(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9571 E. , 2012/3652 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düş…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/9571 E. , 2012/3652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre , tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 20.05.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu uğradığı %65 oranındaki maluliyeti nedeniyle 40.000.00TL manevi tazminat ile islah ettiği talebi ile 124.170.96-TL maddi tazminatın olay tarihinde işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, 90.658.39-TL maddi tazminat ile 40.000.00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Maddi tazminat davalarının yasal dayanaklarından birini oluşturan Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi tazminatın belirlenmesinde hakime kimi görevler yanında geniş bir takdir hakkı tanımıştır. Böylece gerçekci ve adil bir sonuca ulaşmak amaçlanmıştır. Uygulamada kabul edildiği üzere maddi tazminat hesapları, bilinen bir takım doneler yanında varsayımlara da yer vererek bir sonuca ulaşır. İnsan yaşamının kutsallığı beden ile ruh sağlığının korunması ve bu alanda uğranılan zararların hiç bir şekilde para ile karşılanmasının mümkün olmadığı düşünülebilirse de hukuk sisteminin başka bir giderim yöntemi öngörmemiş olması karşısında zorunlu bu tür hesaplama yolu ile zarara uğrayanın tatmini sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu tür davalarda, sonuca ulaşırken hesaplamaya ilişkin maddi unsurları, tarafların kusur durumlarına, sorumluluğa ilişkin temel hukuk ilke ve esasları yanında, tarafların sosyal ve ekonomik koşullarını hep birden değerlendirmek zorundadır. Maddi tazminatın zenginleştirme aracı olmadığı ve özendirici nitelik göstermemesi gereği gözardı edilmemeli ve bu arada sözü edilen tazminatın bir tarafın zararını karşılarken, diğer tarafında ekonomik ve ticari hayatını etkilemeyecek oranda olması dikkate alınmalıdır. Mahkemece, bu olgular gözönünde tutulmaksızın belirlenen maddi zarar miktarından Borçlar kanunun 43. Ve 44. maddesi gereğince hakkaniyet indirimi yapılması isabetsiz olmuştur. Öte yandan,