Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9309 E. , 2024/1474 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9309 Karar No : 2024/1474 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahall…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9309 E. , 2024/1474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9309 Karar No : 2024/1474 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde faaliyet gösteren "... Otel" isimli iş yerine ait ... tarih ve ... sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin Altındağ Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının, 09/04/2020 tarihinde yapılan denetimde tespit edilen şahısların Kimlik Bildirim Sistemine (KBS) kaydının yapılmadığı sabit olmakla, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 23/09/2020 tarihli denetimde alınan ifadede bayan ve erkek şahsın 104 nolu odaya yerleştirildiği ancak KBS sisteminde 104 nolu odada herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği görüldüğünden dava konusu iş yerinde yapılan ikinci tespitin de sabit olduğu sonucuna varılarak 1774 sayılı Kanun uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirket hakkında yapılan 09/04/2020 tarihli tespite dayalı olarak davacı hakkında tesis edilen idari para cezasına karşı ... Sulh Ceza Hakimliğinde açılan davada idari para cezası hukuka uygun bulunarak ... tarih ve ... Değişik İş nolu kararla başvurunun reddine ilişkin karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarihinde kesinleşen ... Değişik iş nolu kararı ile reddedildiği; ilk ihlale dayalı verilen idari para cezasının 23/11/2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra ise, 1774 sayılı Kanuna aykırılık hususunda idarece yapılan bir tespitin bulunmadığı ve henüz ilk ihlal kesinleşmeden yapılan tespite dayalı olarak davacının ruhsatının iptaline ilişkin işlemde, kanuna aykırılığın tekrarı şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüyle, idare mahkemesi kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görevinde olduğu ve davanın görev yönünden reddi gerektiği; aksi kanaat halinde dahi dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; Üye ...'nin, 1774 sayılı Kanun uyarınca gerekli denetimleri yapmak ve idari yaptırım düzenleme yetkisiyle, ruhsat iptalinin gerekip gerekmediğini davalı idareye bildirme yetkisinin "Genel Kolluk" kuvvetlerine verilmiş olması nedeniyle Altındağ Kaymakamlığı da hasım mevkine alınarak ve dava dosyası anılan hasım yönünden de tekemmül ettirilerek bir karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşılık, husumetin sadece dava konusu işlemi tesis eden Altındağ Belediye Başkanlığı'na yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına oyçokluğuyla karar verilerek, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanunda sayılan, özel veya resmi, her türlü konaklama, dinlenme, bakım ve tedavi tesisleri ve işyerleri ile konutlarda geçici veya sürekli olarak kalanlar, oturanlar, çalışanlar ve ayrılanlar ile araç kiralayan gerçek ve tüzel kişilerin, kimliklerinin tespiti ve bildirilmesinin, bu Kanun hükümlerine göre yapılacağı ve askeri konaklama, dinlenme ve kamp tesisleri ile ordu evlerinin Kanunun kapsamı dışında olduğu; 2. maddesinde, otel, motel, han, pansiyon, bekar odaları, günübirlik kiralanan evler, kamp, kamping, tatil köyü ve benzeri her türlü, özel veya resmi konaklama yerleri ile özel sağlık müesseseleri, dinlenme ve huzur evleri, dini ve hayır kurumlarının sosyal tesislerinin sorumlu işleticilerinin, bu yerlerde ücretli veya ücretsiz, gündüz veya gece, yatacak yer gösterdikleri yerli veya yabancı herkesin kimlik ve geliş- ayrılış kayıtlarını, örneğine ve usulüne uygun şekilde günü gününe tutmak, genel kolluk örgütlerinin her an incelemelerine hazır bulundurmak, Devlet İstatistik Enstitüsüne, talebi halinde vermek zorunda oldukları; 29/08/1996 tarihinde, 4178 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde ise, "Bu Kanunun uygulanması sırasında genel kolluk kuvvetlerine ait karakollara, il merkezlerinden de sorgulanabilen bilgisayar terminalleri konulur. Bunun için gerekli giderler İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. (Değişik 2. fıkra: 31/10/2016-KHK-678/4md.; Aynen kabul: 01/02/2018-7071/ 4md.) Bu Kanunun 2. maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü konaklama tesisleri tüm kayıtlarını bilgisayarda günü gününe tutmak, genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlanarak mevcut bilgi, belge ve kayıtları genel kolluk kuvvetlerine anlık olarak bildirmek zorundadırlar. (Ek fıkra:31/10/2016-KHK-678/4md; Aynen kabul: 1/2/2018- 7071/4 md.) İkinci fıkrada belirtilen genel kolluk kuvvetlerinin terminallerine bağlanmayanlara onbin Türk Lirası, anlık veri göndermeyen veya gerçeğe aykırı kayıt tutanlara beşbin Türk Lirası idari para cezası, mülki idare amirlerince verilir. Bu fiillerin tekrarı halinde işletme ruhsatları iptal edilir. Bu maddeye göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. ..." hükümleri yer almıştır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; idari yaptırım kararlarının kesinleşmesinden sonra, mevzuatın yeninden ihlal edilmesi halinde işletme ruhsatının iptali yönünde işlem tesis edilebileceği sonucuna varılmış ise de, madde metninde açık bir şekilde "Bu fiillerin tekrarı halinde işletme ruhsatları iptal edilir." denildiğinden, yaptırımın uygulanması için ihlali gerçekleştiren ve madde metninde belirtilen fiillerden herhangi birinin tekrar işlendiğinin tespit edilmesi yeterli olup ayrıca idari yaptırım tutanağına bağlanıp bağlanmadığına veya yaptırımın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın, mevzuatın yeniden ihlali halinde işletme ruhsatının iptali yaptırımının uygulanabileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde, "... Otel" unvanıyla faaliyet gösteren, davacıya ait işyeri hakkında 09/04/2020 tarihinde KBS bildirimi yapılmadığı, anlık veri girişi göndermediği gerekçesiyle 9.012,00 TL idari yaptırım kararı verildiği, 23/09/2020 tarihinde de yine aynı işyerinde gerçeğe aykırı kayıt tutulduğu gerekçesiyle 9.012,00 TL idari yaptırım uygulandığı, 08/10/2020 ve 14/10/2020 tarihlerinde de gerçeğe aykırı kayıt tutulduğunun tespit edildiği, ardından Altındağ İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıya istinaden Altındağ Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle ... Otelin ruhsatının iptal edildiği anlaşılmıştır. Olayda, ... Otel unvanlı işletmenin, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu Ek 1. maddesinin 3. fıkrasını ihlal ettiği sabit olduğundan, Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne dair Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; 1774 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ihlal edildiğine dair ilk tutanağın, 09/04/2020 tarihinde düzenlenerek 14/04/2020 tarihli idari yaptırım uygulandığı, 23/09/2020 tarihinde 08/10/2020 ve 14/10/2020 tarihlerinde de gerçeğe aykırı kayıt tutulduğunun tespit edildiği; davacının, hakkında tesis edilen idari para cezasına karşı ... Sulh Ceza Hakimliğinde açılan davada idari para cezası hukuka uygun bulunarak ... tarih ve ... Değişik İş nolu kararla başvurunun reddine karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarihinde kesinleşen ... Değişik iş nolu kararı ile reddedildiği; ancak davalı idare tarafından anılan yaptırımın kesinleşmesinden önce davacıya ait otelin ruhsatının iptali yolundaki dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. 1774 sayılı Kanun'un tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ihlalin gerçekleştiği ve yaptırım uygulandığının, işyerine tebliğiyle işyeri sahibine, ihlalden ve önceden işlenen fiil nedeniyle uygulanan idari yaptırım kararından haberdar olarak, ihlal tarihinden itibaren bu konudaki yasal düzenlemelere uyulmasında daha özenli ve dikkatli davranması yolunda gerekli ikazın yapılması ve temelini Anayasa'dan alan itiraz ve dava haklarını kullanma imkanı tanınarak anılan haklarını kullanması halinde, sonucunun beklenilmesi gerekmektedir. Bakılan davada yaptırım kararına karşı itiraz hakkını kullanan davacının, itirazının sonucu beklenilmeksizin dava konusu işlemin tesis edilmiş olması karşısında; uyuşmazlıkta tekerrür koşullarının gerçekleşmediği dolayısı ile dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığından; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği görüşüyle aynen onanması yönündeki çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.