8. Hukuk Dairesi 2016/9591 E. , 2019/10506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar ..., ..., ... Ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, 15.04.2016 tarihli ek kararla temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilerek temyiz talebi reddedilmiştir. Davalılardan ..., ..., ... Ve ... vekilinin
**8. Hukuk Dairesi 2016/9591 E. , 2019/10506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar ..., ..., ... Ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, 15.04.2016 tarihli ek kararla temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilerek temyiz talebi reddedilmiştir. Davalılardan ..., ..., ... Ve ... vekilinin ek kararı da temyiz etmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davada müvekkillerinin murislerinden kendilerine intikal eden 213 ve 214 parsel sayılı taşınmazlarda iştirak halinde malik olup anılan taşınmazlar hakkında ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/231 Esas sayılı dosyasında açılan ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, dava konusu taşınmazlardan 213 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tek katlı ev, kamelya, depo niteliğindeki yapılar ile beş adet bir yıllık, bir adet onbeş yıllık ceviz ağacı, üç adet kiraz ağacı, yirmi adet bir yıllık meyve ağaçlarının vekil edenlerinden ... tarafından meydana getirildiğini, 213 ve 214 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki iki katlı ev, garaj, kamelya, depo, artezyen kuyusu niteliğindeki yapılar ile onbeş yıllık sekizyüz kök bağ, beş adet beş yıllık ve yedi adet onbeş yıllık ceviz ağacı, onbeş adet onbeş yıllık elma, sekiz adet onbeş yıllık kayısı ve onbeş adet onbeş yıllık çeşitli cinsteki meyve ağacının ise diğer vekil edenleri olan ... ve ...’nun murisleri olan ... tarafından meydana getirildiğini açıklayarak, 213 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... tarafından meydana getirildiği belirtilen muhdesatların ...’a aidiyetine karar verilmesini, 213 ve 214 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ... ve ...’nun murisleri ... tarafından meydana getirilen muhdesatların ise ... ve ...’ya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar usulune uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemişler, duruşmalarda ise davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulü ile 08.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda A ve B harfi ile 213 ve 214 parsel içerisinde gösterilen 1, 2, 3 nolu yapıların ve 1 nolu yapının yanındaki kuyunun ve 214 parsel içerisinde kalan ağaçların ve B harfi ile gösterilen 213 nolu parsel içerisinde kalan ağaçların davacılar Meral ve ... murisi ... tarafından yapıların yapıldığı ve ağaçların dikildiği ve yetiştirildiğinin tespitine, Fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 213 nolu parsel içerisinde gösterilen ev, depo, kamelya ve C harfi ile gösterilen alanın içinde kalan ağaçların ... tarafından yapıların yapıldığı ve ağaçların dikilip yetiştirildiğinin tespitine, muhtesatın değeri üzerinden hesaplanan 17.626,25 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.113,92 TL harcın davalılardan tahsiline, karar verilmesi üzerine; bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, temyiz talebinde bulunmuş, Mahkemece, temyiz talebinde bulunan bir kısım davalılar vekiline muhtıra gönderilerek, dava değerine göre ¼ oranında yatırılması gereken 4.400,00 TL temyiz nispi karar harcının yatırılmamış olduğu ve muhtıranın tebliğinden itibaren 7 günlük süre zarfında belirtilen miktarın verilen sürede temyiz nisbi karar harcı olarak yatırılarak harç eksikliğinin ikmal edilmemesi halinde temyiz talebinde bulunmamış sayılacağı ihtarı yapılmıştır. Muhtıranın tebliğinden itibaren bir haftalık süre zarfında harç ikmali yapılmayınca, Mahkemece 15.04.2016 tarihli ek karar ile muhtıranın muhatabı olan bir kısım davalıların temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi üzerine; bir kısım davalılar vekili ek kararın ve Mahkeme kararının bozulması hususunda temyiz talebinde bulunmuştur. Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir. Harca ilişkin olarak temyiz talebinde bulunan bir kısım davalılar vekiline çıkarılan 23.03.2016 tarihli ve 29.03.2016 tarihinde tebliğ edilen eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin muhtıra usulüne uygun olmadığından, Mahkemenin, bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin 15.04.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın esasının incelemesine geçildi. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir kısım davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin harca yönelik itirazlarına gelince: Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir. Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir. Somut olaya gelince, davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 231 ve 214 parsel sayılı taşınmazların tapuda kayden maliki tarafların kök murisi Zülfikar Yücesu olup, kök murisin dosyadaki veraset ilamına göre 30.04.1966 tarihinde öldüğü, tarafların mirasçı oldukları, davacıların 8/20 oranında, davalıların ise 12/20 oranında miras paylarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilen muhdesatların toplam değeri 258.033,00 TL'dir. Dava konusu olan davalıların payı 12/20 olup bu paya isabet eden dava değeri 154.820 TL dir. Bu miktar üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcı 10.575,75 TL olup, 512,33TL peşin harç alınmıştır. O halde davalılardan alınması gereken karar ve ilam harcının kalan kısmı 10.063,42 TL'dir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın muhdesatların keşfen belirlenen toplam değeri üzerinden harcın hesaplanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 3 fıkrasının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle; hükmün 3.fıkrasındaki “... 17.626,25 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.113,92 TL harcın davalılardan tahsiline” cümlesinin çıkarılmasına, yerine “... 10.575,75 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.063,42 TL harcın davalılardan miras payları oranında tahsiline” cümlesinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.