17. Ceza Dairesi 2016/12534 E. , 2017/10048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ancak 1-6352 Sayılı Yasa sonrası 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK'nın 163/3.maddesi uyarınca ''Abonelik esasına göre yararlanılab
**17. Ceza Dairesi 2016/12534 E. , 2017/10048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ancak 1-6352 Sayılı Yasa sonrası 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK'nın 163/3.maddesi uyarınca ''Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' Suçun sübutu ve elektriğin sayaçtan geçmeden kullanıldığı bilirkişi raporu ile sabitse; mutlaka bakılması gereken husus ödeme konusudur. Bu durumda da bakılması gereken madde 5237 Sayılı TCK 168/5: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.'' Bahsedilen zarar; vergili ve cezasız miktardır. Fakat ilgili maddede zararın soruşturma aşamasında ödenmesinden bahsedilmiştir. Bu durumda Cumhuriyet Savcılığınca, keşif yapılıp ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır. Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Eğer sanık zararı soruşturma aşamasında taksitlendirmiş ve ödemeye başlamışsa; ödeme iradesini ortaya koyduğu için tamamı ödenmemiş olsa bile yine düşme kararı verilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı, bu nedenle idianamenin iadesi yerine kabulü ile yapılan kovuşturmada da bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız miktar yönünden kanunun aradığı yasal ihtarda bulunulmadan sanık hakkında 08.04.2014 tarihinde kurulan hükmün bilirkişi tarafından belirlenen kullanım bedelinin taksitler halinde ödenmesi koşuluyla CMK madde 231 uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanık tarafından kovuşturma aşamamasında ve temyiz dilekçesine ekli sekiz adet dekonttan anlaşılacağı üzere taksitler halinde bir kısım ödemede bulunulduğu anlaşıldığından; kalan taksitlerin ödenip ödenmediği tespit edildikten sonra, ödendiğinin tespiti halinde dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine , kalan taksitlerin ödenmediğinin tespiti halinden ise ödenen kaçak kullanım bedeli bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız kaçak kullanım bedelinden düşürüldükten sonra kalan bedel yönünden ve bedelde belirtilmek suretiyle '' ödemesi halinde kamu davasının düşürülmesine'' karar verileceğine dair yasal ihtarda bulunulduktan sonra sanığın hukuki durumun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, sayaç ayar raporu tarihi olan 09.04.2013 olarak yazılması gerekirken 30.04.2013 olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2.c maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.