7. Hukuk Dairesi 2022/5106 E. , 2023/5639 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/236 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki paydaşlar arası ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama…
**7. Hukuk Dairesi 2022/5106 E. , 2023/5639 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/161 E., 2022/236 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki paydaşlar arası ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili, muris ... ...'in 30.12.2009 tarihinde vefat ettiğini, geride davacı ile davalıları mirasçı bıraktığını, 5272 ada 11 parselde bulunan 1, 3, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin muristen kaldığını ve davalıların bu bağımsız bölümlerden kira geliri elde ettiklerini ancak davacının payını vermediklerini belirterek 5.000,00 TL ecrimisil tazminatının 01.11.2010 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili 30.06.2017 tarihli dilekçesinde; talebini 55.666,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının davalıları intifadan men etmediğini, dava açılmadan birkaç ay önce 150,00 TL üzerinden kiraya verdiklerini, davacının kabul etmemesi nedeniyle ... süre taşınmazların boş kaldığını, davacının payına düşeni ödemeye hazır olduklarını dile getirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 20.10.2017 tarihli kararında "davanın kabulü ile 5.000,00 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden, 50.666,00TL ecrimisil tazminatının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi 06.07.2018 tarihli ve 2018/48 Esas, 2018/809 Karar sayılı ilamında davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2018/14434 Esas, 2021/2691 Karar sayılı ilamında ".... keşif sırasında dava konusu 1 No.lu taşınmazın gezilip görüldüğü, büro vasıflı 3, 4 ve 5 No.lu bağımsız bölümlerin kapalı olduğundan gezilip görülemediği, her bir bağımsız bölümün niteliği, kendine özgü yapısı dikkate alınarak bağımsız bölümler gezilmeden hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ilk dönemde belirlenen ecrimisil miktarına sonraki dönemler için ÜFE artış oranı dikkate alınmadan aylık ecrimisil miktarlarının belirlendiği, bilirkişi raporunun 3. sayfasında 1 No.lu dükkan için tespit edilen aylık ecrimisil miktarı yönünden çelişki bulunduğu davalılar vekilince süresinde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de mahkemece itirazlar üzerinde durulmadan hüküm kurulduğu yeniden keşif yapılarak 1, 3, 4 ve 5 No.lu bağımsız bölümlerin dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle ... şartlarda getirebileceği ecrimisil bedelinin, emsal kira sözleşmeleri, taşınmazların büyüklüğü, niteliği ve ... özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlendikten sonra takip eden dönemler için ilk dönemde belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere ecrimisilin tespit edilmesi ve davacının miras payı dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken toplam ecrimisil miktarının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden ... rapor almak suretiyle ilk kararı temyiz edenin sıfatı da dikkate alınarak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken bundan zuhul ile denetime elverişli olmayan, itiraza uğramış ve itirazları değerlendirilmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak Mahkeme hükmünün bozulmasına, sair temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davanın kısmen kabulüne, 51.899,00 TL ecrimisil tazminatının ilk 5.000,00TL'lik bölümü için 22.10.2015 tarihinden, kalan 46.899,00 TL'lik bölümü için 30.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davalıların taşınmazları kullanıp kiraya verdiklerinin tam olarak ispat edilemediğini, dosyaya sundukları emsal kira sözleşmelerine itibar edilmediğini, 3 No.lu bağımsız bölüm yönünden kiracının beyan ettiği kira bedeli 250,00 TL olduğu halde emsal üzerinden bedel hesaplanmasının da hatalı olduğunu, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Paylı mülkiyete konu bir taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan ... başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. 2. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir. 3. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, ... gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.