Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6275 E. , 2024/6515 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6275 Karar No : 2024/6515 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6275 E. , 2024/6515 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6275 Karar No : 2024/6515 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait 11.196,70 m2'lik kısmının 01/07/2014-31/03/2015 tarihleri arasında yol-kaldırım olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 39.750,00-TL ecrimisil tahakkukuna ilişkin … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın 22.978,01 m2'lik kısmının Sultan Beyazıt Vakfı hissesinde olduğu, bu taşınmazın yol ve kaldırım olarak yaklaşık 11.196,00 m2'lik kısmının kullanıldığının hali hazır haritalar üzerinde yapılan ölçümler sonucunda tespit edildiği, davalı idarece düzenlenmiş olan ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen "01/07/2014-31/03/2015" tarihleri arasındaki işgal dönemi ve 11.196,70 m2'lik işgal alanı esas alınarak toplam 14.135,48-TL ecrimisil bedeli saptandığı belirtilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 14.135,48-TL’lık kısmının hukuka uygun olduğu, bu tutarı aşan 25.614,52-TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemde belirtilen taşınmazda paylı mülkiyetin söz konusu olduğu, paydaşların somut olarak yerlerinin belirlenmediği, bu nedenle ecrimisil istenilemeyeceği, ecrimisil istenilen taşınmazın bizzat kullanılmadığı, yıllar önce yapılan konutlar ve kendiliğinden oluşan yolların Belediye Kanunu'ndan kaynaklanan görevlerin yerine getirilmesi ve kamu hizmeti amacıyla asfaltlanıp kaldırım yapıldığı, fuzuli işgalin söz konusu olmadığı belirtilerek dava konusu işlemin reddedilen kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, bilirkişi heyetince ecrimisil bedelinin düşük tespit edildiği, temyize konu kararda reddedilen ve iptal edilen kısımda maddi hata yapıldığı belirtilerek temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde; "Ecrimisil" Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "Fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare tarafından 01/07/2014-31/03/2015 tarihleri arasındaki işgal döneminin başlangıç yılı olan 2014 yılı için aylık 4.205-TL (1m2'ye isabet eden yıllık bedeli; [4205-TL X12ay]/11.196,70m2=4,50TL/m2), 2015 yılı için ise aylık 4.840-TL (yıllık birim bedeli 5,18TL/m2) birim bedeli belirlendiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; 2014 yılı için aylık 3.739 TL (yıllık birim bedeli 4,00TL/m2), 2015 yılı için ise aylık 3.768-TL (yıllık birim bedeli 4,03TL/m2) birim bedeli tespit edilip toplam 33.738,00TL ecrimisil hesaplanarak davalı idarenin payına 14.135,48 TL'nin tekabül ettiğinin belirtildiği, ayrıca bu raporda dava konusu ecrimisil ihtarnamesinde belirtilen taşınmazın Poligon Mahallesinde bulunduğu, taşınmaz içerisinde Kabiller, Zafer, Çeşme, Kahramanlar, Cami ve Bağlar sokaklarının yer aldığının ifade edildiği ancak raporda işgale konu taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin ise belirtilmediği görüldüğünden, bu konuda Sarıyer Belediye Başkanlığının internet adresi üzerinden yapılan sorgulamada yukarıda adı geçen Mahalle ve sokaklarının 2014 yılı için emlak vergisine esas asgari değerinin 400,00 TL yüzde üçüne isabet eden birim değerinin ise 12,00TL/m2, 2015 yılı için ise 420,22 TL olduğu anlaşılmıştır. Ecrimisil istenilen işgal konusu taşınmazın, davacı belediye tarafından yol ve kaldırım olarak kullanılması suretiyle işgal edildiği anlaşıldığından ecrimisil istenilen dönemler dikkate alındığında yukarıda belirtilen mevzuat gereği taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilecekken davalı idare tarafından bu bedelin de altında kalacak şekilde ecrimisil bedeli takdir edildiği anlaşıldığından, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda bilirkişi heyeti tarafından davalı idarece söz konusu taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden de az olacak şekilde takdir edilen ecrimisil bedelinden daha da düşük birim bedeli tespit edilerek yapılan ecrimisil hesabında ve bu raporun hükme esas alınması suretiyle verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişilerin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, fuzuli şagil olarak nitelendirildiği, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde tutanak tutulacağı, taşınmaz tespit tutanağında ise işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verileceği, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde de "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak ecrimisilin idarece tespit edilerek ve bu amaçla ihdas edilen ve Yönetmelikte belirtilen komisyonca karara bağlanacağı açıktır. Dava konusu işlemde belirtilen İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı ve 54.843 m2'lik taşınmazın … hissesinin (22.978,01 m2) davalı idareye ait olduğu, diğer kısımlarının da farklı hisselerde başka şahıslara ait olduğu dosyada mevcut olan taşınmazın tapu kaydından görülmektedir. Öte yandan, bakılan davada, Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilip bilirkişi heyetinden; "İhtilaf konusu taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilip edilmediği, fuzuli işgal söz konusu ise ne miktarda ve ne suretle işgal edildiğinin tespiti ile taşınmazın ihtilaf konusu dönemde getirebileceği ecrimisil miktarının hesaplanması" istenilmiş bunun üzerine bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda; "Taşınmaz üzerinde yol ve kaldırım olarak yaklaşık 11.196,00 m2 yüzölçümlü alanın kullanıldığı hali hazır haritalar üzerinde yapılan ölçümlerde görülmüştür. Kullanılan yol ve kaldırımın dik ve dar yollar olduğu, parsel üzerinde çok sayıda sokak olduğu, yapılaşmanın olduğu, ikamet eden vatandaşların ulaşım ve yaya yolu olarak kullandığı, belirlenmiştir." ifadelerine yer verildiği, aynı taşınmaz hakkında 01/03/2006-31/12/2011 tarihleri arasındaki dönem için tahakkuk ettirilen 85.500,00-TL tutarındaki ecrimisilin iptali için açılan davada ... İdare Mahkemesince E:… sayılı dosyada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ise; "oldukça büyük olan ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaz üzerinde hisseli malik olan küçük paylı mülkiyet sahibi paydaş kişilerce 1-2 katlı imarsız, plansız ve ruhsatsız betonarme türü konutlar yapılmış olduğu, halen bu konutların üzerinde ikamet edildiği, Vakıflar idaresinin dava konusu yeri 1976 yılında bağış suretiyle edindiği, plansız yapılaşma nedeniyle parsel içinde değişik isimlerde sokaklar oluştuğu, söz konusu taşınmaz üzerinde düzensiz ve plansız şekilde yapılmış 100 adetten daha fazla 1-2 katlı konutların ve bu konutların arasında oluşan dar sokaklar ile yer yer boş alanların olduğunun görüldüğü, söz konusu parselin 29/09/2003 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Sarıyer Boğaziçi Geri Görünüm Uygulama Amaçlı İmar Planında kısmen park, kısmen çocuk bahçesi, kısmen de konut lejandında kaldığı, yapılan incelemede dava konusu parsel üzerindeki sokakların oldukça dar olup, araç trafiğinin az olduğu, sokakların çarşıya pazara uzak ticari sirkülasyon olmayan kaçak yapılaşmanın olduğu mahalle arasında kaldığı, yapılan incelemede araç ve yaya yolu olarak kullanılan sokaklardan davacı belediyenin bir gelir ya da menfaat elde etmediği" ifadelerine yer verilmiş, bu rapora dayanılarak davacının fuzuli şagil olmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karar Danıştay Onuncu Dairesinin 14/03/2017 tarihli, E:2016/5731, K:2017/1404 sayılı kararıyla onanıp karar düzeltme istemi de reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Vakıflar Genel Müdürlüğünün ve idare/temsil ettiği mazbut vakıfların taşınmaz mallarının gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden ecrimisil istenilebileceği gerçeği karşısında dava konusu işlemde belirtilen taşınmazda başka şahısların da hissesinin bulunduğu, ayrıca davalı idare tarafından, anılan taşınmazın işgal edildiğine ilişkin Yasa ve Yönetmelikte belirtilen şekilde tutulmuş herhangi bir tespit tutanağının bulunmadığı dolayısıyla mevzuat hükümlerine uygun olarak davalı idarece tespitin yapılmadığı, ayrıca taşınmazın zaten yol sahası olarak kullanılmakta iken davalı idare tarafından mevcut kullanım koşulların iyileştirilmesi amacıyla sadece asfalt kaplama yapılmak suretiyle belediyenin fuzuli şagil olduğundan bahisle dava konusu işlem düzenlenmiş ise de, işgal edildiği belirtilen alanın yol olarak kullanılmak suretiyle toplumun müşterek ihtiyaçlarının karşılandığı diğer bir ifadeyle kamu hizmeti nedeniyle yol sahası yapılmak suretiyle taşınmazın kullanıldığı, bu haliyle davacı belediyenin fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından davalı idarece düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edilmesi gerekirken, bilirkişi heyetince ecrimisil hesaplanması sonucunda düzenlenen rapora dayanılarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığından davacı temyiz isteminin kabulü ile davacı aleyhine olan kısmın bozulması, davalı idare aleyhine olan kısmın ise onanması gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.