10. Hukuk Dairesi 2024/12056 E. , 2024/14015 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/863 E., 2024/2088 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2022/33 K. Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf
**10. Hukuk Dairesi 2024/12056 E. , 2024/14015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/863 E., 2024/2088 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2022/33 K. Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 18.07.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle “Müvekkili ...’ün, 15.02.1990 tarihinde 4/a kapsamında emekliliğe hak kazandığını ve bu tarih itibarıyla emekli aylığı aldığını, müvekkilinin emekli aylıklarını düzenli olarak almakta iken davalı Kurumun 11.07.2018 tarih, 7.618.088 nolu yazısı ile "kamu çalışmasından dolayı hak edilmeyen aylıkların borç çıkarılması ”açıklaması ile müvekkilinden 87.176,6 TL talep ettiğini, müvekkilinin davalı Kuruma başvurarak aleyhine tahakkuk ettirilen borcun ne ile ilgili olduğuna dair açıklama yapılmasını talep ettiğini, davalı Kurumun bila tarih, 24033795 sayılı cevabi yazısı ile” Bilindiği üzere 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası 'Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruntundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumlan, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %>50 'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar ’ hükmüne amirdir. Kurumumuzdan 2101158650 tahsis numarası ile 15.02.1990 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta iken ... ve ... sicil numaralı kamu işyerlerinde 2004/05-2012/05, 2013/10- 04/04.04.2016 ve 05.04.2016-31.01.2017 tarihleri arasında çalışmanız tespit edildiğinden T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü ile yazışmaya geçilmiştir. Bahsi geçen işyerinin 07.02.2017 tarih ve 1885756 saydı cevabi yazısına istinaden herhangi bir istisnaya tabi çalışmadığınızın tespiti ile tarafınıza anılan işyerinde çalıştığınız dönem ait aldığınız aylıklar borç çıkarılmıştır ” dediğini, davalı Kurumca tahakkuk ettirilen anılan borç haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkilinin emekli olduktan sonraki çalışmasının 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı Kurumdan emekli olduktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait bir işhanında bir süre yöneticilik görevinde bulunduğunu, çalışmasının kamu çalışması niteliğinde olmadığını, müvekkilinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı bir işhanında yöneticilik yapmışsa da görevinin kamu personeli niteliğinde olmadığını, müvekkilinin hizmet döküm cetvelinde de emekli olduktan sonraki tüm çalışmalarının 4A statüsünden yapıldığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca aldığı ücretlerin, yöneticiliğini yaptığı yerlerde kiracılardan toplanan aidatlarla karşılandığını, müvekkil, anılan hususu 31.07.2018 tarih ve 101676 evrak kayıt numaralı dilekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğüne sorduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğünün 28.08.2018 tarihli, 83627147-160.03.04-E. 1 18248 sayılı yazısında "İdaremize ait olan İşhanları ve İş Merkezlerinde geçmiş yıllarda hizmet verdiğinizden maaş, SSK primi ve Gelir Vergileri hazırlanan İşhanı vb. yönetimi bütçesine göre İş Ham ve İş Merkezi yönetimleri hesabından ödenmiştir. Hazırlanan bu bütçeler idaremiz kiracılarının ödedikleri veya boş ise idaremizin kal mülkiyeti çerçevesinde ödediği aidatlardan oluşan özel bir bütçe olup Kamu ile hiçbir ilgisi olmamakla birlikte kamu işyerleri hükümlerine tabi olmaksızın 4A statüsünde çalıştığınız idaremiz kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır" dendiğini, 17.04.2019 tarihli dilekçe ile davalı Kurumdan 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı Kurum işleminin ve borç tahakkukunun iptali ile müvekkilin maaşından bugüne kadar yapılan kesintilerin ivedi olarak ödenmesini talep ettiklerini, davalı Kurumca olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin emekli olduktan sonra bir süre sürdürdüğü çalışmasının kamu çalışması ile ilgisi bulunmadığı, 4A statüsüne tabi olduğu, bu nedenle de davalı Kurumca yapılan kesintilerin haksız olduğunu, müvekkilinin yaşlılık aylığı aldığı tarihten sonraki çalışma tarihleri gözönüne alındığında davalı Kurumun işleminin zamanaşımına uğradığını, 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı davalı Kurum işleminin iptaline, müvekkilin 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı yazıda belirtilen 87.176.67 TL borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilin yaşlılık aylığından yapılan ve yapılmakta olan kesintilerin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline ve müvekkile iadesine dair karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davacı vekili, 18.07.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle “Müvekkili ...’ün, 15.02.1990 tarihinde 4/a kapsamında emekliliğe hak kazandığını ve bu tarih itibarıyla emekli aylığı aldığını, müvekkilinin emekli aylıklarını düzenli olarak almakta iken davalı Kurumun 11.07.2018 tarih, 7.618.088 nolu yazısı ile "kamu çalışmasından dolayı hak edilmeyen aylıkların borç çıkarılması ”açıklaması ile müvekkilinden 87.176,6 TL talep ettiğini, müvekkilinin davalı Kuruma başvurarak aleyhine tahakkuk ettirilen borcun ne ile ilgili olduğuna dair açıklama yapılmasını talep ettiğini, davalı Kurumun bila tarih, 24033795 sayılı cevabi yazısı ile ;” Bilindiği üzere 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası 'Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruntundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumlan, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %>50 'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar ’ hükmüne amirdir. Kurumumuzdan 2101158650 tahsis numarası ile 15.02.1990 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta iken ... ve ... sicil numaralı kamu işyerlerinde 2004/05-2012/05, 2013/10- 04.04.04.2016 ve 05/04/2016-31/01/2017 tarihleri arasında çalışmanız tespit edildiğinden T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü ile yazışmaya geçilmiştir. Bahsi geçen işyerinin 07.02.2017 tarih ve 1885756 saydı cevabi yazısına istinaden herhangi bir istisnaya tabi çalışmadığınızın tespiti ile tarafınıza anılan işyerinde çalıştığınız dönem ait aldığınız aylıklar borç çıkarılmıştır ” dediğini, davalı Kurumca tahakkuk ettirilen anılan borç haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkilinin emekli olduktan sonraki çalışmasının 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu madde kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı Kurumdan emekli olduktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait bir işhanında bir süre yöneticilik görevinde bulunduğunu, çalışmasının kamu çalışması niteliğinde olmadığını, müvekkilinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı bir işhanında yöneticilik yapmışsa da görevinin kamu personeli niteliğinde olmadığını, müvekkilinin hizmet döküm cetvelinde de emekli olduktan sonraki tüm çalışmalarının 4A statüsünden yapıldığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca aldığı ücretlerin, yöneticiliğini yaptığı yerlerde kiracılardan toplanan aidatlarla karşılandığını, müvekkil, anılan hususu 31.07.2018 tarih ve 101676 evrak kayıt numaralı dilekçesiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğü’ne sorduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Bölge Müdürlüğünün 28.08.2018 tarihli, 83627147-160.03.04-E. 1 18248 sayılı yazısında "İdaremize ait olan İşhanları ve İş Merkezlerinde geçmiş yıllarda hizmet verdiğinizden maaş, SSK primi ve Gelir Vergileri hazırlanan İşhanı vb. yönetimi bütçesine göre İş Ham ve İş Merkezi yönetimleri hesabından ödenmiştir. Hazırlanan bu bütçeler idaremiz kiracılarının ödedikleri veya boş ise idaremizin kal mülkiyeti çerçevesinde ödediği aidatlardan oluşan özel bir bütçe olup Kamu ile hiçbir ilgisi olmamakla birlikte kamu işyerleri hükümlerine tabi olmaksızın 4/A statüsünde çalıştığınız idaremiz kayıtlarının incelenmesinden anlaşılmıştır" dendiğini, 17.04.2019 tarihli dilekçe ile davalı Kurumdan 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı Kurum işleminin ve borç tahakkukunun iptali ile müvekkilin maaşından bugüne kadar yapılan kesintilerin ivedi olarak ödenmesini talep ettiklerini, davalı kurumca olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkilinin emekli olduktan sonra bir süre sürdürdüğü çalışmasının kamu çalışması ile ilgisi bulunmadığı, 4A statüsüne tabi olduğu, bu nedenle de davalı Kurumca yapılan kesintilerin haksız olduğunu, müvekkilinin yaşlılık aylığı aldığı tarihten sonraki çalışma tarihleri gözönüne alındığında davalı Kurumun işleminin zamanaşımına uğradığını, 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı davalı Kurum işleminin iptaline, müvekkilin 11.07.2018 tarih, 7.618.088 sayılı yazıda belirtilen 87.176.67 TLborçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilin yaşlılık aylığından yapılan ve yapılmakta olan kesintilerin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline ve müvekkile iadesine dair karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davacının davasının kısmen kabulüne; Davacının Kurum işleminin iptaline ilişkin davasının reddine, 5510 sayılı Kanun'un 96/b. maddesi gereğince davacıdan 26.03.2013-26.01.2017 tarihleri arasında ödenen toplam 71.284,94 TL yaşlılık aylığının kalan bakiyenin borç bildirim belgesinin tebliğ edildiği (31.07.2018 tarihinden 2 yıl sonra 31.07.2020 ) tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği ve davacının 26.07.2021 tarihi itibarıyla bakiye 11.759,60 TL borç aslı kaldığı ve halen kesinti devam ettiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün katma bütçeli idarelerden olması müvekkilinin kamu işyerleri hükümlerine tabi olmaksızın 4/a statüsünde çalışmış olduğu gerçeğini değiştirmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün katma bütçeli idare olması, bünyesinde özel hukuka göre çalışan olamayacağı anlamına gelmediğini, müvekkilinin emekli olduktan sonra kamuya ait hiçbir işyerinde çalışmadığını, müvekkilinin, kamu Kurumu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kiralanan iş hanlarında, maaşı iş hanındaki kiracılar tarafından ödenmek suretiyle iş hanı yöneticisi olarak görev yaptığını, çalışmasının kamu çalışması niteliğinde olmadığını, müvekkilinin maaşının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ödenmediğini, gelen yazı cevapları irdelenmeden hatalı bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, bilirkişi tarafından talebin dışına çıkılarak değerlendirme ve hesaplama yapıldığını, davacının kamu işyeri niteliğinde çalışmaları tespit edildiğinden çalışma dönemlerine ait aldığı aylıkların Kurum tarafından borç çıkartıldığını, Kurum işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, Vakıflar Genel Müdürlüğü İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait işyerinde (kamu kurumunda) 01.05.2005-31.01.2017 tarihleri arasında yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalışması nedeniyle; yukarıda açıklandığı üzere 5277 ve 5335 sayılı Kanunlar ile getirilen yasal düzenlemelere uygun olarak 506 sayılı Kanun kapsamında aldığı yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve kendisine ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz ödeme kabul edilerek kendisinden tahsil edilmesine ilişkin Kurum işlemi yasaya aykırı olmadığı, davacının yaşlılık aylığı aldıktan sonra tekrar çalışmaya başladığı yönündeki bildiriminin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında mevcut olması nedeniyle davacının iyi niyetli olduğu kabul edilerek 5510 sayılı Kanun'un 96/b. maddesi gereğince davacıdan 26.03.2013-26.01.2017 tarihleri arasında ödenen toplam 71.284,94 TL yaşlılık aylığından 2017/2 ila 2018/5.ay. birikmiş fark aylıklar 34.499,44 TL mahsup edildiğinde, bakiye 36.785,50 TL yaşlılık aylığı talep edilebileceği, tespit edilen bu miktarın da borç bildirim belgesinin tebliğ edildiği (31.07.2018 tarihinden 2 yıl sonra 31.07.2020 ) tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini tespit ederek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, Vakıflar Genel Müdürlüğünün katma bütçeli idarelerden olması müvekkilinin kamu işyerleri hükümlerine tabi olmaksızın 4/a statüsünde çalışmış olduğu gerçeğini değiştirmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, Vakıflar Genel Müdürlüğünün katma bütçeli idare olması, bünyesinde özel hukuka göre çalışan olamayacağı anlamına gelmediğini, müvekkilinin emekli olduktan sonra kamuya ait hiçbir işyerinde çalışmadığını, müvekkilinin, kamu kurumu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kiralanan iş hanlarında, maaşı iş hanındaki kiracılar tarafından ödenmek suretiyle iş hanı yöneticisi olarak görev yaptığını, çalışmasının kamu çalışması niteliğinde olmadığını, müvekkilinin maaşının Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ödenmediğini, gelen yazı cevapları irdelenmeden hatalı bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, bilirkişi tarafından talebin dışına çıkılarak değerlendirme ve hesaplama yapıldığını, davacının kamu işyeri niteliğinde çalışmaları tespit edildiğinden çalışma dönemlerine ait aldığı aylıkların Kurum tarafından borç çıkartıldığını, Kurum işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının kesilerek, 2011/12-2017/1 tarihleri arasında ödenen 87.176,67 TL tutarındaki aylıkların yersiz ödeme olarak kabul edilmesi üzerine borçlu olmadığının tespiti ve alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.