8. Hukuk Dairesi 2021/12900 E. , 2023/5722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/337 E., 2018/493 K. ... ... ... KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
**8. Hukuk Dairesi 2021/12900 E. , 2023/5722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/337 E., 2018/493 K. ... ... ... KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan ... ili ... Köyü ... Mevkii 2 parsel ... taşınmazın bir kısmının ... Devlet Ormanı içinde kaldığını, orman kadastro çalışmalarının 08.08.1990 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın bir kısmının 20 - 80 yaşlarında 2 kapalılıkta kızılçam ağaçlarıyla kaplı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla ... adına tescilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... mirasçısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin dava açılmadan önce kardeşler arasında yapılan taksim neticesinde ilgisinin kalmadığını belirterek, davanın kendisi açısından düşürülmesini talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ..., ... ve ... cevaplarında; dava konusu yerin dededen kalma olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 3. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı beyanlarında; davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 4. Davalılar ..., ... ve ... ayrı ayrı beyanlarında; davaya bir diyeceklerinin olmadığını, ormanın hakkı varsa almasını, dava konusu yerle ilgi ve alakalarının bulunmadığını savunmuşlardır. 5. Dahili davalı ... vekili cevabında; davalının murisi tarafından itirazların yapıldığının belirtildiğini, açılmış bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hak düşürücü süreden bahsedilmiş ise de tebligat yapılarak sürenin başlangıcının belirtilmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2011/789 Esas, 2015/112 Karar ... kararı ile, davaya konu 118.000 m2 yüzölçümlü 2 parsel ... taşınmazın... Tapulama Mahkemesinin 05.03.1970 tarihli ve 1964/321 Esas, 1970/13 Karar ... kararına ve ekli krokisine istinaden tapuya tescil edildiğini, her ne kadar çekişmeli taşınmazın yapılan keşif ve resmî belgelere göre kısmen orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiş ise de davaya konu 2 parsel ... taşınmazın, kadastro tespitine Orman İdaresinin itirazı üzerine verilen ve kesinleşen hükümle oluştuğu, dolayısıyla bu kararın, davanın tarafları olan Orman İdaresi ve gerçek kişi yönünden kesin hüküm, dava dışı ... yönünden ise güçlü delil olduğu ve davanın taraflarını bağlayacağı, kesin hükmün kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesinin zorunlu olduğu, kesin hükmün varlığı halinde, başkaca delil aranmaksızın aynı taşınmaza ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.02.2015 tarihli ve 2011/789 Esas, 2015/112 Karar ... kararı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarihli ve 2015/11279 Esas, 2017/1040 Karar ... ilamı ile; " taraflar arasında her ne kadar tapulama mahkemesinin kesin hüküm teşkil eden kararı mevcut olsa da, kesin hükümden sonra 1988 yılında yörede orman tahdidi yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın kesin hüküm dikkate alınmadan kısmen orman sınırları içinde bırakıldığı, ancak davalılar tarafından hak düşürücü süre içerisinde tahdidin iptaline yönelik dava açılmadığından orman tahdidinin kesinleştiği, davalılar bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden ve tahdit kesinleşmiş olduğundan artık taraflar arasındaki kesin hükmün yargılamada dikkate alınamayacağı, başka bir deyişle hak düşürücü sürenin kesin hükümden önce geleceği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği " gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 11/2 nci maddesinde, Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak ... hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz hükmünün bulunduğu ve dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 1988 yılında yapılan ve 08.02.1990 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu gereğince davacının dava hakkı bulunmadığı, " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve Kanuna aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda (A) harfli yerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesince bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmesi gerektiğini, hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, Devlet ormanı olduğu iddiası ile idarece açılan davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428, 438/7 ve 439/2 nci maddeleri ile 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri, 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, davacı Orman İdaresinin 6831 ... Kanun' un 11/2 nci maddesinde belirtilen süre içerisinde dava açmadığı ve bu nedenle dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline esas... Tapulama Mahkemesinin 05.03.1970 tarihli ve 1964/321 Esas,1970/13 Karar ... ilamının, davacı Orman İdaresi yönünden, taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle vermiş olduğu, davanın reddine dair önceki karar, davacı Orman İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından, kesin hüküm bulunsa dahi kesin hüküm sonrasında 1988 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında kesin hüküm dikkate alınmadan çalışmalar yapıldığından, davalılar tarafından da 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde bu orman kadastro çalışmalarına itiraz edilmediğinden, söz konusu orman kadastrosunun kesinleşmiş olduğu, bu durum karşısında artık kesin hükmün dikkate alınamayacağı ve orman kadastrosunun / tahdidinin iptali için yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, işin esasına girilerek karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Görüldüğü üzere; bozma ilamında açıkça, davalılar tarafından orman kadastrosuna yönelik olarak askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesinde, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış bir dava bulunmadığı, bu nedenle davalılar açısından orman kadastrosuna itiraz için hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu ve orman kadastrosunun kesinleştiği belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince, söz konusu bozma ilamına yanlış anlam yüklenmesi sonucu, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayanarak eldeki davayı açmış olan davacı Orman İdaresinin, sanki orman kadastrosuna itirazda bulunmuş gibi değerlendirilmesi suretiyle 10 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğinden bahisle, hükmüne uyulan bozma ilamına aykırı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı Orman İdaresinin, taraflar yönünden kesinleşen orman kadastrosuna dayanarak eldeki davayı açtığı gözetilerek, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmek suretiyle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...