11. Hukuk Dairesi 2010/6890 E. , 2011/1349 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2008/168-2009/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6890 E. , 2011/1349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2008/168-2009/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, eski eşinin bankadan kullanmış olduğu tüketici kredisi nedeniyle diğer davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigorta sözleşmesi ile sigortalandığını, kendisinin de kredi borcuna kefil olduğunu, ancak kredi borçlusunun intihar etmesi nedeniyle sigorta şirketinin tazminatı ödemediğini ileri sürerek, bankaya borçlu olmadığının tesbiti ile davalı sigorta şirketinin borçtan sorumlu olduğunun tesbitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının ölümünün intihar sonucu gerçekleşmiş olması nedeniyle teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı olarak borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmış ise de, sigorta ilişkisi, Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari davalardan olduğu aynı Yasa'nın 4/1-1. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Doğrudan sözleşme ilişkisini düzenleyen bu yasadan kaynaklanan davalara ise, Asliye ve Sulh Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde ise bu mahkemelerce bakılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu durumda mutlak ticari dava niteliği taşıyan iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir. Bu itibarla, göreve ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 08.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.