2. Hukuk Dairesi 2013/12394 E. , 2013/18971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara 6. Aile Mahkemesi TARİHİ :18.10.2011 Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 4.1.2013 gün ve 4417 - 367 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahke
**2. Hukuk Dairesi 2013/12394 E. , 2013/18971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara 6. Aile Mahkemesi TARİHİ :18.10.2011 Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 4.1.2013 gün ve 4417 - 367 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir. Davacının, aile konutu üzerine davalı banka lehine ipotek tesisine rızasının bulunduğuna ilişkin 14.1.2008 tarihli belgenin, banka yetkililerinin el ve işbirliğiyle düzenlendiğini gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu belgenin, konut üzerinde hak sahibi olan davalı koca ve borçlu üçüncü kişi tarafından düzenlenmiş olması ihtimal dahilinde ise de, bankanın bu işleme katıldığı tespit edilmedikçe, belgedeki imzanın davacıya ait olmamasından banka aleyhine sonuç çıkarılamaz. Kanun, aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması ve aile konutunun devri için diğer eşin açık rızasının yeterli görmüş (TMK. m. 194/1), bu rıza beyanının, işlemin tabi olduğu resmi şekilde verilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme getirmemiştir. Rıza beyanı, işlemden önce, işlem sırasında ve işlemden sonra verilebilir. Ve beyan, herhangi bir şekle de tabi değildir. Davalı banka, ipoteğe, diğer eşin rızası gerektiğini aramış ve bu belge kendisine sunulmuştur. Diğer bir ifade ile davalı banka kendisinden beklenen özeni göstermiştir. Kendisine getirilen belgedeki imzanın, rızası gereken eşe ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Bu bakımdan muvafakat belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle ipoteğin kaldırılması doğru olmamıştır. Bu sebeple yerel mahkeme kararı bozulacakken, ilk incelemede bu yön gözden kaçtığından onanmış olmakla, davalı bankanın bu yönde değinen karar düzeltme isteği haklı ve yerinde bulunmuş, kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/ı\_4. Maddesi gereğince davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 14.1.2013 tarihli ve 2012/4417 esas, 2013/367 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.04.07.2013 (Per.) KARŞI OY YAZISI Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.