4. Hukuk Dairesi 2015/5866 E. , 2016/6833 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi .. Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar... ve diğerleri aleyhine 22/10/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat, kınama ve yayımın kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar ve…
**4. Hukuk Dairesi 2015/5866 E. , 2016/6833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi .. Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar... ve diğerleri aleyhine 22/10/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat, kınama ve yayımın kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, davalıların ... adresli web sayfasında günlük yerel gazetede yaptıkları 03/10/2012 tarihli yayında “...'lı ünlü avukata hapis şoku” başlığı ile resminin de kullanıldığı haber ile 15/06/2012 tarihinde “Avukat ... Tutuklandı” başlıklı haber ve yayınlarının altında yer alan yorum sayfasındaki yorum nedeniyle hakkında kesinleşen bir mahkumiyet kararı bulunmamasına karşın suçlu gibi gösterilerek kişilik haklarına, mesleki kariyer ve şöhretine saldırıda bulunulduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini, haksız saldırının kınanmasını, kararın yayınlanmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, 03/10/2012 tarihli internet sayfasında açıkça davacının resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yaparak müvekkillerini kendisine borçlandırdığı cümleleri ile başlayan yayının yapıldığı, söz konusu tarihte davacı ile ilgili verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bu sebeple söz konusu yayının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bu haber yönünden davanın kısmen kabulüne; 15/06/2012 tarihli günlük gazetenin davalı şirket tarafından çıkartılmadığı ve internet ortamında yapılan yayının ise hukuka aykırı olmadığından tüm davalıların aleyhine açılan davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle bu yayın yönünden davanın reddine karar verilmiştir.