6. Hukuk Dairesi 2024/960 E. , 2024/1294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/580 E., 2021/170 K. HÜKÜM : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki kura çekilişinin iptali isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle;
**6. Hukuk Dairesi 2024/960 E. , 2024/1294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/580 E., 2021/170 K. HÜKÜM : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki kura çekilişinin iptali isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ilçesi, Merkez ilçesinde kain 242 ada 5 ve 241 ada 6 no'lu arsalar üzerinde kooperatif şeklinde yapılan inşaatlardan 10 ve 11 no.lu dükkanlarda müvekkillerinin hissedar olduğunu, davacılar ve davalıların toplamda 14 adet parçaya bölünmüş dükkanlardaki hak sahipliği ve hisse oranları Batman 4. Noterliği'nin 14.12.2010 tarihli kurası ile belirlendiğini, ancak müvekkillerine isabet eden 10 ve 11 nolu dükkanların kura öncesi alanının sehven yanlış ölçüldüğünü, gerçekte dükkan alanı 272,63 m² iken 583 m² olarak hesaplandığını, noter kurası da bu yanlış hesaplamaya dayalı olarak çekildiği, bu durumun kura sonrası fark edildiğini, bu yanlış ölçüm nedeniyle hak kaybına uğradıklarını ileri sürerek, davacıların sahibi oldukları 10 ve 11 no.lu dükkanların alanının yüz ölçümünün tespitine, kur'a çekiminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ..., ... cevap dilekçelerinde; davacılardan ... ve ...'in de aralarında bulunduğu bir kısım üyeler tarafından yüzölçümü belirlendiğini, bulunan yüzölçümlerinin proje gereği birbirinden faklı bulunan dükkanın mevki, ticari değeri ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle müştereken hesaplanarak kaç hisseye tekabül ettiği belirlendikten sonra yapıldığını, kur'a çekimi öncesi, sırasında ve sonrasında herkesin kur'a çektiği dükkanın evsafını bilip gördüğünü, her ne kadar dava konusu edilen yerin konumu itibariyle ticari değeri yüksek olduğu ve yüz ölçümünü kendi yaptıkları yerin durumunu bilebilecek durumda olsalar da 10 hisse olarak kabul edilmesi gereken yerin yüz ölçümünün yanlış hesaplanması sonucu 13 hisse ile kur'aya dahil edildiğini, hisse başına 1.950 TL verilmek suretiyle davacıların mağduriyetin giderilmesi amacıyla davacıların da imzasını taşıyan yazılı belgelerin imzalandığını, ancak az sayıda davalının bu durumu kabul etmediklerini, davalıların bu tazmini kabul etmeyen davalılardan zararın tazminini talep etmelerinin gerektiğini, kur'a çekiminden sonra birçok üyenin hisselerini sattığını, dükkan dekorasyonuna paralar harcandığını, bundan sonra kuranın iptalinin mağduriyete neden olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir 2.Bir kısım davalılar davaya cevap vermemiş, bir kısım davalılar da davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.12.2013 tarih ve 2011/120 E., 2013/767 K. sayılı kararı ile kooperatif üyelerinin eşit hakka sahip olmalarının gerektiği, davacılara kur'a sonucunda daha az yer isabet ettiği, bu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 2018/1433 E., 2018/4360 K. sayılı kararı ile davacıların kooperatif üyesi olduğu, kendilerine kur'a zaptı ile isabet eden yerde eşitlik ilkesine uyulmadığı iddia edildiğine göre bu iddiaların muhatabı olan davalı kooperatife dava yöneltilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği, taraf teşkili ile ilgili bu eksiklik giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, kooperatif tarafından inşa edilen ve davacılar ile davalıların üye oldukları 14 parçaya bölünmüş toplam 96 hisseye denk gelen taşınmazın ... 4. Noterliğinin 14/12/2010 tarih 9069 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde çekiliş tespit tutanağı ile 14 dükkanının kur'asının çekildiği, bu kura sonucunda davacılar ... ve ...'e 6 hisseli 10 nolu dükkan, davacı ...'e 7 hisseli 11 no.lu dükkanın isabet ettiği, kura işlemi sonucunda tüm üyelere eşit yüzölçümüne denk gelen hisselerle dükkanların dağıtılması gerekirken, kura çekilişine dayanak olan bila tarihli basit krokide dükkanların m² hesabının yanlış ölçülmesi nedeniyle davacılara isabet eden dükkanların hisselerinin eksik olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre bu yanlış hesaplama nedeniyle davacıların 6 hisse kayıplarının olduğunun tespit edildiği, bu hususun davalıların birçoğu tarafından kabul edilmekle birlikte tüm davalıların davacıların zararlarını gidermeye yanaşmadıkları, bu durumda davacıların hak kayıpları mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul hukukunda dahili davalı yoluyla kişiye taraf sıfatı kazandırılmasının mümkün olmadığını, kooperatifin dahili davalı yoluyla davada taraf olamayacağını, mahkemece davacılara kooperatife karşı dava açılması için süre verilmesi ve açılan davanın bu dava ile birleştirilmesi sağlanarak yargılamaya devam etmesi gerektiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazda bulunan iş yerlerinin bulundukları yere göre değer takdir edilmesi ve yapılan taksimin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, ana yol üzerinde olmayıp değeri düşük olan işyerleri maliklerinin mağdur olmamaları için hisse sayısı daha az belirlenmişken ana cadde üzerinde olan işyerlerinin değerine oranla hisse sayısının daha fazla belirlendiğini, emlak alımı satımı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bilirkişilerin iş yerlerinin değerini dikkate almaksızın hesaplama yaptıklarını, davacı tarafın haklı olabileceği düşüncesi ile anlaşma yoluna gidilmeye çalışıldığını, anlaşma tutanağının düzenlendiğini, mahkemenin işin esasına girmeksizin uyuşmazlığı çözmeyen bir karar verdiğini, ilk itirazların incelenmediğini, ön inceleme tamamlanmadan tahkikat aşamasına geçildiğini, davalıların bir kısmının belirtilen adreste ikamet etmediklerini, davalıların mernis adresleri kontrol edilmeksizin muhtara yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, tarafların yokluğunda keşif yapıldığını, keşif gün ve saatinin taraflara bildirilmediğini, yeniden keşif yapılması gerektiğini, davacıların sundukları krokilerin doğruluğu kanıtlanmadan bilirkişilerce dikkate alındığını, bilirkişilerin bizzat ölçüm yapmaları gerektiğini, davacıların taşınmazdaki hak kaybının 3 pay olduğunu bildirerek, dava açmalarına karşın bilirkişilerin taşınmazın değeri dikkate alınmaksızın 6 pay eksik olduğunu tespit ettiklerini, davacıların talebini aşan karar verildiğini, davacılara düşen dairenin mevki itibariyle değeri yüksek olduğundan davacıların maddi kayıplarının olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına hükmedilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kur'a çekilişinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri, 116 S. Kooperatifler Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ...'ın temyiz istemleri yönünden; Kooperatif anasözleşmesinin 62 nci maddesi uyarınca konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılacağı belirtilmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporunda toplam inşaat alanına göre hisse başına düşen metrekare belirlenerek davacılara kurada düşen dükkanların alanına göre düşecek hisse miktarı hesaplanmış ise de yapılan inceleme yeterli görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise ana sözleşmenin 40. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Memurluğu'ndan, mümkün olmazsa, ana sözleşmenin 41. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları celbedilip aralarında kooperatif konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti aracılığı ile inceleme yapılarak kur'aya esas dükkanlara isabet eden hisselerin nasıl belirlendiği üzerinde durulup, kura'sı çekilen taşınmazların şerefiye bedelleri de dikkate alınmak suretiyle rapora itirazları da karşılayacak şekilde kura tutanağından yapılan paylaşımın eşitlik ilkesi gereği gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davacıların hak kayıplarının olup olmadığı hususunda açık, anlaşılır ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde davalı ...'a iadesine, Aşağıda yazılı harcın davalı ...'den alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.