra sunulmuş olması karşısında, 6100 sayılı HMK.nın 293 maddesinde belirtilen uzman görüşü niteliğindeki işbu mütalaa ekindeki delillere, 6100 sayılı HMK.nın 121. maddesi gereğince dava dilekçesi ile birlikte delillerin sunulması ve delil listesinde belirtilen delillerin ön inceleme duruşması sonrasında 6100 sayılı 140/5 maddesi gereğince 2 haftalık ön incelemeden itibaren başlayan süre içerisinde dosyaya sunulması gerekmesi ve ön inceleme duruşmasından sonra ancak davalı yanın açık muvafakati ile iddia ve savunmaların yapılabileceği göz önünde bulundurulması gerektiği, teknik mütalanın davacı lehine bilirkişi incelemesi yapılması için verilen sürenin geçirilmiş olması sebebiyle doğan hukuki neticeleri ortadan kaldıramayacağı, davacının iddia ve tazminat talebine konu, oluştuğu iddia edilen zararın oluş şekli, davacı tarafından davalıdan satın alınan saclardan panellerin üretim aşamasında mı, yoksa satılan sacların kendisinden kaynaklanan kusurdan ötürü mü 3. şahısların davacı hak edişlerinden kesinti yaptığını 6100 sayılı HMK.nın 200 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile ispatlanması gerektiği halde, davacının işbu ispat külfetini süresinde yatırmadığı bilirkişi ücreti nedeniyle yerine getiremediği, 6100 sayılı HMK.nın 94. maddesi gereğince verilen kesin sürelerin mahkememizi ve tarafları bağladığı, teknik mütalaa sunmak suretiyle teknik incelemelere ilişkin kusur ve zarar miktarını teknik mütalaa yöntemi ile ispat edilmesinin davalı lehine doğan usulü kazanılmış hak kurallarına bertaraf edebileceği gibi sunulmuş bulunan teknik mütalaa da ayıp ve hatalardan bahsedildiği ancak imalat ve hak edişe konu panellerin uygulanmasından ötürü meydana gelen zararın kimin kusurundan doğduğu konusunda açık ve kesin bir tespitin bulunmadığı, yapılan tespitlerin davacı yan tarafından, teknik ve mali, hukuki uzmanlara tek yanlı sunulan delillere dayalı olduğu, ancak tamamlayıcı taktiri delil niteliğinde olduğu, davacı tarafından oluştuğu iddia edilen zararların, usulüne uygun olarak süresinde davacı tarafından davalıya ihbar edildiğinin de kanıtlanamadığı, karşısında, davacının davasını ispatlayamadığı, davacının dava konusu taleplerinden, feragat edilen kısım olan 120.000USD'lik talep yönünden 6100 sayılı HMK.nın 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince vaki feragat nedeniyle reddine, fazlaya ilişkin istemin ise davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacının davalı aleyhine açtığı ayıplı mal teslim ve satımı sebebine dayalı tazminat istemine dayalı davanın; ...Projesi kapsamında yapılan talebin vaki feragat nedeniyle, 6100 sayılı HMK.nın 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince reddine, davacının, davalı aleyhine ... ... Projesi ve ... Projesi ile ilgili ayıp sebebine dayalı proje müsterisinin davacı hak edişinden kestiği alacak yönünden tazminat talebinin ise, davacı yanın verilen süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı ve sonrasında bilirkişi ücretini yatırmasına davalının muvafakat etmemesi sebebiyle, davalı lehine usulü kazanılmış hak bulunduğundan, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dava konusu ayıplı mal tesliminden kaynaklanan zararın sebebi ve miktarının tespitinin mümkün olmaması karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-İspat külfetinin tayininde hataya düşüldüğünü, 2-Ara kararın usulüne uygun olmadığını ve resen bilirkişi görüşüne başvurulması gerektiğini, dosyada gider avansı bulunduğunu, gider avansının yetersiz kaldığı tutarın ara kararda bildirilmemiş olduğunu,3-Kesin süreye uyulmama müeyyidesini aşan şekilde müeyyide uygulanmış olduğunu, bilirkişi incelemesinin davanın aydınlatılması kapsamında zorunlu olduğunu,4-Yerel mahkemenin mevcut delil durumuna göre inceleme yapmadan karar verdiğini,5-Mali teknik hukuki mütalaanın mevcut delil durumunu göstermesi sebebiyle sunulduğunu ancak mahkemece nazara alınmadığını,5-Ayıp ihbarının yazılı olarak yapıldığına dair yazılı deliler mevcut olduğunu,bu hususta tanık dinlenmemiş olmasının eksiklik teşkil ettiğini,6-vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, vekalet ücretinin fahiş hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olup , davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı, davalıya ral renginde sac siparişi verdiğini, ayıp sebebiyle davacının müşterilerinden doğan zararı karşıladığını, davalının sorumlu olduğunu belirterek, ... Pojesi ile ilgili zararlara karşılık 50.000,00 USD'nin, ...Projesi ile ilgili zararlara karşılık 120.000,00 USD'nin, ... Projesi ile ilgili zararlarına karşılık olarak 30.000 USD'nin (fiili ödeme günüdeki efektif satış kuru üzerinden) dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların bu dövize uyguladığı en yüksek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, sipariş, satış ve teslim tarihi, alıcı davacının yasada öngörülen sürelerde kontrol yapıp yapmadığı ve yapılmış ise ayıp ihbarının yapıldığı tarihlerin tespit edilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, boya farklılığı, renk, ton farklılığı, kabarma gibi ayıplar da dikkate alındığında ilk bakışta gözle görülebilen bu tür ayıplarla ilgili müvekkiline hiçbir şekilde ihbar yapılmadığını, ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen irsaliye tarihlerine bakıldığında ayıp ihbarının yapılma süresinin kolaylıkla hesaplanabilmekte olduğundan öncelikle davanın hak düşürücü sure yönünden reddi gerektiğini, müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme, davacının iddia ve tazminat talebine konu, oluştuğu iddia edilen zararın oluş şekli, davacı tarafından davalıdan satın alınan saclardan panellerin üretim aşamasında mı, yoksa satılan sacların kendisinden kaynaklanan kusurdan ötürü mü 3. şahısların davacı hak edişlerinden kesinti yaptığını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından oluştuğu iddia edilen zararların, usulüne uygun olarak süresinde davacı tarafından davalıya ihbar edildiğinin de kanıtlanamadığını belirterek, ...Projesi kapsamında yapılan talebin vaki feragat nedeniyle, 6100 sayılı HMK.nın 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince reddine, davacının, davalı aleyhine ... ... Projesi ve ... Projesi ile ilgili ayıp sebebine dayalı proje müsterisinin davacı hak edişinden kestiği alacak yönünden tazminat talebinin ise, davacı yanın verilen süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı ve sonrasında bilirkişi ücretini yatırmasına davalının muvafakat etmemesi sebebiyle, davalı lehine usulü kazanılmış hak bulunduğundan, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dava konusu ayıplı mal tesliminden kaynaklanan zararın sebebi ve miktarının tespitinin mümkün olmaması karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 25.10.2021 tarihli kısmi feragat dilkeçesi ile...Projesi ile ilgili 120.000,00 USD'lik zarar tazmini talebinden feragat etmiştir. Davacının dava dilekçesinde ... Projesi ile ilgili zarar olarak 50.000 USD talep ettiği ve ... Projesi ile ilgili zararı sebebeyle 30.000 USD talep ettiği ve bu son iki kalemdeki davanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme ... Projesindeki zarara dair 50.000 USD'lik taleple ilgili bir değerlendirme yapmadığı gibi, hüküm de kurmamıştır. Yerel mahkemece davacının tüm talepleri değerlendirilerek , bir hüküm kurulması gerekmektedir.Davacı vekili ayıp ihbarna ilişkin tanık dinletmek istemiştir. İlk derece mahkemesi 21.4.2021 tarihli duruşmanın 1 no'lu ara kararı gereğince ayıp ihbarının şekle tabi olduğunu belirterek davacı vekilinin tanık dinletme talebini reddetmiştir. Eser sözleşmelerinde ayıp ihbarı bir hukuki işlem değil, hukuki işlem benzeri fiil olarak kabul edildiği için tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir, taraflar tacir olsalar dahi bu durum değişmez. Bu sebeple yerel mahkemenin tanık dinlenmesi talebinin reddine dair ara kararı hatalı olmuştur. Davacı vekiline tanıklarını bildirmek üzere süre verilmesi ve bildirdiğinde mahkemece celp edilerek dinlenilmesi gerekmektedir. Mahkemece, 15.09.2021 tarihli duruşmada , davacı vekilinin dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talebi hakkında , davacı tarafın kesin süreye riayet etmediği gerekçesiyle , davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak olduğu belirtilerek dosyanın bilirkişiye gönderilmesi talebi reddedilmiştir.Kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması halinde, kesin süreden sonra ancak duruşmadan önce bilirkişi ücretinin yatırılması durumunda, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerekmektedir. Davacı vekili 15.09.2021 tarihli duruşmada yatırdığını beyan ettiği ve dosyaya ücretin yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususu dikkate alınmayarak, davacının ispat hakkı elinden alınmıştır. Mahkemece bu husustaki eksikliğin giderilmesi gerekmektedir. Tüm bu belirttiğimiz sebeplerle davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin usulden kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun diğer sebepler incelenmeksizin USULDEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2021 tarih, 2019/562 Esas, 2021/759 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.