T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/218 - 2026/379 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/218 KARAR NO : 2026/379 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2023/79 E. - 2023/309 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/218 - 2026/379 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/218 KARAR NO : 2026/379 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2023 NUMARASI : 2023/79 E. - 2023/309 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 tarih ve 2023/79 E. - 2023/309 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2022/069896 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile resen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından 6769 sayılı SMK'nun 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin, finans sektörü ile reel sektörün finansal ihtiyaçlarını karşılayan bilgi ve teknolojiyi en iyi şekilde sunan ve kurumların operasyonel verimliliklerini arttırma amacı güden bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler çerçevesinde 2022/069896 nolu “...” ibareli markanın 09, 36, 41, 42. sınıflarda tescilini talep etmişse de başvurunun, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun madde 5/1, b ve 5/1 c bentleri uyarınca 41. sınıfa ait "... Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" alanında kısmen reddedildiğini, karara itiraz edilmişse de itirazın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK md. 5'te belirtilen şartlara sahip olup özellikle de tescili talep edilen tüm sınıflarda ayırt ediciliğe ve kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olduğunu, reddine karar verilen hizmetlerde, hizmetin niteliğini açıklamadığı gibi doğrudan tanımlayıcı da olmadığını, belli bir haftanın adı olarak oluşturtan ibarenin ne eğitim hizmetleriyle ne eğlence hizmetleri ile ne de reddedilen diğer hizmetlerle hiçbir biçimde doğrudan bağlantısı bulunmadığını, tescili talep edilen sınıfta yer alan hizmetler bakımından tanımlayıcı yahut nitelik bildiren bir ibare olmadığını, yeterli ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2023-M-269 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda uyuşmazlık konusu olan hizmetlerin 41. Sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).” hizmetleri olduğu, dava konusu markaya esas ibare olan "kredi okur-yazarlık haftası", internet ortamında araştırıldığında bireylerin ve kurumların, finansal kurumlardan kredi kullanmadan önce, kullanım anında ve sonrasında bilmeleri gereken önemli konular hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen bir toplumsal farkındalık projesi olduğu, projede TOBB, FODER (Finansal okuryazarlık derneği), KKB Kredi kayıt Bürosu, TKBB, KOSGEB gibi paydaşların yer aldığının tespit edildiği, “...” ibaresi kredi, finans konularında tüketicilerin veya ilgililerin bilgilendirilmesini amaçlayan bir etkinlik haftası anlamına gelmekle beraber, bu etkinlikler kapsamında tanıtım, eğitim, seminer, kongre, çalıştay faaliyetlerinin düzenlenebileceğinin belirlendiği, bu nedenle “...” ibaresinin 41. sınıfta yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." açısından verilecek hizmetin adı olarak algılanabileceği, ilgili hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tanımlayıcı olduğu, anılan hizmetlerin ortalama alıcıları tarafından “...” ibaresinin anılan ürün ve hizmetlerinin bir vasfı olarak algılanmasının mümkün olduğu anlaşıldığından, bu hizmetler yönünden markanın ayırt edicilikten yoksun olduğu, bununla birlikte yine uyuşmazlık konusu olan ve 41. sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." yönünden ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, "Kültür, spor, eğlence hizmetleri" açısından “...” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı ya da tasvir edici olmayacağı, zira ilgili tüketici “...” ibaresini gördüğünde ya da duyduğunda doğrudan refleks olarak sinema, konser, spor müsabakaları vb. etkinliklerin aklına gelmeyeceği, dava konusu “...” ibareli markanın "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." yönünden ayırt edicilikten yoksun olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine, YİDK'nın 2023-M-269 sayılı kararının dava konusu "..." ibareli markanın "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" mal ve hizmetleri yönünden iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas olan bilirkişi raporuna karşı itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edildiğini, "..." ibaresinin finans konularında tüketicilerin veya ilgililerin bilgilendirilmesini amaçlayan bir etkinlik haftası anlamına geldiği değerlendirilmiş olsa da "..." ibaresinin ilgili tüketici nezdinde refleks olarak ilk bakışta doğrudan tanımlayıcı nitelikte bir ibare olmadığını, "..." ibaresinin tescili talep edilen sınıflar bakımından doğrudan betimleyici olmayan, verilen hizmeti doğrudan açıklamayan bir ibare olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markanın başında yer alan "kredi" kelimesinin markaya bütünü itibariyle ayırt edicilik kattığını, 41. Sınıf hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda başvuru konusu işaretin tüketici nezdinde marka algısı oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen, asgari ayırt edicilikten yoksun bir işaret bulunduğunu, bu yönüyle de SMK 5/1. maddesinin (b) ve (c) bendi kapsamında olan bir işaret olduğunu, söz konusu ibarenin ticari kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini, ayırt etme vasfı bulunmadığını, marka algısı yaratır nitelikte olmadığını, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, tanımlayıcı, bilgi verici nitelikte olduğunu, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri gereğince verilen başvurunun kısmen reddi kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bu kapsamda “...” ibareli başvurunun 41. sınıfta yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." açısından verilecek hizmetin adı olarak algılanabileceği, ilgili hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tanımlayıcı olduğu, anılan hizmetlerin ortalama alıcıları tarafından anılan ürün ve hizmetlerinin bir vasfı olarak algılanmasının mümkün olduğu, zira dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda “...” ibaresinin, kredi, finans konularında tüketicilerin veya ilgililerin bilgilendirilmesini amaçlayan bir etkinlik haftası anlamına geldiğinin belirlendiği, ancak uyuşmazlık konusu olan ibarenin 41. sınıfta yer alan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." yönünden ibaresinin doğrudan tanımlayıcı ya da tasvir edici olmayacağı, ayırt edicilikten yoksun olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.