Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (işveren) Elâzığ Şeker Fabrikasında 1998 yılından beri mevsimlik işçi statüsünde çalışmaktadır. Elâzığ Valiliği Olağanüstü Hâl Bürosunca başvurucunun eşi N.A.nın ByLock kullanıcısı olduğu ve Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibatlı bir şirkette çalıştığı tespit edilerek durum işverene bildirilmiştir. İşveren, güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle 18/1/2017 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 17/2/2017 tarihinde Elâzığ İş Mahkemesinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, ilgili mevzuatta belirtilen fesih nedenlerine dayanılmadan ve savunması alınmadan sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İş Mahkemesi, FETÖ/PDY ile irtibatlı ya da iltisaklı olabileceği hususunda şüphe olduğunu belirterek 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesi kapsamında gerçekleştirilen fesih işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 22/9/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda, işveren tarafından düzenlenen teftiş raporunda başvurucunun eşi hakkında yer alan bilgilerin başvurucunun söz konusu örgütle irtibat ve iltisak içinde olduğu yönünde şüphe uyandırdığı belirtilmiştir. Buna göre başvurucunun eşinin ByLock programını kullandığı, eşinin Bank Asyada hesabının ve kredi kartının olduğu, FETÖ/PDY ile iltisaklı bir şirkette çalıştığı ve derneklere üye olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu, söz konusu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, 15 Temmuz darbe girişimini kınadığını, devletin tedbirler almasının olağan olduğunu ancak kendisinin FETÖ/PDY ile irtibatlı ya da iltisaklı olmadığını ve hakkında herhangi bir soruşturmanın bulunmadığını ifade etmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun örgütle doğrudan irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir tespitin bulunmadığını ancak eşi hakkında saptanan hususların işverenin güven ilişkisinin zedelendiğinin kabulü bakımından yeterli olduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Mahkeme, başvurucunun Bank Asyada hesabının olmadığına ve hakkında herhangi bir soruşturmanın bulunmadığına kararında yer vermiştir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz talebi Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/10/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun FETÖ/PDY ile bağlantısının olmadığı tespit edilmesine rağmen eşinin örgütle irtibatlı veya iltisaklı olmasının işveren yönünden iş sözleşmesinin feshedilmesi için geçerli sebep teşkil ettiği ifade edilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 5/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 3/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.