3. Ceza Dairesi 2024/18116 E. , 2024/15561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ KARARI :Ağır Ceza Mahkemesi 29.05.2019 tarih 2018/156 Esas 2019/288 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca verilen mahkumiyet SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-)İTİRAZ KONUSU: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 06.10.2020 gün 2019/1351 E., 2020/779 Karar sayılı ilamıyla;
**3. Ceza Dairesi 2024/18116 E. , 2024/15561 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ KARARI :Ağır Ceza Mahkemesi 29.05.2019 tarih 2018/156 Esas 2019/288 sayılı kararı İTİRAZLA İLGİLİ HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca verilen mahkumiyet SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-)İTİRAZ KONUSU: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 06.10.2020 gün 2019/1351 E., 2020/779 Karar sayılı ilamıyla; sanık hakkındaki, Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi 29.05.2019 tarih 2018/156 Esas 2019/288 sayılı kararıyla TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.05.2024 tarihli, 2022/23700 Esas ve 2024/6203 sayılı Kararı ile sanık hakkında temyiz davasına ilişkin gerekçe kısmında sanık hakkında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildiği halde hüküm kısmında kararın bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2024 tarih ve KD - 2020/94824 sayılı yazısı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.05.2024 tarihli ve 2022/23700 Esas ve 2024/6203 sayılı kararının KALDIRILMASI talep edilmiştir. II-)İTİRAZ NEDENLERİ: Mezkur ilama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2024 tarih ve KD - 2020/94824 sayılı yazısı ile; ''Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06/05/2024 tarihli ve 2022/23700 Esas, 2024/6203 Karar sayılı kararının gerekçesinde "Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii tarafından yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır." denildiği halde, hüküm kısmında ise "Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbıul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.10.2020 gün ve 2019/1351 Esas 2020/779 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA" denilmek suretiyle Yüksek Daire kararında gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunduğu düşünüldüğünden, anılan karara karşı CMK.nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılması için itiraz isteminde bulunulmuştur. III-)İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemiz ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlığın/itirazın konusu:Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.05.2024 tarihli ve 2022/23700 Esas, 2024/6203 sayılı Kararında gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmasına ilişkindir. Somut olayda; dairemizce verilen 2022/23700 Esas, 2024/6203 Karar sayılı dosyada gerekçe kısmında "Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii tarafından yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır." karar verilmesi gerektiğine ilişkin kanaat hasıl olmasına rağmen karar bölümünde hükmün bozulmasına karar verilmesi suretiyle gerekçe ve karar arasında çelişki meydana geldiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla; IV-)KARAR: 1-)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2-)Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06/05/2024 tarihli ve 2022/23700 Esas, 2024/6203 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.