DAVACI : ... - ... ...DAVALI : ... - ... ...DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/05/2022KARAR TARİHİ : 28/06/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 01/07/2022Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalıdan faturaya dayalı alacağı bulunduğunu, alacağın 65.000,00 TL' sinin ödendiğini, bakiye 88.307
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 14.10.2014 tarihli Satış Sözleşmesine göre sözleşmenin toplam bedelinin 111.822.70 Euro olduğunu, taraflar arasında 09.01.2015 tarihinde bir başka Sözleşme-II daha imzaladıklarını ve her iki sözleşmenin de uyum içinde yürütüldüğünü, ancak davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülükleri olarak mal ve hizmet karşılığı 114.418.70 EUR ödeme yapması beklenirken, davalının 106.182.03 EURO ödediğini, dolayısıyla 8.236.67 EUR (32.843.72 TL) tutar bakımından temerrüde düştüğünü, bu nedenle davalı aleyhine 31.05.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız itirazları ile takibin durdurulduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında tutulan cari hesap kayıtlarında açık bir şekilde görüleceği üzere müvekkili şirketin davalı şirketten 8.236.67 EUR /32.843.72 TL tutarında alacağı olduğunu, davalı taraf ödemesi gereken bedeli, ödemesi gerektiği kur bedeli üzerinden ödememek suretiyle müvekkili şirkete karşı edimini eksik ifa ettiğini, sözleşme kapsamında teslim edilen 13 adet Harmonik Filtre Satış ve Teslime ilişkin olarak: 19.12.2014 tarihli 8.260 Euro bedelli, 14.01.2015 tarihli 16.520 Euro bedelli, 26.01.2015 tarihli 24.780 Euro bedelli, 02.04.2015 tarihli 59.194.70 Euro bedelli ve Toplamda 4 adet fatura karşılığı 108.754.70 Euro fatura kesildiğini ve devreye alma ve süpervizörlük hizmetine karşılık olarak da farklı tarihlerde davalıya fatura kesildiğini, davalı şirkein ise faturalara karşılık 30.05.2017 vade tarihli 142.557.00 TL ve 30.06.2017 vade tarihli 142.000 TL tutarlı iki adet çek keşide ederek 17.04.2015 tarihinden itibaren, kalan diğer ödemeleri ise ... aracılığı ile gerçekleştirdiğini, davalı ödemeleri Türk lirası üzerinden gerekleştirmiş olması medeniyle kur farkından doğan 8.236.67 Euro tutarında eksik ödemenin söz konusu olduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.10.2014 tarihli sözleşme, devreye alma ve süpervizörlük hizmetine ilişkin imzalanan 09.01.2015 tarihli satış Sözleşmesinin 9.maddesine göre: “Fiyatlar Euro para birimi olup, yukarıda sunulan fiyata KDV dahil değildir. Alıcı ödemeleri ile ilgili para birmi cinsinden ya da ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak yapar. Aksi takdirde alıcı doğacak Kur farkını nakden ve defaten ödemeyi eşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.” ödemesini Euro olarak yapmayan firmanın, TL üzerinden yapmış olduğu ek ödeme ile fatura bedelinin ödenmesini yapmış kabul edilmeyeceğini, müvekkili şirketin döviz üzerinden kesilen faturalarda usulen ve şeklen döviz bedelinin Türk lirası karşılığını da gösterdiğinden fatura üzerinde belirtilen EUR bedelinin faturanın kesildiği tarihteki Türk lirası karşılığını da belirttiğini, buna dayanarak davalı şirketin ödemeleri fatura üzerinde belirtilen Türk Lirası karşılığı gerçekleştirdiğini, sözleşmeler ile fatura üzerinde yer alan ibare uyarınca fatura bedelinin ödeme tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden ödeneceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle davalının fatura tarihindeki kur üzerinden ödeme yapmasının kabulüne olanak olmadığını, müvekkilinin kur farkı hesaplamaları sonucunda 8.236.67 EUR kur farkından doğan 32.843.72 TL alacacağının bulunduğunu, davalı dava konusu faturalara TTK 21/2 maddesi gereğince süresi içinde itiraz etmediğinden fatura içeriklerini kabul ettiğini, davalının iddia ettiği üzere bir an için davalı adına sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkisiz temsilci olduğu düşünülse bile davalı şirket tarafından sözleşme kapsamında yapılan ödemeler ve saha tutanakları ile, söz konusu yetkisiz temsilcinin temsil yetkisinin zımnen kabul edildiğini, davalının ödemeleri Sözleşme I ve Sözleşme-II kapsamında belirtilen vadelere uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, sözleşmenin 14 maddesi kapsamında müvekkili şirketin alacağına % 48 oranında (aylık %4 ) faiz işletildiğini, davalının faize olan itirazının da haksız olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu belirterek, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Davalı vekili icra takibine yönelik 09.06.2017 tarihli itiraz dilekçesinde; alacaklı görünen tarafa müvekkili şirketin her hangi bir borcu bulunmadığından icra takibinde yer alan tüm borca, faize ve fer'ilerine, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, müvekkilinin alacaklı görünene borcu olmadığını belirterek, takibin durdurulması talep edilmiştir.