11. Hukuk Dairesi 2009/10358 E. , 2011/5705 K. MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2009 tarih ve 2006/651-2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde…
**11. Hukuk Dairesi 2009/10358 E. , 2011/5705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2009 tarih ve 2006/651-2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı adına tescilli 2003/791 sayılı çoklu, 2003/2525 sayılı çoklu ve 2004/2703 sayılı tekli egzoz tasarımlarının davalıdan evvel piyasaya sunulduğunu, herkes tarafından bilinen ürünler olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli egzoz tasarımlarının hükümsüzlüğünü, müvekkilinin davalı tasarımlarına tecavüz etmediğinin tesbitini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli egzoz tasarımlarının gerek davalı tarafından ve gerekse başka firmalar tarafından tescil tarihinden evvel piyasaya sunulduğu, bu nedenle yeni olmadıkları gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2003/791 sayılı, 2003/2525 sayılı ve 2004/2703 sayılı egzoz tasarımlarının hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü ile davalının tasarımdan doğan haklarına tecavüzün mevcut olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, davalı adına tescilli tasarım tescil belgeleri terkin edilinceye kadar geçerliliğini koruyacağından ve davacı tarafça üretilen ürünlerin tescilli tasarımlara benzer olması nedeniyle davalının tasarımdan doğan haklarına tecavüz edilmediğinin tespitine yönelik talebin reddine karar verilmiştir. 554 Sayılı KHK’nin 61. maddesi uyarınca, menfaati olan herkes, tasarım hakkı sahibine karşı dava açarak, fiillerinin tasarımdan doğan haklara tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesini talep edebilir. Aynı maddenin son fıkrasına göre de, bu madde de belirtilen dava, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü davasıyla birlikte de açılır. Davacı vekili, 01.12.2004 havale tarihli dilekçesinde hükümsüzlük davasına konu 2003/791, 2003/2525 sayılı çoklu ve 2004/2703 sayılı tekli tasarım tescil belgesinde yer alan tasarımlardan 2003/2525 nolu çoklu tasarım belgesindeki (23) sıra nolu tasarım ve 2004/2703 sayılı tekli tasarımla ilgili bir üretimi bulunmadığını beyan ettiğine ve kendi ürettiği egzoz ürünlerinin dava konusu diğer tasarımlardan farklı olduğuna yönelik bir iddia da ileri sürmediğine göre, menfi tespit isteminin söz konusu 2003/2525 sayılı tescil belgesindeki 23 sıra nolu ve 2004/2703 nolu tasarımlar dışındaki tasarımlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı adına tescilli 2003/791 ve 2003/2575 sayılı çoklu ve 2004/2703 sayılı tekli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğine ve 554 Sayılı KHK'nin 61/1. Fıkrası uyarınca davacı fiillerinin tasarım hakkına tecavüz etmediğine ilişikn davanın aynı KHK hükümleri uyarınca tescil koşullarını taşımadığı belirlenen dava konusu tasarımlar bakımından da açılabilecek olmasına göre, davacı tarafın üretim yapmadığını bildirdiği 2003/2525 sayılı tescil belgesindeki sıra nolu ve 2004/2703 sayılı tasarımlar dışında kalan diğer dava konusu tasarımlar yönünden 554 sayılı KHK'nin 61. maddesine dayalı olarak açtığı menfi tespit davasının da kabulü gerekirken, mahkemece davalı adına tescilli tasarım belgeleri terkin edilinceye kadar geçerliliğini koruyacağından bahisle menfi tespit talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temiyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.